AK Parti kulisleri seçmenini hatırladı: "Susuyorlar... Tehlikeli bir durum"
Nuray Babacan, iktidar partisinde hızlanan transfer trafiğinin tabanda huzursuzluk yarattığını yazdı: "AKP’li siyasiler, kendi seçmenlerinin sessizliğinden rahatsız 'Susuyorlar. Tehlikeli bir durum' diyorlar"
GAZETE PENCERE - Nefes yazarı Nuray Babacan, bugünkü köşe yazısında iktidar partisinde son dönemde hız kazanan siyasi transferlerin parti içinde rahatsızlık yarattığını aktardı. Babacan’a CHP’den AK Parti’ye yapılan transferler, “zaaf kapatma ve gündemi değiştirme çabası” olarak yorumlanırken, özellikle hakkında iddialar bulunan isimlerin törenle partiye katılması tabanda eleştirilere neden oluyor.
Yazıda, yerel örgütler ile transfer edilen belediye başkanları arasında yaşanan gerilimlere dikkat çekildi. Yıllarca karşı karşıya gelen isimlerin aynı çatı altında buluşmasının il ve ilçe teşkilatlarında “karın ağrısı” yarattığı, seçim sürecine dönük verilen sözlerin de rahatsızlığı artırdığı ifade edildi. Babacan bir AK Partili’nin, son transferleri “partinin aleyhine hareketler” olarak değerlendirdiği aktardı.
Babacan, AK Partili siyasetçilerin, “CHP’liler yoruluyor ama yıpranmıyor” değerlendirmesi yaptığı, özellikle genç kuşakta geçmiş dönemlere kıyasla CHP’ye yönelik önyargının zayıfladığı yorumlarının dile getirildiği aktardı.
Kararsız seçmen oranının yüzde 35 seviyesinde olduğu iddiasına da yer verilen yazıda, erken ya da zamanında yapılacak bir seçimde sonucun seçime üç ay kala netleşeceği öne sürüldü. Babacan, AK Partili bazı isimlerin ise “seçmenin sessizliğinden” endişe duyduğu ve bu durumun iyi yönetilmesi gerektiğini dile getirdiğini aktardı:
AKP’li siyasiler, kendi seçmenlerinin sessizliğinden rahatsız. “Siyasetsiz bir dönem yaşıyoruz. Susuyorlar. Tehlikeli bir durum. Çözüm yeri olarak bizi görmekten vazgeçtikleri anlamına gelebilir. Bunu iyi yönetmemiz lazım…” diyorlar.
Babacan, yazısında şunları kaleme aldı:
Siyasetin bu haftaki gündemi, iktidar partisinin son dönemde hızlandırdığı transfer pazarlıkları oldu. Kimin geleceğinden çok, partililerin bundan duyduğu rahatsızlıklar gündemde. Transferler, AKP’nin ‘zaafını kapatma, ilgi odağı görünme’ çabası olarak yorumlanıyor.
Dış politikanın parti tabanı ve sokaktaki karşılığı bir yere kadar. Konu hızla yaşanan güncel sorunlara, hayat pahalılığına, haksızlıklara gelip dayanıyor. Bu şikayetlere karşı muhalefetten yaptığı transferleri ‘dikkat dağıtma aracı’ olarak kullanmayı planlayan partide, için için bir kaynama yaşanıyor.
Öncelikle, partiye dahil edilen-edilmeye çalışılan belediye başkanları hakkındaki ‘şaibeler-şantaj’ iddiaları rahatsızlık yaratıyor. ‘Hırsızlardan hesap soruyoruz’ deyip, ardından hakkında iddialar olduğu öne sürülen isimlere ‘tören düzenleyip, ellerini havaya kaldırmak’ çok eleştiriyor.
Diğer bir sorun ise bu kişilerin o il ve ilçelerdeki AKP örgütleri ve milletvekilleriyle yaşadıkları. Yerel siyasette var olan çekişme, yıllarca aleyhlerinde konuştukları isimlerin partide öne geçip itibar kazanması ciddi karın ağrısı yaratıyor. Bu kişilere seçime dönük verilen sözler de tabanda rahatsızlık oluşturuyor. Bir AKP’linin şu değerlendirmeleri ilginç;
“Öncelikle bir siyasetçinin parti değiştirmesinin izah edilebilmesi için partisiyle ideolojik bir kırılma yaşaması gerekir. Örneğin MHP’deki bir siyasetçi, Abdullah Öcalan’la ilgili parti yönetiminin söylediği sözler ve tavır değişikliğini gerekçe göstererek istifa etse, onun açısından anlaşılır olabilir. Çünkü orada ciddi bir ideolojik kırılma var.
Son dönemdeki transferler konusunda hem tabandan hem milletvekillerinden çok tepki var. Bu Karadenizli Temel’in karpuz kabuğunu görüp, ‘birazdan düşeceğim’ demesiyle aynı. Bütün bunlar partinin aleyhine hareketler…”
İLGİNÇ CHP ANALİZLERİ
Siyasi kulislerde konu dönüp dolaşıp yaşananların seçmendeki karşılığına geliyor. Sonuç olarak İBB operasyonundan bu yana yapılanlar için AKP’li siyasetçilerin yaptığı farklı bir değerlendirme var;
‘CHP’liler yoruluyor ama yıpranmıyor.’
Bu sürecin CHP’nin kendini yeniden tanımlaması, sadece toplumun bir kesimine hitap eden politikalar yerine daha kapsayıcı bir söyleme dönmesi, farklı kesimlerle diyaloğa geçmesi sonucunu doğurduğu yorumları yapılıyor.
“Bizim gibi 1950-1960 doğumlulardaki CHP antipatisi yeni kuşakta yok. Artık CHP’ye yönelik eski model söylemleri gençler dikkate almıyor. Bize yakın olanlar için bile CHP’ye oy vermek hiç zor değil” değerlendirmeleri yapılıyor.
KARARSIZLAR VE SEÇİM
AKP’li siyasetçilerin altını önemle çizdiği diğer bir konu ise kararsızlar. Onlara göre CHP ile AKP arasındaki oy farkının bir türlü açılmamasının nedeni yakın zamanda seçim olmayacağı için ‘beklemede olan’ kararsızlar. Kararsızların yüzde 35’lik bir kitle olduğu öne sürülüyor.
Siyasilere göre erken seçim de olsa erkene alınmış seçim de olsa, sonuçları 2002’deki seçim gibi ‘şaşırtıcı’ olacak. Seçimi alan büyük bir farkla alacak. Seçmenin tercihi seçime üç ay kala netleşecek.
Son bir not. AKP’li siyasiler, kendi seçmenlerinin sessizliğinden rahatsız. “Siyasetsiz bir dönem yaşıyoruz. Susuyorlar. Tehlikeli bir durum. Çözüm yeri olarak bizi görmekten vazgeçtikleri anlamına gelebilir. Bunu iyi yönetmemiz lazım…” diyorlar.
Kaynak:Haber Merkezi