AKP'de 'dipten gelen dalga' korkusu: İşte AKP kulislerinde konuşulan oy oranı!

Nefes yazarı Nuray Babacan’a göre AKP’de oy kaybı endişesi büyürken, erken seçim hesapları ve Bilal Erdoğan senaryoları parti içinde ciddi tartışmalara yol açıyor.

AKP'de 'dipten gelen dalga' korkusu: İşte AKP kulislerinde konuşulan oy oranı!

Nefes yazarı Nuray Babacan, AKP kulislerinde 2026 yılına girerken yaşanan tartışmaları köşesine taşıdı.

Babacan’a göre, bazı AKP’liler partinin oy oranını yüzde 25–30 bandında görüyor. Açılım sürecinin seyri ve ekonomide toparlanma olup olmayacağı, bu tablonun değişip değişmeyeceğinde belirleyici olacak. Ancak partide, yüzde 49’dan bu seviyelere gerilemenin “yavaş ama derin bir erime” olduğu değerlendirmesi yapılıyor.

Babacan, AKP içinde erken seçimin “kendileri için en uygun zamanda” yapılması yönünde planlar konuşulduğunu aktarıyor.

Bu çerçevede Bilal Erdoğan’ın siyasi geleceğine dair senaryoların erken gündeme gelmesi, parti içinde rahatsızlık yaratmış durumda. Bazı AKP’liler, bu tartışmaların seçmenin kafasını karıştıracağını ve özellikle merkez seçmeni uzaklaştırabileceğini savunuyor. “Aile ilişkileri üzerinden siyaset” algısının zarar vereceğini düşünenler, Erdoğan sonrası tartışmaların bugünden açılmasını riskli buluyor.

Babacan'ın aktardığı bilgilere göre Bilal Erdoğan tartışmalarından rahatsız olan partililer "Erdoğan’ın aday olmasına bir engel yok. Erken seçim için 30 vekile ihtiyacımız var. DEM’liler oy verecektir. Ayrıca bağımsız milletvekilleri var. Erdoğan aday olacaktır" diyor.

Babacan'ın yazısında ilgili bölüm şöyle:

Durum tespitinin doğru yapılmadığını düşünen AKP’lilerin analizleri, kendileri açısından pek iç açıcı değil. 2025’in şu son değerlendirmeleri, 2026 fotoğrafını görmek açısından önemli:

“Şu an partinin oyları yüzde 25-30 bandında. Açılım sürecinden nasıl çıkılacağına ve ekonominin toparlayıp, toparlayamayacağına bağlı olarak sonuç değişebilir. Açılımın olumlu sonuçlanması üzerine yeni aktörlerle yeni bir hikaye yazılabilirse belki toplanabilir.

Unutmayın, yüzde 49’dan yüzde 25’lere düşmek önemli bir durum. Aniden değil, buzdağı gibi yavaş yavaş bir erimeden söz ediyoruz. Dipten gelen dalgadan kimsenin haberi yok. Bugünden onu okumakta mümkün değil, yerel seçimlerde beklenmedik yerlerde beklenmedik farklar yedik. Seçmen yine böyle bir tavır sergilerse hiçbir şeyin faydası olmaz…”

***

Bu yorumlar, doğru zamanda, doğru adayla yola çıkmanın kendilerini kurtarmak açısından ne kadar önemli olduğunu gösteriyor O yüzden, 2025 yılının son aylarında ortaya çıkan Bilal Erdoğan senaryoları, birçok kişinin hoşuna gitmedi. Bunu erken, yersiz ve seçmenin kafasını karıştıran bir tartışma olarak görenler var.

Böyle düşünenlerin argümanları ilginç. “İleride partinin başına Bilal Erdoğan’ın geçeceğine ilişkin algının erken yaratılması, bugünkü seçmen reflekslerini olumsuz etkileyebilir. Yani parti sırf bu nedenle ekstra oy kaybedebilir” diye düşünenler var. Bu tartışmaların partiye zarar vereceğini söyleyenlere göre;

“Bu olasılıkları şimdiden konuşarak seçmenin kafasını karıştırmamak lazım. Çünkü Tayyip Erdoğan ile Bilal Erdoğan’ın yaratacağı etki aynı değil. Sanki bugünden yarına değişiklik olacakmış gibi bir algı, merkezdeki seçmeni bizden uzaklaştırır. Birçok seçmen, siyasette aile ilişkilerine tepkili. Bu duygu zararımıza olur.

Geçmişte de liderlerin çocuklarıyla ilgili öyle tartışmalar yaşanmıştı. Tüm liderler kendilerinden sonrası için çocuklarını düşünür. Ancak, bunun pek de başarılı sonuçlar vermediği geçmişte görüldü. Bizim için bugünün konusu değil. Şimdiden konuşmak sakıncalı.

Erdoğan’ın aday olmasına bir engel yok. Erken seçim için 30 vekile ihtiyacımız var. DEM’liler oy verecektir. Ayrıca bağımsız milletvekilleri var. Erdoğan aday olacaktır.”

Erdoğan’ın aday olmama olasılığı, AKP’lileri ürkütmüş gibi. Hem bu olasılık hem dipten gelen dalganın partiye seçim kaybettireceğine ilişkin endişe, iktidar partisinin 2026’da konuşacakları en önemli konular olacak gibi…

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar