Ali Babacan'dan asgari ücret çağrısı: Ara zam vermemek hak gaspıdır

Enflasyonun tahminlerinin tutmadığını belirten DEVA Partisi Ali Babacan, "Altı ayda oluşan yüzde 20 enflasyon asgari ücretlimizin suçu değildir. Bunun sebebi ülkeyi yönetenlerdir. Asgari ücrete 1 Temmuz'da ara zammı vermemek hak gaspıdır" dedi.

Ali Babacan'dan asgari ücret çağrısı: Ara zam vermemek hak gaspıdır

GAZETE PENCERE - Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, TBMM'de Yeni Yol'un grup toplantısında gündemini değerlendirdi.

Kurban Bayramı'nda "vatandaşın boynunun bükük kaldığını" belirten Babacan, "Emeklilerimiz, asgari ücretlilerimiz yine ince hesaplar yapmak zorunda kaldılar. Çalışanlarımız geçim derdini ne yazık ki bir kenara bırakamadı. Bayram sofraları pek çok evde ekonomik sıkıntıların gölgesinde kuruldu. Esnafımız beklediği hareketliliği göremedi. Kurban pazarlarında satışlar arzu edilen miktarlara ulaşmadı" dedi.

HUBUBAT FİYATLARINA TEPKİ: ÇİFTÇİYİ ENFLASYONA EZDİRMENİN İLANI

Hayvancılıkla uğraşanlar arzu ettiği geliri, satışı elde edemediğini dile getiren Ali Babacan, "Zaten hayvancılıkla ilgili sıkıntılar büyük, gittikçe de büyüyor ve ülkemiz her yıl daha çok et ithalatına canlı hayvan ithalatına bağımlı hale geliyor. Ama bu Kurban Bayramları da herhalde bu sıkıntıların en açık bir şekilde tezahür ettiği, insanların bizzat yaşadığı gördüğü günler haline geliyor" diye konuştu.

"Mesele sadece hayvancılıkta değil" diyen Babacan, "Dün biliyorsunuz buğday ve arpa alım fiyatları açıklandı. Buğdayda alım fiyatı 16,5 lira, artış oranı yüzde 22. Arpada alım fiyatı 12,75 kuruş, artış oranı yüzde 16. En son TÜİK'in açıkladığı tarımsal girdilerle ilgili enflasyon rakamı yüzde 35. Pek çok çiftçimiz yüzde 70'e varan maliyet artışlarından şikayetçi ancak verilen artış buğdayda yüzde 22, arpa da yüzde 16. Özetle dünkü taban fiyatı ilanı aslında çiftçimizi enflasyona ezilmenin ilanıdır" diye konuştu.

"1 TEMMUZ'DA ASGARİ ÜCRETE ARA ZAM YAPILMALI"

Ali Babacan, enflasyonun 5 Haziran'da açıklanacağını hatırlatarak, şunları söyledi:

"Türk-İş açlık sınırını açıkladı. Mayıs sonu itibarıyla açlık sınırı 35 bin 174 liraya çıktı. Yani dört kişilik bir ailenin sadece gıda alışverişi için bir ayda harcaması gereken rakam 35 bin 174 liraydı. Oysa asgari ücret çakıldı, 1 Ocak'ta 28 bin lira çakıldı. Hala orada duruyor. İTO ilk beş aylık İstanbul'da enflasyonu açıkladı. Sadece beş ayda yüzde 18. Merkez Bankası yıl sonu enflasyon beklentisini yükseltti. Yaklaşık 10 puanlık bir enflasyonda eklenti güncellenmesi geldi ama asgari ücret çakıldı.

Bakın, yılbaşında ne dediler? 'Biz asgari ücreti beklenen enflasyona göre artırıyoruz' dediler. E, beklediğiniz enflasyon arttı. 10 puan arttı. 1 Temmuz'da asgari ücrete ara zam şarttır. Bu ilk altı ayda oluşan yüzde 20 enflasyon asgari ücretimizin suçu değildir. Sebebi asgari ücretli değildir. Bunun sebebi ülkeyi yönetenlerdir. Asgari ücrete 1 Temmuz'da ara zammı vermemek hak gaspıdır."

"DORUK MADENCİLİK İŞÇİLERİNİN YANINDAYIZ"

Doruk Madencilik işçilerinin geçen ay yaptığı eylemi hatırlatan Babacan, "Yedi kalem ödemenin sadece biri yapılmış. Üstelik o anlaşma protokolünde bir garantörlük maddesi var. Bakın garantörlük, kefillik maddesi var. Hak gasbı varsa, hak ihlali varsa mutlaka devlet, adalet devreye girmelidir ama 15 Mayıs geliyor, geçiyor. Hani nerede devleti yönetenler? Hani nerede garantörlük? Buharlaşmış durumda. Şimdi yeniden Ankara'ya yürümek istiyorlar. Yeniden hak talebinde bulunuyorlar ve biz onların sonuna kadar yanında olacağız. Hak ettiklerinin banka hesaplarında teslim edilmesi için de sürecin takipçisi olacağız" dedi.

"YARGI SİYASETİ DİZAYN ETMENİN ARACI HALİNE GETİRİLEMEZ"

CHP'deki mutlak butlan kararına ilişkin Babacan, şunları kaydetti:

"Ana muhalefet partisi ile ilgili son iki haftadır yaşananları hep beraber takip ediyoruz. Yargı siyaseti dizayn etmenin aracı haline getirilemez. Türkiye'nin ihtiyacı hukuki güvenliktir. Türkiye'nin ihtiyacı demokratik rekabettir. Türkiye'nin ihtiyacı sandık iradesine sahiptir. Hukukta öngörülebilirlik yoksa demokraside, ekonomide, ülkede zarar olur.

Ancak arkadaşlar Türkiye'nin asıl önemli ihtiyacı nedir biliyor musunuz? Temiz siyaset. Evet, ülkemizde temiz siyasete şiddet de ihtiyaç var. Partiler içinde temiz yönetim, belediyelerde temiz yönetim, merkezi hükümette temiz yönetim. Siyasi partiler kendi işlerinde etik ilkelerini açıkça belirlemeli ve kendi iç muhakeme sistemlerini mutlaka oluşturmalıdır.

Merkezi hükümette sorumluluk alan, belediyeleri olan veya sadece muhalefette olan siyasi partiler kendi etik ilkelerini açık bir şekilde ortaya koymadan ve kendi muhakemat sistemlerini parti içine sağlam bir şekilde yerleştiremezler. Türkiye'de bu tartışmalar bitmez.

Madem şu anda Türkiye'de yargı baskı altında, madem yargı araç olarak kullanılıyor, madem yargı süreçlerini kullanmıyoruz o halde siyasi partiler kendi mensuplarıyla ilgili iddiaları sonuna kadar kendilerini incelemeli ve bu kapasiteyi oluşturmalıdır. Varsa yanlışı olan varsa hatalı olan mutlaka en fazla yaptırımlarla karşı karşıya kalmalıdır. Başka türlü Türkiye'de temiz siyasetten bahsetmek mümkün olmaz ve bunu siyasi partiler kendi işlerinde çok rahatlıkla yapabilir."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar