Avukatı anlattı: Öcalan son görüşmede Suriye'ye dair neler söyledi?

İmralı Heyeti üyesi avukat Faik Özgür Erol, Öcalan’ın son görüşmede Suriye'deki son gelişmelere odaklandığını, temel amacının çatışmaları durduracak, sükunet ortamı ve müzakerenin başlayacağı bir sükunete ulaşılmasını sağlamak olduğunu söyledi.

Avukatı anlattı: Öcalan son görüşmede Suriye'ye dair neler söyledi?

GAZETE PENCERE - Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyesi avukat Faik Özgür Erol, 17 Ocak'ta gerçekleştirdikleri son görüşmede PKK lideri Abdullah Öcalan'ın Suriye'deki çatışmalara dair değerlendirmelerini paylaştı.

Mezopomtaya Ajansı'nın sorularını yanıtlayan avukat Erol, son görüşmede Öcalan'ın üzerinde durduğu tek konunun Rojava olduğuna değinerek, "Bütün değerlendirme ve çabası çatışmalı durumu sonlandırmak ve müzakerenin başlayacağı bir sükunete ulaşılmasını sağlamaktı" dedi.

"BÜTÜN ÇABASI ÇATIŞMALI DURUMU SONLANDIRMAK"

Faik Özgür Erol, Öcalan'ın Halep ve Rojava'daki fikirlerini şöyle aktardı:

"17 Ocak’ta Sayın Öcalan ile görüştüğümüz saatlerde henüz Suriye’deki savaş hali bu aşamaya gelmemişti. Şeyh Maksud sonrası Deyr Hafir bölgesine yoğunlaşan bir yönelim ve SDG güçlerinin bu bölgeden çekilme kararı vardı. Sayın Öcalan görüşmenin başından sonuna dek bu çatışmaların gerilimini yaşadı ve hissettirdi. Başka herhangi bir şey üzerine konuşmak ve dinlemek istemiyordu. Bütün değerlendirme ve çabası Suriye’deki çatışmalı durumu sonlandırmak ve müzakerenin başlayacağı bir sükunete ulaşılmasını sağlamaktı.

Bu saldırıların durmayacağını, genişleyeceğini, bütün Kuzey ve Doğu Suriye’yi hedef alacağını öngörüyordu. Çabası, bunun önünü almaya yönelikti. Böylesi bir durumun sadece Kürtleri hedef almakla kalmayacağını, halklar arasında husumeti körükleyeceği uyarısını yaptı. Kürtleri yaralı bırakarak Ortadoğu’yu yönetmek, 200 yıllık bir böl-yönet politikası. Bunun, 100 yıldır, 200 yıldır kendini tekrar eden bir hata, bir tuzak olduğunu söylüyordu.

Şeyh Maksud’dan itibaren başlayan saldırıları 15 Şubat’ın yeni bir versiyonu olarak değerlendirdi. Bölge halklarını birbirine karşı getirecek yeni bir kıskaç ve tuzak olduğunu defalarca söyledi. Paris Anlaşmasıyla başlayan sürecin kuzey Suriye’yi de güney Suriye’ye dönüştürmeyi amaçladığını, belli ki Golan ve Süveyda’yı alıp, Şara’ya Fırat ve Dicle arasının vaadinin verildiğini ifade etti. Türkiye’nin bunu lehine bir süreç olarak düşünmesinin tarihsel bir hata olacağını söyledi."

"ÖCALAN’IN YAKLAŞIMI MESELEYİ KÜRTLÜĞE İNDİRGEMEYE YÖNELİK OLMADI"

Erol, görüşmede Suriye'nin geneline dair Öcalan'ın önerdiği modeli ise şu ifadelerle aktardı:

"Öcalan’ın Suriye ve Rojava’ya dönük yaklaşımı Demokratik Suriye Cumhuriyeti ve yerel demokrasi çözümü yönündeydi. Bütün söz ve eylemleri bu perspektif kapsamındadır. Hem Öcalan’ın hem Rojava’nın yaklaşımı hiçbir zaman meseleyi salt Kürtlüğe indirgemeye yönelik olmadı. Sorun, merkez ile yerel arasındaki egemenlik ve güç dengesinin kurulmasındaydı. Merkezin yereli ezmediği, yerelin de merkezi dağıtmadığı bir modeldir önerilen."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar