Bahçeli telefonda Özgür Özel’e ne anlattı?

CHP'nin seçilmiş lideri Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yaptığı telefon görüşmesinin ayrıntılarını anlattı. Özel, Bahçeli’nin kendisini aradığında “Hiç durmuyorsun, sağlığına dikkat et” dediğini aktardı.

Bahçeli telefonda Özgür Özel’e ne anlattı?

GAZETE PENCERE - CHP’nin seçilmiş lideri Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin kendisini telefonla aradığını aktardı.

Gazeteci Saygı Öztürk’ün sorularını yanıtlayan Özel, Bahçeli ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde aralarında geçen diyaloğun ayrıntılarını açıkladı.

"YİNE HİÇ DURMUYORSUN..."

CHP lideri Özel, şunları kaydetti:

"Büyük bir dayanışma gösteriyor siyasi partiler, çok sayıda lider aradı. Devlet Bey dün (önceki) geceden başladı ama hemen hemen bütün genel başkanlar arıyorlar, destek veriyorlar. Bu çok çok kıymetli.

Devlet Bey, Özgür Bey, 'genel başkanım' dedi. Ondan sonra 'yine hiç durmuyorsun' dedi. 'Çok ıslandın'. Önce dedi ki 'bugün önce İzmir’i sonra Manisa’yı takip ettim' dedi. 'Hiç durmuyorsun' dedi. 'Geçen günde çok ıslandın' dedi. 'Sağlığınıza dikkat edin' dedi. Böyle iyi niyetli şeyler. Bayram tebriği dışında herhangi bir şey söylemedi. Gayet nazik bir telefondu."

"ÖFKEYİ BÜYÜTÜYOR"

Öte yandan Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’nun "tedbir kararı kalkana kadar kurultay yapılamayacağına" ilişkin açıklamasının anımsatılması üzerine şunları söyledi:

“Bu partinin yönetimini, genel başkanını değiştirmeyi millet affetmiyor. Sarayın buna kalkışması bir darbeyken bunun kabul edilmesi ve bu kararın üstüne oturulmasını millet kabul etmiyor. Kemal Bey aleyhine slogan atıyorlar, defalarca 'Öfkenizi anlıyorum ama yapmayın, bunu umuda çevirin' dedim. Kendi memleketi ama tutamıyorsunuz milleti. İnsanlar öfke duyuyorlar. Yani millet, siyasi partinin rakibi eliyle dizayn edilmesini affetmiyor, affedemiyor. Öyle bir durum var ve bu öfkeyi derhal söndürmek lazım ama duyduğum bazı açıklamalar gerçekten bu konuda, efendim işte ‘Tedbir kararı kalkana kadar kurultay yapılamaz’. Doğru değil. Ayrıca tedbir kararını kaldırmak da elimizde. Kararı kesinleştirmek de elimizde. Kemal Bey’in bir talimatıyla Yargıtay başvurusu çünkü avukatları azledip değiştirdiler partinin. Avukat başvurusu yapıldığı takdirde Yargıtay’a karar kesinleşir ve kongreye gidilir. Ayrıca 4 farklı yolu var kongreye gitmenin. Her birisini yapabiliriz. Yeter ki samimiyet olsun ama ben kongreye gitmeyeceğim. Hadi biz kongre başvurusunu yapalım. Kemal Bey o adımı atsın. AK Parti yargısı izin vermesin. Buna da birlikte direnelim. O zaman kimse Kemal Bey’e bir söz söyleyemez ama ben Kemal Bey’e yönelen öfkeye üzülüyorum. Bu öfkenin önüne de kimse geçemez çünkü bu tutum kongre yapmayan tutum. Öfkeyi büyütüyor.”

“ATANMIŞIN SEÇİLMİŞ GİBİ DAVRANMASI GERİLİM ÜRETİYOR”

Özel, bundan sonraki sürece ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Ben bunun böyle olmasını istemem ama bir partiyi, yani seçilmiş bir genel başkan yönetirken atanmış bir genel başkanın seçilmiş gibi davranması doğru değil, boşu boşuna stres ve gerilim üretiyor. Bir yandan üzülüyorum, ben bugün (dün) Manisa’yı gezdim mesela, dün (önceki gün) İzmir. Genel merkezin atanmış yönetimden Manisa’daki belediye başkanlarına telefon açıp başkanlarımıza ‘Genel merkezdeki bayramlaşmaya kaç kişi getiriyorsun’ diye soruyorlar. Getiremeyeceğini söyleyen arkadaşlara imalı konuşmalar yapıyorlar, bunlar doğru işler değil. Biz CHP’nin seçilmiş yönetimi olarak bu ara dönemin hızla geçirilmesini ve yeniden seçime gidilmesini istiyoruz. Bunun önünde hiçbir engel yok, Kemal Bey’in bu konuda üzerine düşeni yapması lazım. Bir açıklaması, ‘Tedbir kararının kalkması’ diyor. Tedbir kalktığında zaten biz geri geliyoruz. Belki tedbir kararının kalkması lafının söylenmesi yani ‘Mahkeme geri getirene kadar ben burada duracağım’ diyor. Bu konuda Yargıtay işi uzatınca kurultay toplamayacağını söylüyor. Oysa burada hiçbir hukuki engel yok.

“YETER Kİ KURULTAY YAPMAK İSTESİN”

Ayrıca kendisi kurultay toplama kararı alsın, uygulasın. Varsın AK Parti yargısı engel olsun o zaman kimse Kemal Bey’e bir şey diyemez. Bu işi çözmek için 4 farklı yol var. Yani biz bunların her birisini hızla halledebiliriz. Bu işi bilen herkesin bildiği, yeter ki kurultay yapmak istesin ama 'Kurultay yapmayız'. Bekleyip ondan sonra bir şeyler yapmaya, yani bunu fiilen partiyi yönetmeye çalışmak çok büyük bir kriz alanıdır. Resmen bizi partiden ayrılmaya zorlayan bir tutum var. Bunu hiç doğru bulmuyorum. Partililiğe de yakıştırmıyorum. Biz CHP’nin birliğini, bütünlüğünü sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz. Ben bugüne kadar bir Allah’ın günü Kemal Bey’i üzecek, rencide edecek bir cümle kurmadım, kuranlara da karşı çıktım. Zaman zaman uyardım, zaman zaman açıklamalarla Kemal Bey’e yapılan saygısızlık olduğundan. Bu saygısızlıkların tamamını şu anda ama öyle bir öfke yükseldi ki bu öfkenin önünde kimse duramıyor. Çünkü yapılmaya çalışanın ne olduğunu herkes görüyor, herkes anlıyor.”

“‘KAZANACAKTIK’ DİYENLER SANDIKTAN KAÇIYOR”

Bazı milletvekillerinin partiden ihraç edildiği iddialarına karşı Özel, şunları dile getirdi:

“Bir kere tedbirle gelmiş olan birinin böyle yetkileri yok. Bu şu demek oluyor, bizi partiden atarak ondan sonra kendince bir şey yapmaya çalışırlarsa bu bize adeta 'Gidin başka yerde bir parti kurun' demek olur. CHP’yi bölünmeye zorlamaya çalışmak, CHP’de yıllarca bizim canımızla, dişimizle çalıştığımız, desteklediğimiz; 13 kez seçim kaybettikten sonra da onu güzelce bir bıraksa yine de hiçbir kötü söz duymamış olacak birinin ısrarı yüzünden yapılmış bir kurultayla karşısına aday olduk diye bu kadar düşmanlık üretilmez. Ben böyle bir şeyin olmasını, hiçbir zaman böyle bir gerilimin parçası olmayı istemezdim. Bana defalarca, arkadaşlarımıza hırsız damgası vuran açıklamalar yapıldı ama herkes kendine yakışanı yapar. En üzüldüğüm şey, biz bu kadar hassasiyet gösterirken bize ‘Kurultayı zedelediniz, oyları çaldınız. Kurultayın iradesini bozdunuz. Biz kazanacaktık’ diyenler sandıktan kaçıyor. Ben diyorum ki o delegeyle diyorsanız o delegeyle, tüm üyelerle diyorsanız tüm üyelerle kurultay yapalım. Bir an önce yapalım. ‘Biz kazanacaktık’ diyenler kurultaydan kaçıyor. ‘Kazanamayacaktı, haksız yere kazandı’ diyenler kurultay istiyor. Bu yaman çelişkiyi tüm üyelerimiz görüyor, tüm milletimizin de takdirine bırakıyorum. Bu kadar büyük haksızlık olmaz. Gelsinler, partiyi bu krizden bir an önce çıkaralım. Bundan sonra ben çok üzgünüm, çok kırgınım ama asla yılgın değilim. Bütün Türkiye’de büyük bir öfke var. Sokakta öfke var.”

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar