Buğra Kavuncu'dan Pervin Buldan yorumu: Kimler, kimlerden medet umuyor?
Pervin Buldan'ın Demirtaş ve Yüksekdağ hakkındaki AİHM kararlarının uygulanmasını Erdoğan ve Bahçeli'yle görüşmelerde söylediklerine dair sözlerini değerlendiren Buğra Kavuncu "Hukuk varsa yargıyla alakalı konular neden bu iki isme soruluyor" dedi.
GAZETE PENCERE - İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, partisinin İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in çağrısının ardından Türkiye'nin günlerdir ara seçim tartışmasıyla meşgul olduğunu söyleyen Buğra Kavuncu, ülkenin "çok acil bir seçime" ihtiyacı olduğunu ve bu seçimin de doğrudan bir erken seçim olması gerektiğini düşündüklerini dile getirdi.
Kavuncu, "Böyle bir erken seçim süreci olursa parti olarak bunun destekçisi olacağımızı daha önce de beyan ettik. Sandık, milletimizin önüne getirilmeli ve milletimiz kararını vermeli" diye konuştu.
DEM Parti İmralı heyetinde yer alan Pervin Buldan, T24'ten Cansu Çamlıbel'e verdiği röportajda tutuklu eski genel başkanlar Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın AİHM kararları doğrultusunda tahliyesini ve kayyım uygulamasının sona ermesini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüşmelerinde gündeme getirdiklerini söylemişti.
Buldan'ın açıklamasına değinen Kavuncu, "Bu, aslında yargının siyaset için nasıl kullanıldığının, yargının tarafsızlığını nasıl kaybettiğinin de bir göstergesi. Hukuk olan bir ülkedeysek yargıyla alakalı konular neden bu iki isme soruluyor? Kafa, bakın, aynı kafa. Bu soruyu soranın da hukuk ve hukuk anlayışı ile ilgili ciddi problemleri var. Kimler, kimlerden medet umuyor?" dedi.
Buğra Kavuncu'nun açıklamasından başlıklar şöyle:
"SÜREÇ MİLLETİMİZİN İÇİNE SİNMEMİŞTİR"
"İmralı'da terör örgütü elebaşıyla ortak sürdürülen süreç milletimizin içine asla sinmemiştir. Bu konuyla alakalı bugün bir açıklama yapıldı. Terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın baş müzakereci olması konusunda DEM Parti TBMM Grup Başkanvekili, DEM Parti temsilcisi Sayın Pervin Buldan'ın böyle bir açıklaması oldu. Tabii açıklamanın içeriğinde başka konular da var.
Bunlardan bir tanesi, ısrarla Sayın Bahçeli ve Sayın Erdoğan'a toplumun beklentisi olan bazı isimlerin yargı süreçlerinin ve serbest bırakılmalarıyla alakalı taleplerini ilettiğini ama ne evet ne de hayır cevabı alamadığını söylüyor, Sayın Pervin Buldan."
"BU, YARGININ TARAFSIZLIĞINI KAYBETTİĞİNİN GÖSTERGESİ"
"Bu, aslında yargının siyaset için nasıl kullanıldığının, yargının tarafsızlığını nasıl kaybettiğinin de bir göstergesi. Zira hukuk olan bir ülkedeysek, hukukun üstünlüğünün olduğu bir ülkedeysek yargıyla alakalı konular neden bu iki isme soruluyor?
Anayasa Mahkemesi kararları nettir. Bu konuda Cumhurbaşkanı'nın ya da yürütmenin başı olan AK Parti Genel Başkanı'nın ya da MHP Genel Başkanı'nın ne söylemesini bekliyorsunuz ki? Kafa, bakın, aynı kafa. Bu soruyu soranın da hukuk ve hukuk anlayışı ile ilgili ciddi sıkıntıları, ciddi problemleri var. Zihniyet olarak da anlaşılabilir değil."
"KİMLER, KİMLERDEN MEDET UMUYOR?"
"Hukukla alakalı konuda bir yasa, bir kanun varsa bunun muhatabı Adalet Bakanlığı, hakimler ve savcılardır. Bunun muhatabı Cumhurbaşkanı, yürütmenin başı ya da iktidarın ortağı olan bir siyasi partinin genel başkanı değildir. Kimler, kimlerden medet umuyor? Türkiye kamuoyu, bunu görsün. Burası krallıkla yönetilen bir ülke değil. Hukukla ilgili bir konu bir kişinin iki dudağının arasına sıkıştırılamaz."
"TERÖR ÖRGÜTÜ ELEBAŞININ BAŞ MÜZAKERECİ OLMASI KABUL EDİLEMEZ"
"Bir terör örgütünün elebaşının baş müzakereci olarak konumlandırılmasını talep etmenin Türk milletine yapılabilecek en büyük hakarettir. Bu kabul edilemez ve bunu şiddetle reddediyoruz. Böyle bir sorunun da gündemde olmasının bile kabul edilebilir olmadığını düşünüyoruz. Zira bu süreç de milletimizin içine sinmeyen bir süreçtir."
"SAĞLIK SİSTEMİNİ GELİŞTİRDİKLERİNİ İDDİA EDENLER, SOKAĞA ÇIKSINLAR"
"Bu şartlar altında bütün bu sıkıntılar, ekonomik sıkıntılar yaşanırken iktidara yakın birileri sürekli zenginleştirilmektedir. Faiz lobilerinin, Londra'nın, Washington'ın ekonomik baskılarına karşı koyulamamaktadır. Sağlık sistemini geliştirdiklerini iddia edenler, bugün çıksınlar sokağa.
Biz geçtiğimiz hafta sonu Pendik'teydik. Emeklilerimiz, bir emekli maaşı ve akabinde en çok şikayet ettikleri konu da sağlık sistemi. '2 hafta, 3 hafta sonrasına randevu alabildiklerini' söylüyorlar. Biz, bunu Sağlık Bakanlığı'na sormuştuk. 'Her şey yolunda' denmişti. Ama hafta sonu sahada yapmış olduğumuz çalışmalarda, maalesef bu konuda hiçbir gelişmenin olmadığını bizzat müşahede ettik."
"MİLLİ İRADE ORTADAN KALDIRILMIŞTIR"
"İmralı'daki terör örgütü elebaşını muhatap alırken, eli silahlı teröristlere zeytin dalı uzatırken millete sormadınız. 2023 seçimlerinden önce biz, kampanya sürecinde, Cumhur İttifakı'nın böyle bir taahhüdünü duymadık. Yani 'İmralı'daki terör örgütü elebaşını biz muhatap alacağız, eli silahlı teröristlere de zeytin dalı uzatacağız' diye vatandaştan oy almadınız.
Milletten, 'Ekonomiyi faiz lobilerine peşkeş çekeceğiz' diye de oy almadınız. 'Emekliyi sefalete mahkum edeceğiz' diye de oy almadınız. Milletten 'Sizi sefalete, emekliyi sefalete mahkum edeceğiz' diye de oy almadınız. İşte bu sebeple 'Millet iradesi sakatlanmış, hatta ortadan kalkmıştır' diyoruz."
"SANDIKTAN KAÇIYORSUNUZ, MİLLETTEN KAÇMAYIN"
"Vekil saraylarından, aritmetik hesaplardan ya da TBMM'deki olası bir siyasi krizden daha çok milletimizin artık bir seçime ihtiyacının olduğu ortadadır. Bunun çözümü de farklı senaryoları tartışmaktan değil, bir seçimden geçer. Buradan iktidara sesleniyorum; çıkın, dolaşın pazarları, fiyatlara bakın. Biz bunu söylüyoruz ama çıksalar da bundan anlayacaklarını hiç düşünmüyorum.
Torba kanunlarla birilerinin ceplerini, kendi çıkarlarını düşünürken vatandaş pazar torbasını dolduramıyor. Torba kanun adeta artık çorba kanun teklifine dönmüş durumda. Beceremediğiniz, yarım yamalak yaptığınız o torba kanunlardan daha çok vatandaşın pazar torbası inanın çok daha mühim. Buradan iktidara sesleniyorum; sizler siyasetçisiniz, milletin oylarını aldınız, burada bahsettiğim o Pendik pazarına beraber gidelim. Sandıktan kaçıyorsunuz ama ne olur milletten kaçmayın. Beraber gidelim, beraber yüzleşelim, birlikte teraziye çıkalım. Vatandaş yaşadığı sıkıntıları anlatsın arkadaş. Sandıktan kaçıyorsunuz, milletten kaçmayın. Bu kaçışın kimseye faydası yok çünkü problemi çözmek zorundasınız."
"MERKEZ BANKASI 1 TRİLYON LİRANIN ÜZERİNDE ZARAR AÇIKLADI"
"Bakın bütün bu yaşadığımız sıkıntıların, bütün bu problemlerin, ekonominin bu duruma gelmesinin ana sebeplerinin yaptığı, bu konuyu bu hale getirirken yaptıkları en büyük hata Merkez Bankası bağımsızlığını ortadan kaldırmak oldu.
İşte 2025 yılı Merkez Bankası bilançosu açıklandı. Milyarlarca lira zarar ortaya çıktı. 1 trilyon liranın üzerinde rekor bir zarar açıkladı Merkez Bankası. Bütün bunlar yaşanırken İstanbul'un finans merkezi olmasından bahsediliyor. Hatta bu konu gündeme geldiğinde de Dubai ile İstanbul kıyaslanıyor.
"YATIRIMCI GELMESİ İÇİN HUKUK LAZIM"
Azıcık ekonomiden anlayan, 'Türkiye'ye yatırımcı gelsin, İstanbul finans merkezi olsun' diyenin ilk anlaması gereken şey yatırımcının, finansmanın güvenin, hukukun, hukukun üstünlüğünün olduğu yere gideceği. Kıyaslama yapıyorsunuz. Uluslararası endekslere çok itibar etmiyorsunuz ama ben size gene de bir rakam vereyim. Uluslararası hukuk endeksinde Dubai hukukun üstünlüğünde 37. sıradayken Türkiye hukukun üstünlüğünde 118. sırada. Siz İstanbul'u finans merkezi haline getirmek istiyorsunuz. Gurur duyarız, mutlu oluruz, memnun oluruz ama bunu yaparken de rasyonel olmak lazım."
"Esnafa ağır vergi yükleri, Maliyecilerin baskısı ama iktidara yakın devlere de birtakım vergi kolaylıkları, yapılandırmalar, sürekli koruma ve kollama. İşte tam bir otoriterlik düzenidir. Bir sonraki adımın da ne olduğunu hepiniz tahmin edebiliyorsunuz.
Bir sonraki adım demişken de birileri çıkıp bize bir takım modeller sunuyor. Mesela Rusya gibi bunlarla ittifak yapmayı, bir sonraki seçimde koalisyonun şartı hâline getiriyorlar." (MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, geçtiğimiz günlerde Türkiye-Rusya-Çin ittifakı önerileri hakkında temaslarda bulunmak üzere Moskova'ya gitmişti. Topsakal, 2028 seçimlerinde AK Parti ile ittifak şartlarının 'bakanlık görevleri değil, Rusya ve Çin ile işbirliği programının benimsenmesi' olduğunu söylemişti.)
Kaynak:ANKA