Çerçeve yasa sonrası kritik açıklama: DEM Parti'den 'iktidara nasıl güveniyorsunuz' eleştirilerine yanıt
DEM Parti sözcüsü Ayşegül Doğan Beştepe'deki görüşme öncesi açıklamalarda bulundu. Doğan partisini 'iktidara nasıl güveniyorsunuz?' diyerek eleştirenlere seslendi.
GAZETE PENCERE - DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Meclis'ten rekor oyla geçen süreç yasası sonrası ilk basın toplantısını düzenliyor.
Sürecin ilk hukuki adımı olan çerçeve yasa teklifinin yasalaşmasının ardından ilk kritik zirve de bugün Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar arasında gerçekleşecek.
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, çerçeve yasa sonrası partisinin ilk değerlendirmesini aktarmak için basın toplantı düzenledi.
Beştepe'deki kritik görüşme öncesi kameralar karşısına geçen Doğan'ın açıklamasından satır başları şöyle:
Yasa hazırlık aşamasında katkı sunan herkese teşekkür ederiz. Değerini zaman içinde , uygulama başladığında ve sonrasında çok daha iyi göreceğiz. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, yakın zamanda ilk kez böyle bir yasa teklifini konuştuk. Saatler, aylar süren görüşmeler sonra yasa geçti. Çerçeve yasa, dayanışma ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine 467 oy çıktı. Ortak bir amaç için verildi. Toplumsal barıi, toplumsal bütünlşmeyi güçlendirmek ve barış çabalarını kalıcılaştırmak için verildi. Biz de ilk kez temsil ettiğimiz siyasi geleneğimizde böyle bir yasaya oy verdik. Bütün sorunları çömzen nihai bir sonuç olmasa da yeni siyasi ve hukuki imkanlar yaratıyor. Kapsamlı bri çözümnün ilk adımı, ilk aşaması olarak tarihsel önem taşıyor. Eksikler nedeniyle bu yasaya sırt çevirmek ve reddetmemek gerekiyor. Ne yasa çıktı Kürt sorunu ve demokrasiye dair sorunlar çözüldü yaklaşımı doğru olur ne de her talebi karşılamıyor yaklaşımı doğru olur. Kürt sorununun demokratikleşmesinde önemli bir adım atıldı. İlk defa somut şekilde hukuki mekanizmanın işlediği yasa sürecine girdi Türkiye. 100 yıllık meselede ilk kez hukuki bir adım var.
SORUMLULUK HİSSETMELİYİZ
Çatışma bu yüzden sonlanmalı ve kalıcı bir şekilde sonlanmalı. O yüzden sonlandıracak her adım bizim için değerli. Eksiklerine, yetersizliklerine rağmen önemli bir adımdır. Eli yüreğinde annelerin acısını hafifletmek, daha hiçbir annenin eli yüreğinde yaşamamasını sağlamak için hepimiz sorumluluk hissetmeliyiz.
Ortada kendini feshetmiş, stratejik olarak silahlı mücadeleyi bitirdiğini ilan etmiş, silahlarını yakarak imha etmiş bir örgüt var. Şimdi bu örgüt için bir yasal çerçeve oluşturuluyor. Bunun hukuki sonuçlarını düzenleyecek bir çerçevede Nerede bir taviz var? Bu döngüden çıkmak gerekiyor. 'Yenme yenilme. Bölme bölünme. İnkar, imha, isyan. Ya da ret.' NBunları geride bırakmak gerekiyor artık. Yeni dönemin yeni kelimeleri olmalı. O yüzden karşısında duranların da artık yeni argümanlara ihtiyaçları var. Aksi takdirde öne sürdükleri her şey ne yazık ki yalnızca hamaset olarak algılanır, siyasetsizlik olarak algılanır, sürece kategorik karşıtlık olarak algılanır ve esasa dokunmayan, reddeden, çatışmaya, kana ne yazık ki gözyaşının akmasına dönük bir gayret olarak algılanır. Böyle algılanmaması için yeni siyasetler üretmek, yeni siyaset üretmek gerekiyor.
AYRILIKÇI TALEP OLMADI HİÇ
Mesela sürecin hiçbir yerinde hiçbir zaman ayrılıkçı bir talep dile gelmedi. Oysa bazıları çıkıp ne diyorlar? Sanki böyle bir ülke bölündü bölünecek gibi bir takım propagandalar yapmaya çalışıyorlar. Bunların karşılığı yok. Bir ayrılık talebi yok. Aksi ne? Yalnızca güvenlikçi yöntemlerle ya da operasyonlarla çözülürmüş gibi bir takım argümanlar öne sürenler var. Bu yöntem 40 yıl kesintisiz bir şekilde denendi. Sonuç vermedi. Çatışma üretti. Sorunu derinleştirdi. Üstelik sorunun karakterini de değiştirdi. Uluslararasılaştırdı. O yüzden güvenli ülke çatışmanın nedenlerini ortadan kaldırmaya karar vermiş ve bu yönlü adım atmak için siyasi irade ortaya koymuş ülkedir. Bu da hukukla siyaset diyalogla, müzakereyle mümkün. İçinden geçtiğimiz sürece böyle bakmak gerekiyor. Ve dünyada silahlı çatışmaların büyük çoğunluğu da diyalog ve müzakereyle ancak sona ermiş süreçlerdir.
NASIL GÜVENİYORSUNUZ SORUSUNA CEVAP
'Daha önce denendi başarısız oldu, nasıl güveniyorsunuz' diyenler var. Onlara da bir cevap verelim. Doğru. Başarısız olmuş ve akamete uğramış yıllarda süreçler yaşadı Türkiye. Tüm taraflar akamete uğramış süreçlerden ders çıkarmalı. O yüzden bu süreç kalıcı bir biçimde özellikle hukukla çerçevelenmeli. Dersler de belli. Yasa, yasanın uygulanması, takvimi, toplumsal dayanışmanın arttırılması, bunun güçlendirilmesi; bugün geldiğimiz aşamada adım adım hayata geçirilmeye çalışılıyor. istenilen hızda olmasa da zaman zaman inişleri çıkışları olsa da doğrusal bir hatta ilerlemesi, bazen durağan bir hal bazen daha tempolu bir hal alsa da bunun bir şekilde rayına oturması için, ritminde ilerleyebilmesi için çaba sarf ediliyor. Bu çabayı görmezden gelmemek gerekiyor. Şimdi bakınız yasa var. İzleme için Meclis var, Meclisin iradesi var.
DEMİRTAŞ'IN TAHLİYESİ SORUSU
Demirtaş'ın tahliyesi Eylül'de" iddiaları DEM Parti sözcüsü Ayşegül Doğan'a soruldu. Doğan, "Yasanın uygulama aşamasına ilişkin takvimi görmek gerekiyor. Kurulların oluşmasının takviminin kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor" dedi.
DEM Partili Doğan, daha önce 20 Eylül'de yapacakları duyurulan olağan kurultay tarihini de öne çektiklerini, yeni tarihin 6 Eylül olduğunu söyledi.
"Biz bir yandan da bu yasa çalışmalarının yanı sıra daha önce de sizlere duyurduğumuz gibi değerli Türkiye halkları kongre hazırlık çalışmaları da yapıyoruz. 20 Eylül'de yapacağımızı duyurduğumuz Olağan Kongremizi öne alıyoruz. Yeniden yapılanma döneminin başlangıcı olarak Kongremizi delegelerimizle birlikte 6 Eylül'de Ankara'da Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde yapmaya karar verdik. Bu yeniden yapılanma ve yeni dönem siyasetinde öncülük yapabilme, değişim ve dönüşümün öncülüğünü sağlayacak en önemli öznelerden biri olarak DEM Parti için yeniden yapılanma dönemini de güçlendirecek bir hazırlık kongresi olacak"
Kaynak:Haber Merkezi