CHP lideri Özel 'normalleşme' tartışmalarına noktayı koydu: AKP'nin 22 yıllık yükünü üstlenmem

CHP lideri Özel 'normalleşme' tartışmalarına noktayı koydu: AKP'nin 22 yıllık yükünü üstlenmem
CHP lideri Özgür Özel, Erdoğan'la görüşmesi sonrası başlayan siyasette yumuşama tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada "AK Parti'nin 22 yıllık yükünü üstlenecek bir işin içine girmem" dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel Ekol TV'de Hepsi Bu Hafta Oldu'da Armağan Çağlayan'ın sorularını yanıtladı.

Gündeme dair açıklamalar yapan Özgür Özel, CHP'deki 'değişim' süreci ile ilgili, 'Değişimi ilk dile getiren Ekrem İmamoğlu’ydu. CHP’de değişim olmasaydı İzmir’i, İstanbul’u kaybederdik' değerlendirmesinde bulundu

Özel'in konuşmasından satır başları:

Stratejik hedefler belirlemedim. Ben ne iş yapıyorsam onu iyi yapmaya çalışırım. Hatta diğer işlerim aksar. Partide belli bir noktaya geldikten sonra da partinin iktidar olması lazım. Ona kilitleniyorsunuz. Gönül isterdi ki cumhuriyetin 100. yılında partimiz iktidar olsun. İnsanlar rahat nefes alsın. Kutuplaşmadan da korksaydım CHP lideri olarak dışarı çıkmamam gerekirdi. Her gün tehdit, gerginlik...

Cumhurbaşkanlığı seçimi travma yarattı

Dünyanın hiçbir yerinde parti lideri seçimle değişmedi. Var gücümüzle Cumhurbaşkanlığı seçimi için çalıştık ama olmadı. Arkadaşlarım, ailemin ve benim travmam oldu. Sokakta gençlerin feri de söndü, heyecanı gitti. "CHP'nin iktidarını görmezsem gözüm arkada gider" diyen bir kitle de var. 50 yıldır ıstırap çeken insanlar var.

Seçmen değişmeyen herkesi cezalandırdı

İnanılmaz duygusal travma vardı. Adım atmak gerekiyordu. Bu duygumla hareket ettim. Bunu en erken dile getiren de Ekrem İmamoğlu'ydu. Partide değişim olması gerektiği konusunda konuştuk. İnsanlara "Ders aldık, değiştik, gençleştik ve lütfen umudunuzu kesmeyin" dememiz gerekirdi. Dünyadaki popülist liderler insanların sandığa küsmesinden yararlanır. Burada da o yaşanıyordu. İnsanlar fatura kesecek yer arıyordu.

Biz sahadaki duyguyu doğru okuyan tek parti olduk. Biz genç, seçmene hesap sormayan, sorumluluğu üstlenen, fazla kadın adaylı tek parti olduk. Seçmen değişmeyen herkesi AK Parti MHP ve İYİ Parti dahil herkesi cezalandırdı.

Siyaset nedir diye sorulduğunda, sokağın sesini duyma sanatı olarak tanımlarım. Sokaktan, evden duyguyu almıyorsan sen standart siyasetçilik oynuyorsundur. Biz koca bir ekip olarak değişimciydik. Herkes risk aldı. Olmayacak şeyi oldurdular.

Orada iki grup var. Türkiye'nin geçmiş pratiklerine bakıyorlar. "Adalet ve Kalkınma Partisi ne zaman zora düşse birisi ile ayağa kalkıyor ve biz buna yardım eden olmayalım" diyen grup var. Ben bunu haklı buluyor ve saygı duyuyorum. Biz MYK ile karar veriyoruz. Kolayca aldatılabilecek ve paldır küldür karar verilen bir parti değiliz. Endişeler haklı ve dikkat etmek lazım.

Bir de bu kutuplaşma ortamından beslenenler var. Normal siyasi düzlemde kendisine yer olmadığını düşünenler var. "Bunca yıl bize bunu yapanlarla el mi sıkışılır?" diyenlere de lafım yok. Ama tuzu kuru olup da kutuplaşmadan beslenenlerin temizlenmesi lazım.

Şimşek ile görüşme fikri Erdoğan'dan çıktı

Biz 10 bin TL ile geçinen emekli, asgari ücretli, çay ve buğday üreticileri ve borçlarını ödeyemeyen dünya kadar insan var. Sayın Erdoğan'a anlattım. Vergilerin yüzde 68'i dolaylı verdi. Fabrikatör ile işçisi aynı vergiyi ödüyor. Yüzde 21 ise gelir vergisi yani maaş alanlardan. Yalnızca geri kalan yüzde 11'i sanayicilerin, gemi sahiplerinin ödediği vergi. Tam tersi olması lazım. Vergi reformu için Erdoğan, Şimşek ile görüşmemizi istedi.

Şimşek zenginlere rasyonel

Şimşek şu an rasyonel değil. Zenginlere rasyonel, fakirlere alabildiğine irrasyonel. Şimşek ile bayramdan sonra görüşeceğiz. Bizim IMF politikalarına destek verme durumumuz söz konusu olamaz. Kayıt dışı ekonomiyi ekonomiye katmak ve zenginden daha fazla vergi alınmasını istiyoruz.

"AKP'nin 22 yıllık yükünü almam"

Ben AK Parti'nin 22 yıllık yükünü üstlenecek bir işin içine girmem. Devlet Bey kenara çekilemez. Hep birlikte muhalefete gidecekler. Biz 31 Mart seçimlerinde iktidara ortak olduk. Merkezi yönetim ve mahalli idareler olarak anayasa iktidarı ikiye böler. Mahalli idarelerde toplam yüzde 87 CHP'nin idaresinde. Bugüne kadar olan her şeyden Cumhur İttifakı sorumludur. Biz partilerle ittifak yapmadık. Biz milletle ittifak yaptık. Devlet Bey eğer Cumhur İttifakı'ndan ayrılacaksa Türkiye ittifakına gelebilir, sorun yok. Devlet Bey de milli takım gol atınca sevinecekse gelsin.

"Belediyelerimizde akraba ataması yok"

Balıkesir'de böyle bir durum olunca aradım ve başkanın ağabeyinin gönüllü olmasını söyledim. Kırşehir'deki soyadı benzerliği idi. Esenyurt'taki mesele için de aradım ve 2 saatte hallettik. CHP, kir gösteriyor. AK Parti yıllardır kir kaldırıyor. Her belediyede yüzlerce atamaları var. CHP'nin haklı şekilde eleştirilen atamaları da hemen görülüyor. Hepsine karşıyım ve hemen sonlandırdım.

"Gezi için AİHM ve AYM kararına uyulsun dedik"

Gezi meselesi 3 alana ayrılıyor. AİHM uyarsanız Kavala'yı, AYM kararlarına uyarsanız da Can Atalay'ı bırakmanız lazım. MHP, "AYM kapatılsın" diyor, Erdoğan "Gezi kişisel meselem" diyor. Biz ise sadece AİHM ve AYM kararlarına uyulması gerektiğini söylüyorsunuz. Biz "Affedin" gibi bir talepte bulunmadık.