DEM Parti'den iki bakanlığa Buğra Gökce soruları

DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, İPA Başkanı Buğra Gökce'nin yaşadıklarını Meclis gündemine taşıdı. Gergerlioğlu, iki bakanlığa iddialarla ilgili soru sordu.

DEM Parti'den iki bakanlığa Buğra Gökce soruları

GAZETE PENCERE - DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, İBB Davası'nda tutuklu yargılanan İPA Başkanı Buğra Gökce'ye ilişkin iddiaları Meclis gündemine taşıdı. Gergerlioğlu, Gökce'nin kendi iradesiyle teslim olmasına rağmen "yakalanmış" gibi görüntülendiği ve nişanlısı Filiz Kahveci Gökçe'nin evinde yapılan arama işlemlerine ilişkin bilgi verilmediği iddialarının İçişleri ve Adalet bakanlıkları tarafından yanıtlanmasını istedi.

İKİ AYRI SORU ÖNERGESİ

Ömer Faruk Gergerlioğlu, İBB Davası kapsamında tutuklu yargılanan İPA Başkanı Buğra Gökce hakkında iki ayrı soru önergesi verdi.

Gergerlioğlu, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından yanıtlanması istemiyle TBMM Başkanlığı'na sunduğu önergelerde, 19 Mart 2025 tarihli operasyon sürecinde yaşandığı öne sürülen usul ihlallerini gündeme taşıdı.

'TESLİM OLDU, YAKALNMIŞ GİBİ GÖRÜNTÜLENDİ...'

Önergede, Buğra Gökce'nin arandığını öğrenmesi üzerine kendi iradesiyle Vatan Emniyet Müdürlüğü'ne giderek teslim olduğu belirtildi. Buna rağmen Gökce'nin, emniyet girişinde "yakalama görüntüsüne ihtiyaç duyulduğu" gerekçesiyle polis eşliğinde dışarı çıkarılıp yeniden içeri sokulduğu iddia edildi.

Gergerlioğlu, söz konusu görüntünün "dikey/yatay çekim" gerekçesiyle birden fazla kez tekrarlandığı iddiasını da Meclis gündemine taşıdı.

Gergerlioğlu'nun önergelerinde, Gökce'nin nişanlısı Filiz Kahveci Gökçe'nin evinde, kendisi evde bulunmadığı halde çilingir marifetiyle arama yapıldığı iddiasına da yer verildi.

Aramada ne bulunduğu, hangi eşyalara el konulduğu ve tutanakların kimlere tebliğ edildiği konusunda ilgililere bilgi verilmediği ileri sürüldü.

15 ay sonra ilk kez savunma yapacak olan Buğra Gökce'den İBB duruşmasına çağrı: Gerçekler ortaya çıkacak

'LEKELENMEME HAKKI İHLAL EDİLMİŞ OLABİLİR'

Gergerlioğlu, iddiaların yalnızca bireysel bir usul hatası olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, kolluk işlemlerinin hukuka uygunluğu, kişi özgürlüğü ve güvenliği, arama-el koyma işlemlerinde şeffaflık ve kamuoyuna servis edilen görüntülerin gerçekliği açısından ciddi soru işaretleri doğurduğunu ifade etti.

Kendi iradesiyle teslim olan bir kişinin "yakalanmış" gibi gösterilmesinin kamuoyunu yanıltma anlamına gelebileceğini belirten Gergerlioğlu, bunun masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı bakımından da sakınca doğurabileceğini kaydetti.

İKİ BAKANLIKTAN YANIT BEKLİYOR

Gergerlioğlu, İçişleri Bakanlığı'na kolluk işlemlerinin nasıl yürütüldüğünü, arama ve el koyma süreçlerinde hangi tutanakların düzenlendiğini ve görüntü alma uygulamasının hangi gerekçeyle yapıldığını sordu.

Adalet Bakanlığı'na verilen önergede ise arama, el koyma, yakalama, gözaltı ve nezarethane işlemlerinin denetlenebilirliği ile bu işlemlerin savunma hakkı, masumiyet karinesi ve delillerin hukuka uygunluğu açısından yaratabileceği sonuçlar gündeme getirildi.

Gergerlioğlu, konutta yapılan aramaların ilgililere açık, tutanağa bağlı ve denetlenebilir şekilde yürütülmesi gerektiğini belirterek, aksi durumun yargılamanın ilerleyen aşamalarında delillerin güvenilirliği ve hukuka uygunluğu konusunda tartışmalara yol açabileceğini vurguladı.

DEM Parti'li vekilin ilgili bakanlıklara yönelttiği sorular şöyle:

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI'NA...

1. Buğra Gökce’nin 19 Mart 2025 tarihli operasyon kapsamında kendi iradesiyle Vatan Emniyet Müdürlüğü’ne giderek teslim olduğu doğru mudur? Doğru ise kendisi hakkında neden “yakalama görüntüsü” oluşturulmasına ihtiyaç duyulmuştur?

2. Kendi iradesiyle emniyete gelen bir kişinin polis eşliğinde dışarı çıkarılıp yeniden emniyete sokularak görüntülenmesi hangi kanun, yönetmelik veya iç hizmet talimatına dayanmaktadır?

3. Buğra Gökce’nin emniyete giriş görüntüsünün “dikey çekildiği, yatay çekilmesi gerektiği” gerekçesiyle tekrarlandığı iddiası doğru mudur? Doğru ise kolluk işlemlerinde görüntü formatı, usul işleminin önüne nasıl geçebilmiştir?

4. Teslim olan kişilerin, kamuoyuna “yakalanmış” izlenimi verecek şekilde polis refakatinde görüntülenmesi İçişleri Bakanlığı tarafından kabul edilen bir uygulama mıdır?

5. Buğra Gökce’nin polis eşliğinde birden fazla kez dışarı çıkarılıp tekrar emniyete sokulması sırasında görev alan kolluk personeli kimlerdir? Bu personel hakkında herhangi bir idari inceleme başlatılmış mıdır?

6. Emniyet birimlerinde operasyon görüntülerinin basına veya kamuoyuna servis edilmesi öncesinde görüntülerin gerçekliği, bağlamı ve kişinin teslim mi olduğu yoksa yakalanarak mı getirildiği denetlenmekte midir?

7. Filiz Kahveci Gökçe’nın evinde kendisi bulunmadığı halde çilingir marifetiyle yapılan aramada hazır bulunması gereken kişiler kimlerdir? Arama sırasında komşu, muhtar, avukat veya bağımsız tanık bulundurulmuş mudur?

8. Söz konusu aramada hangi eşyalara el konulmuştur? El koyma tutanağı, arama tutanağı ve teslim/tesellüm belgeleri ilgili kişilere veya avukatlarına tebliğ edilmiş midir?

9. Arama yapılan konutta yaşayan kişilere, aramanın kapsamı, dayanağı ve el konulan eşyalar hakkında neden yeterli bilgi verilmediği iddiası Bakanlığınızca araştırılmış mıdır?

10. Kendi iradesiyle teslim olan kişilerin “yakalanmış” gibi gösterilmesinin lekelenmeme hakkı, masumiyet karinesi ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ilkeleriyle bağdaşmadığı değerlendirildiğinde, Bakanlığınız bu tür uygulamaların önlenmesi için herhangi bir genelge, denetim veya disiplin süreci başlatacak mıdır?

11. Kendi iradesiyle emniyete giderek teslim olan kişilerin “yakalanmış” görüntüsü verilerek kamuoyuna sunulması, Bakanlığınızın operasyonları bir hukuk işlemi olmaktan çıkarıp siyasi propaganda ve algı yönetimi aracı hâline getirdiği yönündeki eleştirileri güçlendirmemekte midir?

12. Kolluk kuvvetlerinin görevi maddi gerçeği ortaya çıkarmak mı, yoksa iktidarın ihtiyaç duyduğu politik görüntüyü üretmek midir? Buğra Gökce örneğinde ortaya çıkan “yakalama görüntüsü” iddiası, emniyet teşkilatının tarafsızlığına ve hukuk devleti ilkesine zarar vermemiş midir?

13. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ve muhalif siyasetçilere yönelik operasyonlarda gözaltı görüntülerinin servis edilmesiyle toplumda peşinen suçluluk algısı oluşturulmak istendiği iddialarına karşı Bakanlığınızın cevabı nedir?

14. Teslim olan bir kişinin üç kez dışarı çıkarılıp yeniden emniyete sokularak görüntülenmesi, ceza muhakemesi işlemi olmaktan çok kamuoyuna verilmek istenen bir “güç gösterisi” değil midir?

15. Bakanlığınız, muhalif isimlere yönelik operasyonlarda “suçla mücadele” görüntüsü altında siyasi itibarsızlaştırma yapıldığı yönündeki yaygın kanaati ortadan kaldırmak için hangi somut adımları atacaktır?

ADALET BAKANLIĞI'NA...

1. Buğra Gökce’nin kendi iradesiyle Vatan Emniyet Müdürlüğü’ne giderek teslim olduğu iddiası soruşturma dosyasında yer almakta mıdır? Yer alıyorsa, hakkında hangi gerekçeyle “yakalama” işlemi yapılmış gibi işlem tesis edilmiştir?

2. Kendi iradesiyle teslim olan bir kişinin polis refakatinde yeniden emniyete sokularak görüntülenmesi, Ceza Muhakemesi Kanunu ve ilgili mevzuat bakımından hukuka uygun mudur?

3. Buğra Gökce hakkında düzenlenen yakalama, teslim, gözaltı ve nezarethane tutanaklarında olayın gerçek oluş biçimi eksiksiz şekilde kayıt altına alınmış mıdır?

4. Teslim olan bir kişinin “yakalanmış” gibi gösterilmesi, masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı bakımından Bakanlığınızca nasıl değerlendirilmektedir?

5. Buğra Gökce’nin beyan ettiği şekilde “yakalama görüntüsü” oluşturulmuşsa, bu görüntülerin soruşturma dosyasına hangi sıfatla ve hangi açıklamayla konulduğu araştırılmış mıdır?

6. Filiz Kahveci Gökçe’nin evinde yapılan arama hangi hâkimlik veya savcılık kararına dayanılarak gerçekleştirilmiştir? Arama kararının kapsamı, adresi, amacı ve sınırları açık biçimde belirtilmiş midir?

7. Arama sırasında evde kimsenin bulunmaması hâlinde CMK ve ilgili mevzuat uyarınca hazır bulundurulması gereken kişiler hazır bulundurulmuş mudur? Bu husus tutanaklara geçirilmiş midir?

8. Arama ve el koyma işlemleri sonrasında düzenlenen tutanaklar, ilgili kişilere ve müdafilerine verilmiş midir? Verilmediyse bunun gerekçesi nedir?

9. Söz konusu arama ve el koyma işlemleriyle ilgili olarak delillerin hukuka uygun elde edilip edilmediği konusunda savcılık veya mahkeme tarafından herhangi bir değerlendirme yapılmış mıdır?

10. Teslim, yakalama, gözaltı, arama ve el koyma işlemlerinin gerçeğe aykırı veya eksik tutanaklarla yürütülmesi ihtimaline karşı Bakanlığınızın yargı makamları ve kolluk birimleri nezdinde başlattığı herhangi bir inceleme, denetim veya disiplin süreci bulunmakta mıdır?

11. Yargı süreçlerinin, muhalif belediye yöneticileri ve kamu görevlileri hakkında kamuoyunda peşin suçluluk algısı oluşturacak biçimde yürütülmesi, adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesiyle nasıl bağdaştırılmaktadır?

12. Kendi iradesiyle teslim olan bir kişinin “yakalanmış” gibi gösterilmesi, yalnızca kolluk pratiği açısından değil, soruşturmanın siyasi saiklerle yürütüldüğü algısı bakımından da ciddi bir sorun değil midir?

13. Muhalif isimlere yönelik soruşturmalarda gözaltı, arama ve yakalama işlemlerinin siyasi mesaj niteliğinde kamuoyuna servis edilmesi, yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına duyulan güveni zedelememekte midir?

14. Adalet Bakanlığı, soruşturma evresinde kişilerin toplum önünde itibarsızlaştırılmasına, lekelenmesine ve “suçlu” gibi gösterilmesine neden olan uygulamalar karşısında neden etkili bir denetim mekanizması işletmemektedir?

15. Hukuk devleti ilkesinin gereği olarak, yargı süreçlerinin iktidarın siyasal ihtiyaçlarına göre değil, yalnızca hukuka ve delile göre yürütüldüğünü kamuoyuna göstermek için Bakanlığınız hangi somut tedbirleri alacaktır?

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar