Özgür Özel'den Tuzla açıklaması: Şadi Yazıcı da Eren Ali Bingöl de hesap verecek

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul'un Beylikdüzü ilçesindeki mitingde açıklamalarda bulundu.

GAZETE PENCERE - CHP'den ayrılan Özgür Özel, YENİ Parti Genel Başkanı olarak ilk mitingini İstanbul'un Beylikdüzü ilçesinde düzenliyor.

Mitinge katılanlar görevden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğunun 500'üncü gününde, başkanların serbest bırakılmasını talep eden pankart ve dövizler taşıdı.

yeni-parti-beylikduzu

Beylikdüzü Belediyesi önünden başlayan yürüyüşe YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, milletvekilleri ve binlerce kişi katıldı.

Yürüyüş sırasında kısa bir açıklama yapan Özgür Özel, "Buradaki kitlesel katılım, ne şahsıma ne partimedir. Milletin yarınlarını kurtarma ümidine verdiği destektir. Cumhurbaşkanı adayımıza ve partimizin kurumsal kimliğine sahip çıkan vatandaşların, kendi geleceklerine sahip çıkması anlamına geliyor buradaki yoğun katılım" dedi.

Yaşam Vadisi'nde sona eren yürüyüşün ardından miting başladı.

İMAMOĞLU'NDAN MİTİNGE MESAJ

Ekrem İmamoğlu'nun mitingde gönderdiği mektubu YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik okudu,

İmamoğlu mektubunda "Milli iradeyi gasp etmeyi amaçlayan bir darbeyle zindana atılmamızın üzerinden 500 gün geçti. Bilin ki ilk gün nasılsak bugün de öyleyiz. Haklıyız, kararlıyız, cesaretliyiz ve umutluyuz. Kibir ve kötülük yenilecek, zafere bizler ulaşacağız. Kazanacağımız zafer milletimizin ortak zaferi olacak. Bu zafer sizin zaferiniz olacak" dedi.

"Bizleri 500 gündür rehin tutanlar, millete boyun eğdirmenin, Türkiye’yi bir hanedanlığa çevirmenin planlarını yapıyordu. Ama sizler bu plana geçit vermediniz, vermeyeceksiniz" diyen İmamoğlu şöyle devam etti:

"Milletimiz, uğruna onca bedel ödediği cumhuriyetten, demokrasiden vazgeçmedi, vazgeçmeyecek. Millet, adalet ve hürriyet, huzur ve refah istiyor. İnsanca, kardeşçe, sevgiyle, hoşgörüyle yaşamak istiyor. Bizim derdimiz, davamız, milletin isteğini yerine getirmekten ibarettir. Bunun için sonuna kadar mücadele etmeye, ne bedel gerekiyorsa ödemeye devam edeceğim.

Gelecek güzel günlere inancımı hiç yitirmedim ve asla yitirmeyeceğim. Çünkü aziz milletimize güveniyorum, sizlere güveniyorum. Enerjisiyle, cesaretiyle, insanlığıyla siyasette tertemiz bir rüzgar estiren, çok değerli Genel Başkanımız Özgür Özel’e güveniyorum. Onun etrafında kenetlenen tüm yol arkadaşlarımızın inancına, kararlılığına güveniyorum. Elbette başaracağız. Tek derdi koltuk olanlar kaybedecek, tek derdi millet olanlar kazanacak. Her şey çok güzel olacak."

ÖZEL: MİLLET DARBEYE TESLİM OLMADI

Daha sonra kürsüye gelen YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslendi.

"Hani diyor ya 'Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz', tam göbeğinde olana sesleniyorum: Ey Erdoğan görüyor musun, tam 500 gün geçti, işte buradayız, insanların arasındayız, milletin yüzüne, birbirimizin gözüne bakıyoruz" diyen Özel, "Buradan dosta düşmana haykırıyorum, 500 gün geçti, bu meydan bir kişi eksilmedi. 500 gün geçti millet geri adım atmadı, darbeye teslim olmadı" ifadelerini kullandı.

ozgur-ozel-beylikduzu-2

Özgür Özel'in konuşmasından satırbaşları şöyle:

"MİLLET AYAKTA, ZAFER ÇOK YAKIN"

"Milletin iradesine kasteden darbeciler bilsin ki 'Seçimle geldim ama seçimle gitmem artık, buralar bana kalacak' diyenler bilsin ki: Ne yapsanız boş, millet ayaktadır, Türkiye ayaktadır, zafer çok yakındadır. Bu zor günler bitecek, hep birlikte huzura ereceğiz. Bu zor günleri yazacak. Tarih bu 500 günü iki ayrı hikayeyle yazacak. Birinci hikayede milletten korkan, sandıktan kaçan, hukuku silaha çevirenlerin utanç sayfaları yazacak. O sayfalarda tükenmiş bir iktidarın son çırpınışları yer alacak.

Ama tarih zalime hak ettiği yeri verirken, millet o kitapta kendisine bembeyaz bir sayfa açacak. O sayfada milletin destana çevirdiği, 500 gündür sürdürdüğü, Saraçhane'de başlattığı ve bugüne kadar taşıdığı demokrasi destanı yer alacak. O kitap omuz omuza verenleri, tehditten yılmayanları, şantaja teslim olmayanların yazacak. Bir tarafta saray düzeninin utanç sayfaları yer alacak, diğer tarafta milletin hanesinde cesaret, direniş ve zafer yazacak."

"İMAMOĞLU 5. ZAFERİNİ KAZANMASIN DİYE HIRSIZ, TERÖRİST DEDİLER"

"Erdoğan'ı ve adaylarını 4 kez yenen Ekrem başkan, 5. zaferini kazanmasın diye hırsız dediler olmadı, casus dediler tutmadı, diplomasını elinden aldılar millet buna asla teslim olmadı. Yetmedi 'terörist' bile dediler. Onun tertemiz sadece sizi düşünen, rantı rantiyecilerle bölüşüp yüzde 20'sini alan, 10'unu Ankara'ya yollayan olmadığı için, 10'unu kendine zulalayanlardan olmadığı için, rantı size hizmete çevirdiği için iftiraya uğradı.

Hatırlayın 500 gündür neler neler anlatıyorlardı. 'Bekleyin görüntüsü, videosu, kanıtları çıkacak' dediler. Hiçbir şey çıkmadı. İlk gün gözlerinin içine baktığımda adliyeye geldiğinde, onun gözünün içinde dürüstlüğü, haklılığı ve ve cesareti gördüm. O günden beri hep şunu söyledim; biz birbirimize güveniyoruz, biz evladımıza güveniyoruz. Biz bu kumpasın, iftiranın karşısında sonuna kadar direndik, sonuna kadar direneceğiz.

Herkes şunu bilsin, Ekrem İmamoğlu, 4 kez AK Parti'yi yendiği için, yapılacak seçimde bir kez daha yeneceği için, 15,5 milyon vatandaşın oyuyla milletin cumhurbaşkanı adayı olduğu için hapistedir."

"BİR TARAFTA KENT SUÇLARI MÜZESİ VARDIR, DİĞER TARAFTA HALKÇI BELEDİYECİLİĞİN İZİ VAR"

"Ekrem başkanın Beylikdüzü'nden ayrılırken gözü arkada kalmadı. Beylikdüzü'nü geçmişte birlikte çalıştığı Beylikdüzü'nün her metrekaresinde emeği olan can yoldaşı Mehmet Murat Çalık kardeşine emanet ederek gitmişti. Mehmet Murat Çalık da kendisine duyulan güveni, sizlerden iki seçim üst üste yüzde 50'nin üzerinde oy alarak görevini nasıl iyi yaptığını, nasıl hizmet ettiğini dosta düşmana gösterdi. Burası Beylikdüzü, televizyonlarından izleyenlere hatırlatmak isterim.

Bilemeyenlere burayı anlatayım. Burayı Esenyurt'la bir yol ayırır. Bir taraf neredeyse 30 yıldır AK Parti'nin yönettiği, güç bela bir önceki seçimlerde aldığımız, şimdi de kayyım atadığı Türkiye'nin en büyük ilçesi Esenyurt'tur ve yolun bu tarafı 10-12 kat kent suçları müzesidir, sadece yarım metrekare yeşil alan vardır kişi başına. Yolun bu tarafı ise planını Murat Çalık'ın çizdiği, o 16 katlara karşı 4 katlar, yarım metrekare yeşil alana karşı kişi başına 12 metrekare yeşil alan vardır. Bir tarafta kent suçları müzesi vardır, diğer tarafta halkçı belediyeciliğin izi vardır."

Hastalığına rağmen, anacığının gözyaşlarına evlat nöbetine rağmen, iftiralarla 500 gündür cezaevinde tutulan, kelepçeyle kanser tedavisine, tetkiklerine götürülen ama eğilmeyen bükülmeyen evladınız komşunuz Mehmet Murat Çalık'a da bir kez daha selam olsun."

"RESUL EMRAH ŞAHAN, İMAR RANTINA GEÇİT VERMEDİĞİ İÇİN İFTİRA ATTILAR"

"İki yiğit evladınız 500 gündür çile çekerken ama dimdik dururken yanlarında Şişli'nin seçilmiş belediye başkanı, 500 gündür orada kalan kardeşimiz Resul Emrah Şahan var, ona da selam olsun. Kendisini önce 'Kent Uzlaşısı'ndan içeri alanlar. 'Eğer Kürtler batıda belediye başkanı çıkaramıyorsa güçleri nispetinde temsil edilsinler' diye emek veren, bu davranışını terörizm diye niteleyenler onu tutuklayıp Şişli Belediyesi'ne kayyım atadılar.

Türkiye'de gelişen süreç kayyımların iadesini gündeme getirince telaşa kapıldılar. Resul Emrah Şahan çıkar gider, onun tutukluluğunu yedekleyelim dediler. Şişli'de imar rantı elde ettiği için değil AK Parti'ye yakın iş adamlarının imar rantına engel olduğu için, kente karşı suç işleyenlere geçit vermediği kendisini iftiralarla içeri attılar. Resul Emrah Şahan'ın tertemiz yüreğinin, apaçık alnının dik duruşunun önünde saygıyla eğiliyoruz.

AK Parti'ye kurulduğundan beri ilk kez yenilgiyle tanıştırmıştık. 31 Mart 2023 gecesi İstanbul'da tam 26 belediye kazandık. Bunda doğru adayların, büyük mücadelenin, Ekrem Başkan'ın ekibinin ve şimdi YENİ Parti'nin kurucu il başkanı olan Özgür Çelik ve bütün örgütümüzün emeği vardır.

İstanbul'a karşı hançerleri saplayıp, İstanbul'un bir türlü yakasından düşmeyenler milletin gözünden düşmüş sadece 13 belediye ile yetinmişlerdi. 26 belediye bizde 13 belediye Recep Tayyip Erdoğan'ın adaylarında, partisinde kalmıştı. Kararı millet verdi. AK Parti'yi değil halkın adaylarını bizim adaylarımızı seçti.

O güne kadar kazandığı her seçimden sonra 'milli irade' diye övgüler düzenler, milli iradeyi yok saymaya, bu büyük başarıya gölge düşürmeye çalışmaya ve operasyonlarla CHP'ye ve belediye başkanlarına saldırmaya başladılar. Seçimlerden beri tam 26 seçilmiş başkanımızdan 15'ini tutukladılar. Kimisine terörist dediler, kimisine hırsızlık yaptı dediler ama aynı şehirde bulunan AK Parti'nin 13 belediye başkanına asla dokunmadılar."

"SİNEM DEDETAŞ GELEN İFTİRA VE TEKLİFLERE KARŞI KAYA GİBİ DURDU"

Bizim 15 belediye başkanımız da şu kadar bir leke varsa bunun 500 katı AK Partili belediye başkanlarında vardır. Yalansa yalan desinler. 'Erdemliler hareketi' diye kurulup yüzdeci bir parti olduklarını içeriden bilenler, kendi belediye başkanlarını parsel parsel kenti satmakla suçlayanlar ve AK Parti'nin paçasından yolsuzluk aktığını bilenlere diyorum ki bundan sonra AK Parti'nin kara düzeninin sürmesine artık hep birlikte izin vermeyeceğiz.

Son olarak gözbebeğimiz, ilçesinde destanlar yazan Sinem Dedetaş'a el uzattılar. Önce trolleriyle, iftiracılarıyla hedef gösterdiler. Bir yandan da şantajda bulunmaya, AK Parti'nin yolunu işaret etmeye kalktılar. Bu akşam Çorlu'da olan, bu kara düzene teslim olmadan cezaevini göze alan Sinem Dedetaş bu iftiraların karşısında kaya gibi durdu, bu tekliflere yüzünü dönmedi, namusuyla cezaevine gitti."

TUZLA AÇIKLAMASI: ŞADİ YAZICI DA EREN ALİ BİNGÖL DE HESAP VERECEK

"Bugün Tuzla'nın Çekmeköy'ün oylarını, Şile'de kendisine belediye meclisimizin verdiği vekaleti AK Parti'ye satanlara, bunun bahanesi için 'eşimi evladımı gözaltına alacaklardı' diyen Çekmeköy'e, 'damadımla tehdit ediliyorum' diyen Şile'ye ve AK Parti'nin geçmiş dönemde yaptığı Tuzla'daki emsal transferi ortaya çıktığı gün... Emsal transferi şudur, burada bir yeşil alanı, bunu kamuya bırakırsın; karşılığında bir başka yerinde üç-dört kat fazla alırsın. Hak yerini bulmuş, buradaki katın karşılığı, buradaki arsan yeşil alan olmuştur.

Ama bunu bir önceki Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı şöyle yapmış; sistemin boşluğunu bulmuşlar, bir yeşil alanı onlarca binaya mükerrer yazmışlar. Her birinden alacakları yerine tek bir yeşil alanı bütün Tuzla’ya saydırıp Tuzla’yı kandırmışlar, devleti kandırmışlar.

İlk birkaç aydan sonra belediye bizdeyken bu iş ortaya çıkmış. Eren Ali Bingöl bunu görünce, İBB bunu fark edince buna karşı Ekrem Başkan, sonra başkanvekilimiz teftiş kurulunu harekete geçirince; teftiş kurulu dedi ki: 'Bunu yapanlara işlem yapılsın, bütün suçlular hesap versin, bu kötülük Tuzla’ya yapılamaz'.

Biz de dedik ki: 'Pisliği yapan geçen dönem Şadi geziyor, bir an önce buna ne yapacaksanız yapın'. Ayrıca devlet olarak Tuzla’ya toplam bu kadar yeşil alanı bağışlayın, bunu siz aktarın; çünkü sizin belediye başkanınız yaptı ve göz yumdunuz. Bunun ilgililere bölünsün, haksız gelir elde eden müteahhitler parasını ödesin, Tuzla yeşil alanına, devlet para kaybından kurtulsun, hak yerini bulsun, suçlu Şadi de cezasını çeksin.

AK Parti bunu yapmak yerine; 'Şadi de dursun, Eren Ali Bingöl de AK Parti’ye katılsın, işin üstü örtülsün, bu iş bana yarasın' dedi. Buradan şunu söylüyorum: Bu işe, bu işe başta Tuzla’ya bu kötülüğü yapan Şadi de, bununla uzlaşıp AK Parti’yle anlaşan Eren Ali de, biz şeffaf bir şekilde 'Tuzla’nın hakkını verin, devletin hakkını verin' demişken bu kumpas kurulsun diye bile bile buna 'lades' diyen bakanlık yetkilileri de ve tüm bu işlerin başında, Tuzla’da hobi bahçesinden başlayıp kendine villa projesi çıkaran, ben bunu söyleyince Eren Ali’yi tehdit edip bana yollayan 'Aman genel başkanım, Akın Gürlek’e bulaşma, beni tutuklattırırsın' diyenlere söylüyorum: Tuzla rezaletinin Şadi de, Eren de, bürokratların hepsi de, Akın Gürlek de eninde sonunda hesabını verecek!

Erdoğan'a bir kez daha hatırlatıyorum, iftirayla, taşıma kalabalıkla olmaz, kendi gençlik kollarınla olmaz, milletle olur. İlk gün söyledim, 500'üncü gün söylüyorum; ahlaki üstünlük bizdedir, psikolojik üstünlük bizdedir, çoğunluk enerjisi bizdedir. Millet bizimle beraberdir. Tekir Yaylası'ndaki amcamın söylediği gibi; millet sel olmuş akıyor, önünde hiçbir kütük duramaz."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar