Devlet Bahçeli CHP'yle ilgili kime, nasıl mesajlar veriyor?
“Siyaset eliyle yargı programlanıyor algısı engellenmeli” görüşündeki MHP yönetimi, CHP’yle ilgili karar alınmasında yargıda gecikme olduğunu ve “mutlak butlan” kararı verilirse bunun hukuk güvenliği sorunlarını beraberinde getireceğini söylüyor.
ANKARA - MHP yönetimi, Devlet Bahçeli’nin dünkü grup konuşmasıyla Cumhur İttifakı ortağı AK Parti iktidarına, Kürt siyasetine, CHP yönetimi ile parti içi muhalefet cephesine ve yargı camiasına “kıssadan hisse” mesajlar verdiği görüşünü paylaşıyor.
Kürt sorununu çözme iddiasındaki süreçte 3 Şubat’taki konuşmasında “Öcalan umuda, Demirtaş yuvaya, Ahmet’ler umuda” çıkışının ardından Devlet Bahçeli, “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” kurulması önerisiyle süreçte yeni adım çağrısı paylaştı.
Bahçeli, en son 21 Ocak’ta görüştüğü Cumhurbaşkanı Erdoğan’la geçtiğimiz hafta 30 Nisan’da görüştükten sonra ilk kez konuştu ve sürecin yanı sıra CHP aleyhine açılan “mutlak butlan” talepli davaya ilişkin de mesaj verdi.
'TERÖRSÜZ TÜRKİYE SEÇİME ENDEKSLENECEK BİR MESELE DEĞİL'
Gazete Pencere, Bahçeli’nin mesajlarındaki arka planını araştırdı. MHP yönetimi, öncelikle Bahçeli’nin grup konuşmasındaki ifadesiyle MHP’yi “Türkiye’nin sigortası” olarak görmek gerektiğini vurgulayarak, Türkiye’nin temel değerleriyle “Terörsüz Türkiye” hedefini gündelik siyaset tartışmalarıyla değerlendirmemek gerektiğinin altını çizdi.
MHP kaynakları, "Türkiye'nin hassas bir süreçten geçtiğini ve Bahçeli'nin CHP ile ilgili yaptığı açıklamaların da bu süreçle bağlantılı değerlendirilmesi gerektiğini" söylüyor.
Ayrıca MHP yönetimi, “Kurumlar arasında eş güdüm dediğimiz zaman bakanlığı, meclisi, bürokratik kurumları, yürütmeyi, yasamayı hepsini dahil edebilirsiniz” diyerek süreçte ilerleme olması için Bahçeli’nin yaptığı koordinasyon çağrısını acil bir şekilde hayata geçirmek gerektiğini aktardı.
'BAHÇELİ VE MHP ŞAHSİ HESAP İÇERİSİNDE DEĞİL'
Devlet Bahçeli’nin ve MHP’nin hiçbir şahsi hesap içerisinde olmaksızın Türkiye’nin geleceği için "terör sorunu" sayfasını kapatmak istediğini belirten MHP kaynakları, şunları söyledi:
"Terörsüz Türkiye süreci seçime endekslenecek, ne zaman, nasıl siyaset için faydalı olacak analizi yapılabilecek bir süreç değil. Terörsüz Türkiye, ‘Ben bu işi başardım da eğer şöyle sonuçlandırırsam böyle bir siyasi netice doğar' diyerek üzerinde plan yapılabilecek bir mesele değil.
Eşgüdüm ve koordinasyon eksikliğinden adımlar atılması gecikiyorsa bunun bedeli ağır olur. Seçim dönemi yaptığınız her şey seçime yönelik bir hamle gibi değerlendirileceği için bu yaptığınız şeylerin değeri azalır. Bunu böyle dönemlerde yapmak çok ilkesel davrandığımız konusunda daha sağlam bir kanaat oluşturur."
AK Parti üst yönetimi tarafından “Süreç hızlı ilerledi, PKK gerektiği gibi silah bırakmadı, örgüt adım atmadı, hukuki zemin için yasal düzenleme hazırlığı bakımından kritik eşik aşılmadı” gibi yapılan açıklamalar içinse MHP yönetimi, “süreçte duraksama var” görüşünü paylaştı.
AK Parti yönetimince yapılan açıklamalara karşılık MHP yönetimi, "Terör örgütü PKK’nın silah bırakmasını teşvik edici tutum alınması gerekli" diyor.
MHP yöneticisi bir isim, "Örgüt tarafından bırakılan silahlar var ama arzu edilen seviyede değil. Ancak Türkiye içerisinde silahlı bir yapı kalmadı, burası da kesin. Orta Doğu’nun derinliklerine indiğiniz zaman silah bırakmanın tam ve eksiksiz bir şekilde olmasını beklemek de çok realist bir bakış açısı değil. O yüzden meseleye daha ilkesel boyutta bakmamız lazım" diye konuştu.
Devamında, "Terör örgütü faaliyetlerini durdurma konusunda bir irade gösteriyor mu, bu konuda samimi adımlar atılıyor mu ve bu noktada kendileri de bazı bedeller ödüyor mu?" sorularını sormak gerektiğini söyleyen MHP yöneticisi, eğer PKK’da bu yönde, Bahçeli’nin ifadesiyle “siyasallaşma” yönünde irade olduğuna kanaat getirilirse mutlaka Türkiye’de devlet adına da AK Parti iktidarı tarafından adımlar atılması gerektiğini dile getirdi.
'BEBEK ADIMLAR ATILMALI'
Devlet Bahçeli’nin bugüne kadar neler yapılabileceği konusunda geçmiş açıklamalarını anımsamak gerektiğini belirten MHP yöneticisi, "Tek taraflı olarak bir taraf hep adım atacak, ben bu adımların hepsini gördükten sonra adım atacağım demek böylesi süreçlerdeki gerçekliğe ters. Dolayısıyla birtakım adımlar atıldıktan sonra bunlar küçük adımlar olabilir, bunlar atılabilir. Genel Başkanımız da bazı hamleleri işaret etmişti, bunları hatırlanması beklenebilir. Bu adımlarda tereddüt yaşamamak ki karşı tarafta müzakere eden ve muhatap olan pozisyonundaki onun şevkini kırmamak lazım. Karşı tarafta bu sefer haksız eleştirilere muhatap olduğunu düşünmemeli, bu işi bitirme cesaretini kaybetmemesi önemli. Bölgesel gelişmeler de etkiliyor ama atılacak adımlar için fırsat olarak da görülebilir. Her şey bir anda bitsin gibi bir kanaatimiz yok ama dedik ya bebek adımlar... Bebek adımları atılmalı" diye konuştu.
'TÜRKİYE’NİN BİR ANA MUHALEFETE İHTİYACI VAR VE ŞİRAZESİ KAYMAMALI'
CHP’yle ilgili hukuki süreci de Terörsüz Türkiye süreci ile birlikte değerlendirdiklerini işaret eden MHP yönetimi, CHP seçmenlerince de sürece destek verildiğini ve Türkiye’nin terör örgütü sorunu olmayan bir ülke olması için kritik bir dönemden geçtiği sırada başka siyasi gerilimlerden kaçınmak gerektiği görüşünü aktardı.
MHP lideri Bahçeli’nin daha öncesinde de eğer CHP’yle ilgili bir karar alınacaksa bunun hızlıca alınması gerektiği mesajı verdiğini anımsatan MHP yöneticisi bir isim, "Mesele gecikti. Kanaatimizce davada toplanacak daha fazla delili kalmadı. Bu konuda bir önce karar verilerek, siyaset eliyle yargı programlanıyor algısı engellenmeli. Bir de şu an Türkiye'nin bir ana muhalefete ihtiyacı var. Ana muhalefetin tamamen şirazesinden çıkacak bir noktaya gelmiş olması iktidara da zarar verecektir. Yani dengesini kaybetmiş bir muhalefet bir ülke açısından daha tehlikelidir. Onun da kendi düzeninde kendi dengesi içinde yönetilebilir bir durumda olması önemli. Dolayısıyla genel başkanımız işaret ettiği konu bu durumu içeriyor" dedi.
MHP yöneticisi, devamında "Biz kongre süreçlerinde dönen dolapları biliyoruz. Temiz bir kongre değil. Meşru bir seçim değil kanaatimizce fakat bunun tespiti yönünde çok zaman geçti" görüşünü de dile getirdi.
"Mutlak butlan" şeklinde karar alınmasını hukukta "yok hükmünde" sonuçlar yarattığı için çok ciddi hukuki bir yaptırım olarak görmek gerektiğini anlatan MHP yöneticisi, "Bu karar, ilgili tarihten sonra bütün hüküm ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde netice doğurması itibariyle hukuk güvenliği açısından da bazı sorunları beraberinde getirebiliyor. O açıdan çok tercih edilebilecek şeyler değil. CHP içerisinde bu karara yatırım yapan ciddi bir kitle var. CHP kendi içerisinde bir meseleyi bitiremediği için sorunlar biraz da oradan kaynaklanıyor. CHP’nin kendi içinde hazır silahları, şarjörleri dolu bir şekilde bekleyenler var. Böyle olduğu için de zaten tartışma devam ediyor. Yoksa sadece iktidar yönüyle devam edecek olsaydı bu kadar uzun süremezdi" dedi.
'CHP’DEKİ GELİŞMELER DEĞİL SÜREÇ GÜNDEMDE OLMALI'
Peki MHP yönetimi açısından CHP’yle ilgili mutlak butlan tartışması ile süreç arasında nasıl bir ilişki var?
MHP yöneticisi, bu konuda, "Abdullah Öcalan’ın statüsü veya süreçle ilgili neyin kastedildiği konusunda devletin içerisinde tedirgin olan veya biraz farklı bakanlar mümkündür, olabilir. Ancak sessiz kalmak sürece fayda vermez. Başka gündem maddeleri bunun önüne geçip de, işte CHP’nin içerisindeki bazı magazinel gelişmeler, şunlar bunların Türkiye'de bu gündemin önüne geçmesi pek fayda sağlamıyor. Çünkü Terörsüz Türkiye gündemde olmalı" diye konuştu.
AK Parti yönetimindeki "Süreç hızlı ilerledi" görüşünün aksine MHP yönetimi ise "Bunu değerli kılan hızlı ve netice alır şekilde gidilmesidir. Biz bunun kıymetli olduğunu söylüyoruz. 'Duralım bir nefes alalım' dediğiniz zaman seni dünyada kimse kendi başına bırakmaz" görüşünü ifade etti.
MHP yöneticisi, "Kolombiya’daki terör örgütüyle yapılan müzakeredeki gibi… Onların etrafında İsrail, onların etrafında İran, onların etrafında Suriye yok. Veya Sri Lanka'daki bir terör örgütüyle Sri Lanka Devleti'nin yaptığı müzakeredeki gibi ‘Biz birkaç yıl daha düşünelim’ diyebileceğimiz bir lüksümüz de yok. Türkiye'nin bu işleri hızlı yapması lazım. Dönem böyle bir dönem, coğrafyadaki gelişmeler de bunu gösteriyor. Bu biraz ipe un sermek gibi..." dedi.
Kaynak:Yıldız Yazıcıoğlu