Çerçeve yasa TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi!

"Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" adı verilen 12 maddelik teklif, 12 saate yakın süren görüşmelerin ardından tarihî TBMM Genel Kurul görüşmelerinde kabul edildi.

GAZETE PENCERE - "Terörsüz Türkiye" adıyla yürütülen çözüm süreci için hazırlanan çerçeve yasa teklifi komisyonda kabul edildi.

Resmi adı "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" olan tasarının, TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmeleri başladı. MHP'li TBMM Başkanvekili Celal Adan yönetimindeki oturumda ilk olarak 20 milletvekili yerinden söz alarak, birer dakikalık konuşma yaptı.

Adan daha sonra partilerin grup başkanvekillerine söz verdi.

Yeni Yol Parti Grup Başkanvekili Bülent Kaya, İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül partileri adına konuştu.

ÇERÇEVE YASA MECLİS'TEN GEÇTİ

Çerçeve yasa, TBMM'de kabul edilerek yasalaştı. Söz konusu oylamaya 562 milletvekili katıldı. 467 "evet", 87 "hayır" ve 7 "çekimser" oy ile yasalaştı.

Söz konusu çerçeve yasaya AKP'den 268 milletvekili evet oyu verdi, 9 milletvekili ise katılmadı.

YENİ Parti'den 35 milletvekili evet derken, 54 milletvekili ret oyu verdi, 2 milletvekili ise oylamaya katılmadı.

DEM Parti'den 55 milletvekili kabul oyu verirken, 1 milletvekili katılmadı.

MHP'den 44 milletvekili kanun teklifine ilişkin eve oyu verdi, 2 milletvekili oylamaya katılmadı.

CHP'de 29 milletvekili evet oyu verdi, 2 milletvekili ret oyu verirken, 14 milletvekili oylamaya katılmadı.

İYİ Partili vekillerin tamamı, 29 milletvekili ret oyu verdi.

Yeni Yol Partisi'nden 16 milletvekilli kabul oyu verirken, 3 milletvekili çekimser oy kullandı, 1 vekil oylamaya katılmadı.

Bağımsız vekillerden 7'si kabul, 1'i ret oyu verdi, 2'si oylamaya katılmadı.

HÜDAPAR'ın tamamı, 4 vekil, kabul oyu verdi.

YRP'nin tamamı, 4 vekil, çekimser oy kullandı.

TİP'in tamamı, 3 vekil, kabul oyu verdi.

Demokratik Bölgeler Partisi'nin tamamı, 2 vekil, kabul oyu verdi.

EMEP'in tamamı, 2 vekil, evet oyu verdi.

Demokrat Parti'nin tamamı, 1 vekil, ret oyu verdi.

DSP'nin tamamı, 1 vekil, kabul oyu verdi.

Saadet Partisi'nin tamamı, 1 vekil, kabul oyu verdi.

Oylama sonucunun okunmasının ardından Genel Kurul'a hitap eden TBMM Başkanvekili Celal Adan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye teşekkür etti. Bahçeli'nin "Terörsüz Türkiye" idealinin mimarı olduğunu belirten Adan, "Emperyalist senaryolar bozulmuş, Türk ve Türkiye Yüzyılı fikriyatı hayata geçmiştir. Allah Türkmen Beyimizi başımızdan eksik etmesin" diye konuştu.

Adan, sürecin devlet politikası haline gelmesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da önemli rolü bulunduğunu belirterek, Erdoğan'a teşekkür etti.

TBMM'nin de "Terörsüz Türkiye" idealine yönelik tarihi katkılar sağladığını ifade eden Adan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başta olmak üzere grup başkanları, grup başkanvekilleri ve milletvekillerini tebrik etti.

ÖZGÜR ÖZEL SÖZ ALDI

AK Parti, CHP, DEM Parti ve İYİ Parti'den sonra YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel söz aldı.

Özgür Özel, konuşmasına ülkenin bölünmez bütünlüğünün kırmızı çizgileri olduğunu söyleyerek başladı. Özel, "korku üzerine devlet inşa edilmeyeceğini" ifade ederek, "Kürt sorununa seçim takvimine bakarak konuşmadıklarını, işine geldiğinde çözüm diyen işine gelmediğinde terörist diyenlerden olmadık. Bu mesele siyasetle çözülmelidir" ifadesini kullandı.

Özel'in konuşmasının satır başları şöyle:

"Biz işine gelince Dolmabahçe’de Sırrı Süreyya Önder ile görüşen işine gelmediğinde cezaevine atanlardan olmadık.

3 kişinin bildiği metin diye bir metin Meclis’ten gizlenmiş bir panikle bu sürece gelindi. Komisyonda itiraz eden vekillerin üzerine yürümeye kadar iş vardı.

Toplumsal uzlaşma yangından mal kaçırır gibi buraya getirilemez. Açıkça ifade etmek istiyorum. Bu teklife “Hayır” deme hakkı en çok olan siyasi parti kimdir diye sorsalar buna YENİ Parti denir.

Süreç devam ederken ağır saldırılara biz maruz kaldık. Partimize butlan atandı, adayımız tutuklandı. En temel insan haklarımız ihlal edildi. Düşman hukuku ile muhatabız.

Yerel seçimleri kaybettiği için siyasi rekabeti rafa kaldıranlarla, darbe süreci yaşayan bizleriz. Günlerdir eleştiri ve tepki alan da biziz. Yarın bu ülkeyi yönetecek olan da biziz. Bu sürece hayır deme hakkı en çok bizde.

Ama bu halkın barış umutları da bizde.

"İKTİDARA GÜVENMİYORUZ"

Bu süreçten sonra siyasete dahil olma meselesi bile bugün ki yürütmenin elinde koz olarak tutulacak. Biz AK Parti'nin sicilini unutmuş değiliz. 40 yılın 25 yılı AK Parti döneminde. Binlerce şehit toprağa düştü. AK Parti bugünden daha güçlü olduğu zamanlarda bile bunu çözmek istemedi. Bir dönem açılım dedi sonra seçim hesabı ile masayı devirdi. Birlikte oturduğu siyasetçileri cezaevine gönderdi. Dün el sıkıştığı insanlara terörist dedi. AK Parti bu meseleyi parti çıkarlarının önüne getirmedi.

Erdoğan'ın tek kaygısı kendi koltuğudur. AK Parti samimi değildir. Barıştan nemalanmak istiyorlar. Erdoğan barış umutlarını heba etmek isteyen taraftır. YENİ Parti ona bu fırsatı vermeyen taraftır. Biz böyle iktidarın samimiyetine güvenmiyoruz. Yurttaşların sesini duyuyorum. Bunları yaşatanlara nasıl destek vereceksiniz diyenleri anlıyorum. Bu durumu bu iktidara bırakmayacağız. Bu parti kendi hakkını milletin barış hakkının önüne koymayacak.

Erdoğan'ın başaramadığı adaleti, barışı da biz sağlayacağız. Bu iktidar koltuktan başka bir şey düşünmüyor. Barışın sahibi demokratlardır. Barışın sahibi milletin ta kendisidir. Biz insanca yaşayacağımız Türkiye'ye inanan kişileriz. Asıl hedefimiz demokratik çözümdür. Bu milletin umudunu siyasi hesaplara ezdirmeyeceğiz. Bugün silah faslını kapanması için kapı aralanıyor biz bunu kapatmayacağız. 7. madde önemlidir. Kayyım uygulamaları son bulmalı, AYM ve AİHM kararları uygulanmalı. Bu maddede Cumhur İttifakı'nın da bunda imzası var takipçisi olacağız.

Millete güvenerek bu metne değil, vekillerin göstereceği duruşa güvenerek bir sorumluluğu üstleniyorum. Ben ve yönetici arkadaşlarım bu yasaya "Evet" diyeceğiz. Vekilller ise tabanlarına göre karar verip öyle oy kullanacak. YENİ Parti olarak yeni nesil bir siyaset yürütmek istiyoruz."

MECLİS'TE YAŞANANLAR ŞÖYLE:

GÜL: BUGÜN SEVR'İ DEĞİL ANAFARTALAR'I HATIRLIYORUZ

İYİ Partili Turhan Çömez'in konuşmasını eleştiren Abdulhamit Gül, "Bugün Anafartalar Zaferi'nin yıl dönümü. Bugün Çanakkale destanını hatırlıyoruz. Orada göğüs göğüse çarpışan Diyarbakırlı, Ağrılı, Karslı, İzmirli, Trabzonlu yiğitlerin nasıl omuz omuza vererek bu aziz millet için şehit olduklarını, aziz millet için bir cumhuriyet, devlet kurduklarına şahit olduğumuz tarihi bir gündür. Başta Anafartalar kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz" dedi.

"Bugün işte Sevr'in yıl dönümüymüş de bugüne getirmişiz. Bugün bizim için anlamlı olan gün Çanakkale'de destanı yazılan Anafartalar destanıdır, Çanakkale ruhudur" diyen Gül, "Nasıl bin sene önce Sultan Alparslan'la bu kapılar hep beraber açıldıysa kıyamete kadar Çanakkale'de omuz omuza şehit olmuşların kardeşliği için yapılan bir mücadeledir. Sevr emperyalistlerin projesiydi. Bugün gazi Meclis emperyalistlerin kardeşliğimizi bozma çabasını da çıkaracağı kanunla paçavraya çevirecektir" ifadelerini kullandı.

ÇÖMEZ: ÇANAKKALE'DE TERÖRİSTLER YOKTU, ANADOLU ASLANLARI VARDI

Gül'e sert tepki gösteren Turhan Çömez ise "Siz Çanakkale'de birlikteydik diyorsunuz ya ama bizim aramızda, Çanakkale'de hainler yoktu, teröristler yoktu, bu ülkeyi bölmek isteyenler yoktu, arkasındaki emperyalistler yoktu. Orada gecesini gündüzüne katan, canını feda eden Anadolu aslanları vardı. Onu istismar etmeyin" dedi.

Çanakkale'nin emperyalistlere karşı verilmiş bir mücadele olduğunu vurgulayan Çömez, "Google'a bakarak öğrendiğiniz tarihle hareket etmeyin. Bugün 10 Ağustos ve Sevr'in imzalandığı gün. Size söyledik, yapmayın bu tarihi dedik. Çünkü alçak terör örgütü yapmış olduğu toplantıda biz Sevr için geldik buraya diyor. Bir tek laf söylemediniz. Öyle Google'a bakarak tarihleri araştırıp konuşmayın. Çanakkale'de hep birlikteydik, elbirliğiyle mücadele etti. Ama yanımızda teröristler yoktu, ihanet edenler yoktu. Biz Çanakkale'de emperyalistlere karşı mücadele ettik" şeklinde konuştu.

İYİ PARTİ'NİN ÖNERGESİ REDDEDİLDİ

Daha sonra İYİ Parti'nin, Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle çerçeve yasa teklifinin görüşülmemesini talep eden önergesi görüşüldü.

İYİ Parti teklifin hukuk devlet, Anayasa'nın üstünlüğü, kanun önünde eşitlik, suç ve cezaların kanuniliği, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri bakımından Anayasa'ya aykırılık taşıdığını belirtti. Konuşmaların ardından yapılan oylamada önerge reddedildi.

AK Parti'nin, çerçeve yasa görüşmelerinin tamamlanmaması halinde Meclis'in 13 Ağustos'a kadar çalışmaya devam etmesi dair önergesi kabul edildi. Oylamanın ardından birleşime ara verildi.

SAADET PARTİSİ'NDEN ŞARTLI DESTEK

Ara sonrasında kanunun tümü ve komisyon raporunun görüşmelerine geçildi. İlk konuşmayı Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan yaptı. Kürt sorunu konusunda geçmişte raporlar hazırladıklarını belirten Arıkan, şunları söyledi:

"Bizler ne tek tipçi jakoben anlayışa teslim olduk ne de küresel güçlerin ülkemiz üzerindeki oyunlarını görmezden geldik. Terörsüz Türkiye adı verilen süreçte kaygılarımızla birlikte beklentilerimizi de paylaştık. Bizim için mesele sadece kanun teklifine evet ya da hayır demekten ibaret değil. Asıl mesele Türkiye'nin kendi sorunlarını kendi milletiyle, meclisiyle çözebilme iradesidir. Yanlış gördüğümüz noktaları ifade etmekten vazgeçmeyeceğiz. Ancak kaygılarımızın bizi yeniden çatışma ve kutuplaşma siyasetine sürüklemesine izin vermeyeceğiz. Bu nedenle toplumsal dayanışmayı, kardeşliği, hukuku, millet iradesini ve ortak geleceği güçlendirecek bir anlayışla bu sürece destek veriyoruz. Bu destek herhangi bir siyasi aktöre koşulsuz bir destek değildir. İktidarın bütün uygulamalarına verilmiş bir onay da değildir. Kanun teklifinin her maddesine bir kefalet de değildir. Bizim desteğimiz Türkiye'nin meselelerini Türkiye'nin iradesiyle çözebilme çabasınadır.

Biz terörün sona ermesine, silahların susmasına, kardeşliğe, hak ve özgürlüklere, hukukun üstünlüğüne evet diyoruz. Ancak şiddetin meşrulaştırılmasına, millet iradesinin devre dışı bırakılmasına, kapalı kapılar ardında yürütülen süreçlere, yeni vesayet anlayışlarına hayır diyoruz. Saadet Partisi çerçeve yasaya şartlı bir destek sunmaktadır."

DERVİOĞLU: AMAÇ ERDOĞAN'IN ÖMÜR BOYU CUMHURBAŞKANI OLMASI

Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen'in ardından İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu kürsüye geldi.

PKK'nın silah bıraktığını doğrulanması gerektiğini belirten Dervişoğlu, "Önce silahın toplanıp imha edilmesi, sonra komuta kademesinin fiilen çözülmesi ve ancak bunlardan sonra hukuki adımların atılması gerekir. Dünyadaki hangi örneklere bakarsanız bakın yasal düzenleme ve ceza indirimleri silahsızlanmadan önce yapılmamıştır" dedi.

"Biz bir terör örgütünün silahsızlandırılmasına ve tasfiyesine itiraz etmiyoruz. Ama yaptığınız bu değildir" diyen Dervişoğlu, "Bizim itirazımız bu düzenlemeyle Meclisimizin tek adam rejiminde zaten yıpranan itibarının yerle yeksan edilmesidir. İmza atanlara ve oy vereceklere soruyorum: Denetleyemeyeceğiniz hatta yürürlüğe bile girmesini sağlayamayacağınız bir yasayla tek bir kişiye daha fazla yetki ve daha az sorumluluk verdiğinizi anlamıyor musunuz?" ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu'nun konuşmasından başlıklar şöyle:

"SÜRECİN ADI BÜYÜK BİR KALKIŞMADIR"

-Sürece kim, ne ad verirse versin; bizim için bunun adı milli kimliğimize, cumhuriyetimize karşı girişilen büyük bir kalkışmadır. Sürekli Kürt sorunu dediğiniz ama altını bir türlü dolduramadığınız mesele var ya, işte siz sorunun öznesi yaptığınız Kürtleri, PKK ile eşitlemeye çalıştığını için bu bir kalkışmadır.

-Terörsüz Türkiye diye yola çıkıp, İmralı'daki müebbetlik hükümlüyü Kürtlere kayyum atamaya çalıştığınız için bu bir kalkışmadır. Derdiniz etnik ayrımcılığın hukukileşmesinden başka bir şey değildir. Çünkü siz cumhuriyetin kanunla eşitlediği Kürt'ün değil imtiyazlarını kaybeden ağaların, din bezirganlarının yoldaşısınız.

-Amaç Sayın Erdoğan'ın ömür boyu cumhurbaşkanı kalabilmesinin önünü açmaktır. Erdoğan'ın dünya liderliğinden, Trump'ın dostluğundan bahsediyorlar. Trump'ın diğer dostu Netanyahu'nun emellerini anlatıyorlar ve onlara karşıymış gibi davranıyorlar. Türk milletine ve Orta Doğu'ya yeni bir kölelik rejimi öneren sömürge valisi kılıklı büyükelçinin demeçlerini kendi sözleriymiş gibi tekrarlıyorlar.

"KANUN TERÖRİSTLERDEN BAŞKA KİMİN İŞİNE YARIYOR"

-Sorarım size, Öcalan denen katilin ortaklığına muhtaç kalınan bu işten ne hayır çıkar Allah aşkına? O katili makbul bir siyaset gurusu gibi yanınıza monte etmiştir. Bu kanun teröristlerden başka kimin işine yarıyor düşündünüz mü?

-İlk günden beri söylüyorum, bu memleketin hiçbir evladını kendimden ayrı görmüyorum. Kim neyin hesabını yaparsa yapsın, ben sadece doğuda değil Ankara'nın batısında yaşayan milyonlarca Kürt kardeşimin de hakkı ve hukuku için bir savunma hattı oluşturuyorum. Kardeşliği, hukuku, adaleti cumhuriyeti ve değerlerini savunuyorum.

-PKK silah bırakmıyor, yöntem değiştiriyor. İktidar ortakları da 3-5 oy uğruna, ömür boyu başkanlık uğruna bu kirli oyunu terörsüz Türkiye diye pazarlamaya çalışıyor. Terör bitmiyor bir yerde silahlanıyor, bir yer devletleşiyor.

"İHANETİN ZAMAN AŞIMI YOKTUR"

-Kanunu hazırlatan, dikte eden, kararı da Meclis'e aldıran Cumhurbaşkanı'nın sorumluluğu var mı? Yok! Millete de adalete de ne cevap vereceksiniz? Siz bunu da düşünmüşsünüz, 10. maddeyle görev yapan herkese mutlak bir sorumluluk zırhı giydiriliyor. Hatırlayınız, 12 Eylül darbecileri anayasaya bir madde koyup kendilerine koruma kalkanı yaptılar. Devran değişti, 40 yıl sonra da olsa ceza aldılar. İhanetin zaman aşımı yoktur.

-Biz bu teklife hayır diyeceğiz. Tarihin doğru yerinde duracağız. Milletimizin huzurunda namusumuz ve şerefimiz üzerine ettiğimiz yemine sadık kalacağız.

CHP'DEN KANUNA DESTEK

Müsavat Dervişoğlu'nun ardından CHP grubu adına Kars Milletvekili İnan Akgün Alp konuşma yaptı.

Kanuna destek verdiklerini söyleyen Alp, "CHP olarak tarihin omuzlarımıza yüklediği sorumluluğun bir gereği olarak, bu tarihi süreçte yalnızca destek veren değil sorumluluk alan, öncülük eden bir anlayışla hareket edeceğiz" dedi.

"Yeni sürece dahil olan herkese içtenlikle başarı ve sabır diliyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" diyen Alp, "Yeni dönemde gelişen birlikte yaşama anlayışı kronikleşmiş krizlere ve kan dökülmesine son verebilir; bunun sürdürülebilir olmasını umut ediyoruz. Bilinmelidir ki barış ve refah iklimi ancak özgür bir ülkede yeşerir. İnşallah ülkemiz silah ve şiddetin gölgesinden kurtulacak, barış ve refah içerisinde olacaktır. Görüşülmekte olan yasanın barış ikliminin oluşmasına vesile olacağını umut ediyoruz. Bu umudu bugüne kadar canlı tutan, adalet, özgürlük ve hakikat arayışından asla vazgeçmeyen, onurlu bir barış için bedel ödeyen herkesi saygıyla anıyorum. Hayatını kaybeden tüm şehitlerimizi minnet ve saygıyla anıyor, onlara Allah'tan gani gani rahmet diliyorum. Vatan, kahraman şehit ve gazilerimize minnettardır" ifadelerini kullandı.

FETİ YILDIZ: TERÖRÜ TARİHİN ÇÖPLÜĞÜNE GÖNDERMEK ÜZEREYİZ

CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı'nın da konuşmasının ardından MHP adına Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız kürsüye geldi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve komisyon üyelerine teşekkür eden Yıldız, "Terörü tarihin karanlık çöplüğüne göndermek üzereyiz" dedi.

"Terörsüz Türkiye vizyonu, salt bir güvenlik politikası olarak görülmekten ziyade devletin bekası, iç cephenin güçlenmesi, hukukun üstünlüğü, demokratik katılım, toplumsal dayanışma ve ekonomik kalkınmayı kapsayan bir devlet politikasıdır" diyen Yıldız, PKK'nın kendini feshetme kararı aldığını hatırlattı.

Silahlı yapıların ortadan kaldırılmasını hedeflediklerini söyleyen Yıldız, "Terörsüz Türkiye sürecinde büyük bir rıza üretilmiş ve süreç aziz milletimiz tarafından sahiplenilmiştir. Terörsüz Türkiye barış ve huzur demektir, demokrasi demektir. Temel amacımız silahlı yapılanmaların ortadan kaldırılması ve demokratik siyaset alanının güçlendirilmesidir" diye konuştu.

Kanunun özel af olduğu eleştirine yanıt veren Feti Yıldız, "Teklif mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme niteliğinde değildir. Bazı arkadaşlarımız maalesef kanunun gerekçesini okumadan bunun bir af olduğunu iddia edecek kadar gerçekten uzağa düşmektedir" ifadelerini kullandı.

BAKIRHAN SÖZ ALDI

Yıldız'dan sonra DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan söz aldı. Yasa tasarısı hakkında görüşlerini Genel Kurul'a sundu. Bakırhan, "yeni bir tarihin önü açılıyor" ifadelerini kullandı. Bu yasa taviz değildir, yenme ve yenilme değildir diyen Bakırhan, "Türk kardeşlerime sesleniyorum. Bu süreçte sizden eksilen bir şey yoktur. Bu süreç Türkiye'yi refaha kavuşturacak. Ülkenin bütünlüğünü tartışmaya açmıyoruz. Bu ülkeyi bölünmeye yaklaştıran şey çatışmadır. Kürtler ayrılmak istese burada olmazdık. Vatan ortaktır." ifadelerini kullandı.

GÜLER: EN BÜYÜK YALANLARDAN BİRİ

AK Parti adına ise AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler kürsüye çıktı.

"Ben biraz önce çok üzüldüm. Efendim bu kanunu 3 kişi biliyormuş" diyen Güler, "Büyük yalanlar var ya, ben de aynen öyle diyorum. Bugüne kadar duyduğum en büyük yalanlardan biri. Bu kanunu 3 kişi biliyormuş, duymayanlar da duysun. Raporumuz aleni internet sitesine giren herkes görür. Büyük yalanlardan biri budur. Kardeşim raporu okumazsan kimse bilmez" şeklinde konuştu.

Eksikleri olabileceğini belirten Güler, "Bir daha bu topraklarda silah ve şiddet üzerinde bir meselenin, ağır ekonomik sonuçlarıyla berabere yaşanmamasını istiyoruz. Tüm kapasitemizle çözmeye çalışıyoruz. Eksiğimiz olabilir. Her şeyi dörtlük yapıyorum, bir her şeyi en iyi biliriz tavrı var" dedi.

Güler'in sözlerinin ardından gruplar adına konuşmalar bitti.

MURAT EMİR'DEN YANIT: METNİ KENDİ GRUBUNUZDAN DAHİ GİZLEDİNİZ

YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir söz alarak Abdullah Güler'e yanıt verdi.

"Komisyon raporundan cümleler okudu, bu raporu hep birlikte yazdık" diyen Emir, "Yasal çerçeveyi belirlemeyi komisyonla yapmadınız. Böyle yapmadığınız gibi Türkiye'de yaşayan herkes gördü ki, bunu büyük bir gizlilikle yaptınız. 3 kişi diyen var, 5 kişi diyen var, başka yerlere gidip gelindiği görüldü. Siz öyle söyleyin, biz gördüklerimizi söylüyoruz" ifadelerini kullandı.

Komisyonda ve kanun görüşmelerinde teklifler verdiklerini belirten Emir, şunları söyledi:

"Buradan baktığınızda, sizin kendi milletvekillerinizden dahi sakladığınız, basıp veremediğiniz, kimsenin önüne koyamadığınız, gelip bir gün önce anlattığınız bir metinden bahsediyoruz. Burada görmeden imzalayanlar var. Siz bu metni herkesten, kendi grubunuzdan dahi gizlediniz. Buna herkes tanık olduk.

Gelin katkı verin, verdik! Komisyonda da verdik. 7 bölümle ilgili bir sürü madde teklifinde bulunduk. Neredeydiniz, niye duymazdan geldiniz? Komisyonda 13 saat görev yaptık, bir virgülünü bile değiştirtemediniz. Böylesine talimatlandırılmış bir yasadan bahsediyoruz.

Sadece eleştiriyorlar diyorsunuz eleştireceğiz tabi. Her yerinden dökülen, özensiz, ceza hukuku sistematiğini alt üst eden bir yasa. Siz hazırlayın gelin diyorsunuz. Bunu da yapabilirdik hep birlikte. Ama siz hükümetsiniz. Bu yasanın etki analizini önümüze koyamadınız daha."

Daha sonra şahsı adına söz isteyen vekillerden ilk olarak AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, konuşma yaptı. YENİ Yol Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici'nin konuşmasının ardından birleşime ara verildi.

Aranın ardından milletvekillerinin kanunu hazırlayan komisyona soruları alındı. Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel sorulara yanıt verdi.

Teklifin tamamı üzerindeki görüşmelerin sonrasında maddelere geçildi.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar