Olan biteni bir de komünistlerden dinleyin: Epstein Adası da Bebek Oteli de aynı gerçeğe işaret ediyor

Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan “Bebek Oteli’nden Epstein adasına, gördüğümüz manzaranın kaynağı aynıdır” diyerek gündeme ilişkin açıklamada bulundu.

Olan biteni bir de komünistlerden dinleyin: Epstein Adası da Bebek Oteli de aynı gerçeğe işaret ediyor

GAZETE PENCERE- ABD Adalet Bakanlığı’nın Jeffrey Epstein soruşturması kapsamında yayınladığı milyonlarca sayfalık yeni belge, finans dünyasından teknoloji devlerine ve kraliyet ailesine uzanan ilişkiler ağını bir kez daha gündeme taşıdı.

Cuma günü Adalet Bakanlığı sitesinde yayımlanan belge paketi üç milyon sayfa, 180 bin fotoğraf ve 2 bin video içeriyor.

Belgelerde Epstein'in ünlü isimlerle yazışmaları ve milyarder hakkında FBI ya da diğer kurumlara yapılan ihbarlar yer alıyor.

Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan “Bebek Oteli’nden Epstein adasına, gördüğümüz manzaranın kaynağı aynıdır” diyerek gündeme ilişkin açıklamada bulundu.

Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan’ın sosyal medyada yayınladığı açıklaması şöyle:

“Bebek Oteli’nden Epstein adasına, gördüğümüz manzaranın kaynağı aynıdır. Kapitalizm çürütmektedir. Doğayı, kentleri, kamusal alanı, hatta bir bütün olarak ülkeleri ve de çocukları yok etme “hakkı”, insanlar arası eşitsizliklerin doğal görülmesinin sonucudur. Çok küçük bir azınlığın milyarlarca insanın sefaleti karşılığında çok büyük servetler elde etmesi sorgulanmadığında o servet sahiplerinin her ama her konuda “serbest” kalması kaçınılmaz olur.

Dolayısıyla sorun, kişisel çürüme ya da ahlaksızlık değil, topyekun çığrından çıkmadır. Tamamen sınıfsaldır. İnsanlar arası eşitsizlik meşrulaştığı andan itibaren yokuş aşağı yuvarlanılır. Ve burada da en önde bizzat bu eşitsizliklerin sorumlusu olan sınıfı görürüz. Çünkü onlar “özgür”dür. Allayıp pulladıkları “demokrasi”leri de çürümüştür.

İnsanları iyi ya da kötü olarak tasnif etmek yerine insanlığın iyi ve gelişkin taraflarının nasıl güçlendirileceğini düşünmek gerekir. Kapitalizm insanı bu anlamda yok oluşa doğru götürmektedir. Kapitalizmi sorgulamayan, onu yıkmaya çalışmayan hiçbir “ahlak” ya da “inanç sistemi” bu yok oluşu durduramaz, çürümenin dışında kalamaz.

Çürüme o kadar derindir ki, kapitalizmsever aydıncıklar panik içinde “liberalizm bu değil” demekte, sermayenin bir reforma ihtiyacı olduğunu vaaz etmekte, hatta daha da ileri giderek bu çürümenin köklerinin Sovyetler Birliği’nde olduğunu ileri sürerek saçmalamaktadır.

Kapitalizm reforme edilemez. Tekrar ediyorum, insanlar arası eşitsizliği kabul ediyorsan, çocuk istismarcılığına karşı güçlü bir duruş geliştiremezsin! Kapitalizm, liberalizm tam da budur.

Sovyetler Birliği ise bütün hatalarına rağmen, 70 yıl boyunca kapitalizmi dizginledi, ona ayar verdi, onu tehdit etti. Bu karşı ağırlık ortadan kalktı, dünyanın çivisi tamamen çıktı. Bugün rasgele SSCB’den günlük yaşamla ilgili bir belgeseli, bir konseri açın. Altında binlerce yorum görürsünüz. Tacikistan’dan, Azerbaycan’dan, Kazakistan’dan ve elbette Rusya’dan. “Nerede o eski insanlar” diye başlayan, “dayanışma vardı, saygı vardı, çocuklar özgürdü, neşeliydik, kaygı yoktu” diye devam eden ve “bizi kot pantalon ile aldattılar, bunu anladığımızda çok geç oldu” diyen yorumlar bunlar. Her şey mükemmel değildi ama bugünkü kabustan çok farklı bir gündelik yaşam söz konusuydu. Böyle demekteler.

Bizim dediğimiz tam da budur. İnsan gelişecekse, aç kalmamalı, cahil kalmamalı, evsiz kalmamalı, işsiz kalmamalı, uyuşturucudan, borç batağından, kumardan, savaştan, ırkçılıktan, çetelerden uzak tutulmalı.

Sömürüldüğü andan itibaren bunları unutun. Tek tek kaldıklarında insanların bu orman kanunlarının egemen olduğu bir dünyada “doğru yol”u bulmaları gerektiği inancı yobazlıktır ve zaten yalandır. Tek kalmamak örgütlülükle mümkündür, örgütlülük de sömürüyü ortadan kaldırma hedefine odaklanmalıdır.

Epstein Adası da Bebek Oteli de aynı gerçeğe işaret etmektedir. Ha, dileyen “vay sapıklar vay” diye söylenmeye devam edebilir!”

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar