Özgür Özel'den yeni parti iddialarına yanıt: Partiyi terk etmeden iktidara yürüyeceğiz
Yeni parti iddialarına yanıt veren CHP lideri Özgür Özel, "Zaten yeni bir parti var ama en kötü senaryoda kullanmak üzere. Bunun adı CHP’yi aşan bir büyük iktidar yürüyüşü. Ama bunu partiyi terk etmeden yapacağız" dedi.
ANKARA - CHP lideri Özgür Özel, hakkındaki yeni fezleke ve olası operasyonel süreç ile ilgili "Kendisi için endişe duyan CHP Genel Başkanlığı’na soyunmaz ama çok partili siyasal düzenin geleceği, kamu düzeni ve Türkiye demokrasisi açısından endişem var. Yoksa ben içeriden de dışarıdan da izlesem buna gönlüm dayanmaz" dedi.
Özgür Özel, dün akşam Meclis’te gazetecilerle sohbetinde gündemdeki tüm konularda soruları yanıtladı.
CHP’yi hedef alan mevcut süreçte kendisi başta olmak üzere CHP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılması ve tutuklama kararları verilebileceği iddiasını yorumlayan Özel, kişisel olarak dokunulmazlığıyla ilgili endişe yaşamadığını vurguladı.
Özel, "Zaten kendisiyle ilgili endişe duyan CHP gibi bir partinin genel başkanlığına soyunmaz. O yüzden kendimle ilgili herhangi bir endişem yok ama Türkiye'de çok partili siyasal yaşamın geleceği açısından endişem var. Endişem Türkiye demokrasisi açısından, kendim açısından bir şey yok" dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu ve onunla birlikte tutum alan Parti Meclisi üyeleri ve milletvekillerini “butlan kadroları” olarak tanımlayan Özel, "Butlan yönetimi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile Adalet Bakanlığı tandem oynuyorlar. Birinin sıkıştığı yere diğeri oynuyor" diyerek, olağanüstü kurultay için imza toplanmaya başlanması üzerine savcılıkça delegeler aleyhine inceleme başlatılmasına dikkat çekti.
Olağanüstü kurultay için dün saat 18.00 itibariyle 804 imza toplandığını açıklayan Özel, karşısında “meşru siyasi rakipler” olmadığını belirterek, Kurultay’ın “tedbir kararı” gerekçesiyle toplanamayacağı iddiasına karşı Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) açık kararı bulunduğunu ve tüm hukuki yolları kullanacaklarını işaret etti.
"SOKAĞA RAĞMEN SİYASET OLMAZ, KEMAL BEY MYK’SINI HER SABAH YOKLAMALI"
"Sokağa rağmen siyaset olmaz” diyen Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’nun MYK’sıyla ilgili ise "7 kişilik MYK açıklayacağım diye yola çıkıp 19 kişilik MYK açıklıyorsan MYK'ndaki insanları MYK yapmasan yanında tutamıyorum demektir. 19'a çıktıysa 12 tane oynayan parça var demektir. Uçak mühendisleri bilir; her uçuştan önce bütün parçaları yoklamalı. Kemal Bey her sabah parçaları yoklaması lazım" diye konuştu.
Özel, ayrıca "Bir butlancı, herhangi bir zaman geçince vatandaş benimle empati yapar, sempati duyar diye beklemesin" görüşünü de vurguladı.
"Parti zaman kaybediyor. Ama şu anda zemin ve kan kaybetmiyor. Niye? Çünkü Özgür Özel arkadaşları bu olacak kamuoyu desteğiyle birlikte partinin içindeler. Grup toplantısı yapıyor. Otobüsün üstünde, sokakta ve buradayız diyor. Ana senaryo ise, biz gideceğiz ve CHP markası, logosu sonuçta çok önemli bir değer buraya kalacak. Burası öyle bitecek" diyen Özel, yeni parti çatısı altında siyaset yapılmasını en son seçenek olarak gördüğünü söyledi.

CHP’yi aşan bir büyük yürüyüş, iktidar yürüyüşü için yola çıkıldığını kaydeden Özel, "Ama bu partiyi terk ederek değil, partide mücadele ederek yapacağız bunu” diye ekledi. Özel, Kürt siyasi hareketini örnek göstererek sadece tek değil yedekte iki parti hazırlığı da yapıldığı sinyalini verdi:
"Zaten yeni bir parti var, olacak, olmalı ama bu, felaket senaryosu için düşündük. Butlan yaptı, baskın seçim yapıyor veya partinin kongre yapmamasını seçime girme yeterliliğinin kaybı olarak nitelendiriyor. O zaman yeni partiniz yoksa büyük bir şok yaşarsınız. Hazırda bir şeyin olması lazım. O tamam. ‘Butlan geldi, biz başka tarafa gideriz’ yerine, en kötü senaryoda kullanmak üzere. ‘CHP'yi bırakıp bu partiye geçiyoruz’ diye bir başlangıcımız yok. Bunun adı CHP’yi aşan bir büyük iktidar yürüyüşü. Ama bunu partiyi terk ederek değil, partide mücadele ederek yapacağız.
Aslında burada büyük bir fırsat var. Şu anda parti zaman kaybediyor. Çünkü seçim yaklaşıyor her geçen gün. Ben 182 bin tane sandık görevlisi atamışım. Seçimden 2,5 yıl önce. Seçime 2 yıl kala da sandığın programının eğitimini vermişim. Kendi sandığındaki kişileri kapı kapı ziyaret edip seçim zamanında yapılsa, altı ziyaret yapacak, takvimlendirmişim. Şimdi bu iş duracak. Olacak iş değil bu. Parti zaman kaybediyor ama şu anda zemin ve kan kaybetmiyor. Niye? Çünkü Özgür Özel, arkadaşları olanca kamuoyu desteğiyle birlikte partinin içindeler. Grup toplantısı yapıyor, otobüsün üstünde, sokakta ve ‘Buradayız’ diyor."
"TEK ÇIKAR YOK BİR AN EVVEL KURULTAY, AKP’YE MUHALEFET YAPAMAZLAR"
Kılıçdaroğlu’nun önündeki tek çıkar yolun “bir an evvel kurultay” kararı olduğunu vurgulayan Özgür Özel, “Sonuç alınacaksa elbette (Kılıçdaroğlu ile) görüşülür. Sonuç kurultaydır. Sokağa rağmen siyaset olmaz. Ben ‘vazgeçtim’ desem o öfke bana yönelir. Kurultay için tüm yolları deneyeceğiz. AYM kararı var. Bu karara istinaden, Kemal Bey’in toplaması gerekiyor kurultayı. Yargıtay’a başvurduk, tedbir kararına itirazın geri çekilmesisin, ‘Bir hakkın kötü kullanılması’ olduğunu ifade ettik. Yargıtay’ın bir an önce karar vermesi lazım. O kararla bu tıkanıklık aşılır” diye konuştu.
AK Parti yönetimi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “mutlak butlan” kararıyla ilgileri olmadığı yönündeki açıklamalarını da yorumlayan Özel, "Butlan kararında, büyük bir tutarlılık görüyorum. Hükümet, ‘Benim ne alakam var’ diyor, diyor da Adalet Bakanın neden çıkıp da ‘Harika bir karar oldu’ diyor. Mahkeme kararını yok mu sayacaksınız diye soruyorlar" ifadesini kullandı.

"HAYATIMDA İLK KEZ ÖFKE BİRİKTİRİYORUM"
Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel merkezde yaptığı konuşmada “FETÖ’cü ajanlar” ifadesi kullanması üzerine Sabah Gazetesi tarafından yapılan haberlerde kendisini FETÖ'cülerle birlikte gösterme çabasının beyhude olduğunu vurgulayan CHP lideri, "15 Temmuz’da bu Meclis’te nasıl tutum aldığımı herkes biliyor. Birinci yıldönümünde ‘kontrollü darbe, tiyatro değil bal gibi darbe, kanlı darbe’ dedim. FETÖ’nün mağdurları İlker Başbuğ, Ahmet Yavuz, Ahmet Tatar’ın ağzından bunları duyduktan sonra Sabah’ın ağzına daha ne söylenecek?" ifadelerini kullandı.
Özgür Özel, Ankara kulislerinde “kaset” dedikoduları hakkında ise “psikolojik harp yöntemleri” değerlendirmesi yaptıktan sonra “soytarılar” olarak tanımladığı “iftiracılar” ile ilgili “Hayatımda ilk kez bir öfke biriktiriyorum. Ölmüş bir kadına iftira attılar" dedi.
BAHÇELİ’YLE BAKANLAR GÖRÜŞMESİ: DEVLET GELENEKLERİ HATIRLATILDI MI?
Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye gerçekleştirdiği ziyaretle ilgili değerlendirmesi sorulan Özel, MHP liderinden beklentisini ve Gürlek’in CHP’yle ilgili süreçte rolünü şöyle ifade etti:
"Bizim baba ocağına gelmişlerdi pazar günü sabahın köründe. Ümit ediyorum Devlet Bey bu meseleden duyduğu rahatsızlığı ifade etmiştir. Çünkü Devlet Bey'in değerlendirmelerini önemli buluyorum. Bunun dışında Adalet Bakanı ile İçişleri Bakanı aynı gün değişmişti ve eş zamanlı göreve başladılar. Sonra yaşadığımız sürece bakınca da o kabine değişikliğinin bize özel olduğunu anladık.
Ümit ediyorum; Devlet Bey ile görüşmeden sonra bu devletin geleneklerinde olmayan bu tip işler yani yürütmenin doğrudan yargıya karışması... Yani Adalet Bakanı, Cumhuriyet tarihinde ve bence dünya hukuk tarihinde bir mahkeme kararı, yargı kararı açıklandıktan dakikalar sonra yürütmenin bir üyesi olarak çıkıp ‘bunun demokrasi tarihi açısından önemli bir karar olduğu’ gibi karar güzellemesi yapması, değerlendirme yapması bu işin, bu büyük hukuksuzluğun neresinde olduğunu tam olarak söylüyor.
Aslında bu korkunç sürece imzasını atmış oldu. Tarihe o yönüyle geçti. Türkiye'de de, dünyada da örneği yoktur. Kuvvetler ayrılığının, kuvvetler hiyerarşisine, kuvvetler birliğine dönüştüğü noktada imza eseridir o gün yaptığı basın toplantısı."
Kaynak:Yıldız Yazıcıoğlu