Saadet Partisi'nden NATO hazırlıklarına tepki: Utanç verici
Siyasetin gündeminde Ankara'daki NATO hazırlıkları var. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, yapılan hazırlıkların utanç verici olduğunu söyledi.
GAZETE PENCERE - Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Ankara'daki NATO Zirvesi öncesi yapılan hazırlıkların utanç verici olduğunu söyledi.
Yeni Yol Partisi Grup Toplantısı'nda konuşan Arıkan, "Bu iktidar branda iktidarıdır" dedi ve şöyle devam etti:
"Neden branda iktidarı diyoruz? Çünkü bu iktidar, sorunları çözmeyi değil, örtmeyi marifet sayıyor. Sayın Cumhurbaşkanı Hatay’a gidecek branda, Adıyaman’a gidecek branda, şimdi de Trump gelecek diye bütün Ankara brandalarla örtülüyor. EYY Ak Parti’liler, beceriksizliğinizi, ayıbınızı brandalarla örtemezsiniz. 25 yılın sonunda AK Parti iktidarının ülkemizi getirdiği nokta budur.
ADIYAMAN'DAN ÖRNEK VERDİ
Arıkan, Adıyaman'dan getirdiği tütünü göstererek, "Bu elimde gördüğünüz sadece bir tarım ürünü değildir, bu ülkenin alın teridir, hafızasıdır, üretim iradesidir. Bu ülkede AK Parti iktidarından önce 500 bine yakın insan, tütün üretiminden geçimini sağlıyordu. Bugün bu rakam 35 binlere kadar düştü. Peki üretim dip yaparken, tüketim ne olmuş, AK Parti iktidarı döneminde, Türkiye’de yıllık sigara tüketimi 160 milyar adedi aşarak tarihin en yüksek miktarına ulaştı. Faize karşılar, ülke faiz rekoru kırılıyor. Enflasyona karşılar, ülkede enflasyon rekoru kırılıyor. Sigaraya karşılar, ülkede sigara tüketiminde rekor kırılıyor" diye konuştu.
Arıkan, Dünya Emekliler Günü dolayısıyla emeklilerin yaşadığı mağduriyete dikkati çekerek, şunları söyledi:
"'Emekliyi enflasyona ezdirmedik' diyorlar. Hangi enflasyon? Pazarın gerçeğini değil, kağıdın yalanını anlatan o makyajlı enflasyon mu? 2001’in o ağır kriz günlerinde, ‘yazar kasaların fırlatıldığı’ günlerde bile en düşük emekli maaşı asgari ücretin 1,6 katıydı. O oranı bugüne taşıyabilseydik, en düşük emekli maaşı 45 bin lira olurdu. İktidara soruyorum: 45 bin lira nerede, 20 bin lira nerede? İktidara çağrımız şudur: Temmuz ayındayız, gelin bu ay, en düşük emekli maaşını asgari ücrete eşitleyecek kalıcı bir kanuni düzenleme yapalım."
SIKIYÖNETİME HAZIRLIK GİBİ
Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesi yapılan hazırlıklara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Arıkan, şöyle konuştu:
"İktidar, ülkenin bütün sorunlarını bir kenara bıraktı, varsa yoksa NATO diyor başka da bir şey demiyor. NATO için yapılan hazırlıklara bakıyoruz, manzara tam anlamıyla, aziz milletimiz ve devletimiz için utanç verici bir hal aldı. Sırf eylem yapabilirler diye insanlar tutuklanıyor, matbaalara bile, eylemlerle ilgili hiçbir şey basılmayacak diye talimatlar gidiyor, gazetecilere ambargo konuluyor, aziz milletimizin yaşadığı yoksulluk görülmesin diye evler boyanıyor, yol kenarlarına branda çekiliyor. Şimdi biz iktidara sormak istiyoruz, 'Siz birçok kez ABD’ye gittiniz, siz ABD’ye gidince kaç park kapatıldı? Kaç kişi günler öncesinden tutuklandı?' Biz söyleyelim, '0'. Hadi Başkenti anladık, Afyonkarahisar’da ne oldu ne diye yasak getiriyorsunuz? Karabük’te, Mersin’de, Eskişehir’de, Bolu’da, Antalya’da neden yasak koyuyorsunuz? Sizin aklınızdan ne geçiyor? Yoksa memleketi sıkı yönetime mi hazırlıyorsunuz? Siz vatandaşın en tabi anayasal hakkını elinden alacaksınız sonra da kalkıp sivil Anayasa yapacağız teranesi anlatacaksınız… Hadi oradan, hadi oradan, hadi oradan..."
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan'dan "sıkıyönetim" tepkisi
— Gazete Pencere (@gazetepencere) July 1, 2026
????NATO’nun merkezi Brüksel’de. Brüksel’de NATO’yu protesto edebiliyorsunuz ama başkent Ankara’da protesto edemiyorsunuz.
????Hadi burası başkent anladık. Afyonkarahisar'da, Karabük'te, Bolu'da, Antalya'da neden… pic.twitter.com/mLZHlmrrlV
TRUMP HEDİYE ETTİ...
Arıkan, bazı basın yayın organlarında yer alan, "Trump elinde büyük bir hediye paketi ile geliyor" iddialarına yönelik, "Ne varmış paketin içerisinde? KAAN jetlerinin motorları varmış. Yüzde yüz yerli ve milli dediğiniz jetin motorunu neden Trump bize hediye ediyor? Kaportası bizden, motoru Amerika’dan gelen bir jetin kullanım izni, bizde mi, yoksa ABD’de mi olacak? Milletimiz algı değil, gerçekten icraat istiyor. Sadece adı değil, motoru da yüzde yüz yerli, yüzde yüz milli olan Atak Helikopteri, Kaan Jeti istiyor. Kaan jeti için TF35000 motoru çalışmalarını bir an önce bitirin ve ABD’ye muhtaçlığımızı ortadan kaldırın" diye konuştu.
BEKA MESELESİ
"Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hakkında da son derece vahim iddialar gündeme gelmeye başladı" diyen Arıkan, şöyle devam etti:
"İlginç olan bunları bizim medyamızdan değil, Rum medyasından öğreniyoruz. Sözde plana göre, Maraş ve Güzelyurt’un Rum tarafına bırakılması karşılığında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için tanınma, siyasi eşitlik, doğrudan temas gibi vaatler masaya getiriliyor. Hatta bu sürecin garantörlüğü için NATO’nun devreye sokulacağı ifade ediliyor. Buradan net bir şekilde söylüyorum, şehitlerimizin emaneti olan Kıbrıs’ta bırakın Maraş’ı, Güzelyurt’u, bir çakıl taşının dahi pazarlığı yapılamaz. Kıbrıs Türkü’nün, Mehmetçiğimizin kanıyla kazanılmış vatan toprağı hiçbir müzakerenin konusu olamaz. Bizim için Kıbrıs, sadece bir ada değil milli davamızın, bağımsızlığımızın ve tarihî sorumluluğumuzun adıdır. Eğer bu iddialar doğru değilse, İktidar derhal milletimizi aydınlatmalıdır. Eğer böyle bir hazırlık varsa, bundan derhal vazgeçilmelidir. Kıbrıs’ta verilecek en küçük taviz, sadece Kıbrıs değil, Türkiye için de bir beka meselesidir."
İSRAİL'E TEPKİ
İsrail’in 1915 olaylarını sözde "Ermeni soykırımı" olarak tanıma kararına da tepki gösteren Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bizler Türkiye'nin gündemi ile meşgul olurken terörist İsrail kabinesi, Tarihi vesikalarla asılsız olduğu ispatlanan, 1915 olaylarını 'soykırım' olarak tanıma önerisini oybirliğiyle kabul etti. Kararın altında kimin imzası var? Mazlumları katleden, Filistin’de soykırım yaptığı bütün dünya tarafından tescillenen, 65 ülkede tutuklanması yönünde karar alınan soykırım suçlusu Netanyahu’nun imzası var. Şimdi, çağımızın Hitler’ine hatırlatmakta fayda var. Bizim ceddimiz, çok şükür size hiç benzemiyordu. Sizler Avrupa'da katledilirken size kucak açan devletimiz, aziz milletimiz soykırımcı olsaydı bugün siz olmazdınız. Soykırım oldu dediğiniz 1915 yılında, İlk Cumhurbaşkanınız David Ben Gurion İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenciydi. Bundan dolayı diyoruz ki, Soykırım arıyorsan, Gazze’ye bak. Soykırım arıyorsan Lübnan’a bak Suriye’ye bak. Okul sıralarında katlettiğiniz Minaplı kız çocuklarına bak. Soykırımcı arıyorsan aynaya bak."
Kaynak:ANKA