Son anlamlı demokratik alternatif ortadan kaldırılmak isteniyor
Özgür Özel, Newsweek için yazdığı yazıda Türkiye’deki demokrasi krizinin artık yalnızca siyaset meselesi olmadığını, ulusal güvenlik krizi haline geldiğini belirtti: "Erdoğan, Türkiye’deki son anlamlı demokratik alternifi ortadan kaldırmaya çalışıyor."
GAZETE PENCERE - Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, hem 'mutlak butlan' kararına hem de siyasi iktidarın CHP'ye yönelik baskılarına ilişkin Newsweek'e İngilizce bir yazı kaleme aldı.
Özel, yazısında Türkiye’nin “siyasi istikrarsızlığa sürüklenemeyecek kadar stratejik öneme sahip” olduğunu vurguladı ve Türkiye'de 'demokrasi krizinin' artık bir ulusal güvenlik krizi haline geldiğini ifade etti.
'SON ANLAMLI DEMOKRATİK ALTERNATİF ORTADAN KALDIRILMAK İSTENİYOR'
Özel’e göre iktidar, toplumdaki bu ağır tabloya rağmen demokratik rekabeti kabul etmek yerine muhalefeti yargı yoluyla tasfiye etmeye yöneldi. CHP’nin 2024 yerel seçimlerinde elde ettiği başarıdan sonra bu baskının hızlandığını belirten Özel, hükümetin siyasi rekabet yerine “giderek daha fazla yargı müdahalesine” başvurduğunu ifade etti.
Özel yazısında şu değerlendirmeyi yaptı:
“Türkiye şu anda derin bir siyasi ve ekonomik çöküşle karşı karşıya: Devlet aygıtının büyük bir kısmını ele geçiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hükümeti, toplum ekonomik sıkıntılara, sosyal hayal kırıklığına, kamu kurumlarına olan güven kaybına ve geleceğe yönelik güvensizliğe daha da batarken, son anlamlı demokratik alternatifi ortadan kaldırmaya çalışıyor.”
CHP lideri, bu sürecin en görünür hedefinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu olduğunu yazdı. Özel, İmamoğlu’nun Mart 2025’te “absürt ve siyasi saiklerle ortaya atılan suçlamalar” nedeniyle tutuklandığını ve “yıllar değil, binlerce yıl ile ölçülen bir cezayla” karşı karşıya bırakıldığını belirtti.
'TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK MUHALEFET PARTİSİ YARGI DENETİMİ ALTINA ALINMAK İSTENİYOR'
Özel, yazısında CHP’de genel başkanlık koltuğuna oturduğu 38'inci Olağan Kurultayı’na yönelik “mutlak butlan" tartışmasına da geniş yer ayırdı. Mahkeme sürecinin amacının yalnızca bir parti içi tartışma yaratmak olmadığını savunan Özel, bunun CHP’yi yargı denetimi altına alma girişimi olduğunu yazdı.
Özel’in yazısının bu konuyla ilgili kısmında şunları kaydetti:
“Son olarak, bir mahkeme, CHP’nin 2023 Kongresini geçersiz kılmak, beni partinin seçilmiş lideri konumundan uzaklaştırmak ve kongreyi kaybetmiş, üst üste 13 seçim yenilgisinin ardından itibarını yitirmiş olan önceki yönetimi yeniden göreve getirmek için ‘mutlak hükümsüzlük’ adlı olağanüstü bir hukuki ilkeye başvurdu. Temel olarak, Türkiye’nin en büyük muhalefet partisi, yargı denetimi altına alınmak isteniyor. Bu süreçte, Erdoğan’ın Türkiye’nin siyasi düzeni için hazırladığı büyük plana uyum sağlamaya istekli bazı isimlerin açık işbirliği de söz konusu.”
Özel, bu tabloyu “tek parti rejimi” ya da “tek adam yönetimi” olarak adlandırmanın mümkün olduğunu belirtti ve yönetim mantığının değişmediğini söyledi.
'ALTERNATİFLER ORTADAN KALKTIĞINDA SİSTEMLER İSTİKRARLI HALE GELMEZ'
CHP lideri, demokrasinin yalnızca seçimlerden ibaret olmadığını, yurttaşların hükümeti barışçıl yollarla değiştirebilme imkanına sahip olması gerektiğini vurguladı. Bu yollar kapatıldığında siyasi hayal kırıklığının ortadan kalkmayacağını, aksine birikerek daha büyük bir krize dönüşeceğini ifade etti.
Özgür Özel, Türkiye’nin Avrupa’nın yeni güvenlik mimarisi içinde önemli bir ortak olabileceğini, hatta Avrupa Birliği’nin tam üyesi haline gelebileceğini ancak bunun demokratik meşruiyet olmadan sürdürülebilir olamayacağını vurguladı:
“Türkiye’nin ana muhalefet partisinin lideri olarak, Avrupa’nın yeni bir güvenlik mimarisi inşa ettiği bu dönemde ülkemizin Avrupa’nın en değerli ortaklarından biri haline gelebileceğine ve nihayetinde Avrupa Birliği’nin tam üyesi olabileceğine yürekten inanıyorum. Ancak sürdürülebilir ortaklıklar demokratik meşruiyet gerektirir.”
Kaynak:Haber Merkezi