'Yeni parti kurulursa' anketi: CHP barajı aşamıyor
GÜNDEM-Ar butlan sonrası yaptığı anketin sonuçlarını açıkladı. Özgür Özel, İmamoğlu ve Mansur Yavaş'ın CHP’den ayrılarak yeni parti kurduğu bir durumda alacağı oy oranları dikkat çekti. İşte butlan kararı sonrası anketin ilk sonuçları...
GAZETE PENCERE - GÜNDEMAR Araştırma, 24-27 Mayıs'ta 60 ilde 2 bin 275 kişiyle gerçekleştirdiği Türkiye Gündemi Araştırması'nın sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.
Anket, CHP'deki mutlak butlan kararı sonrası yaşanan siyasal tartışmaların seçmen davranışı üzerindeki olası etkilerini de araştırdı.
SEÇMENE İKİ SORU SORULDU
Araştırmada seçmenlere iki farklı milletvekili seçimi sorusu yöneltildi. İlk soruda mevcut siyasal tablo içinde “Bu pazar bir milletvekili seçimi olsa hangi siyasi partiye oy verirsiniz?” denildi.
İkinci soruda ise “Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başında kaldığı; Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın ise CHP’den ayrılarak yeni bir parti kurduğu bir durumda milletvekili seçimi olsa hangi partiye oy verirsiniz?” sorusu soruldu.
Anket şirketinin paylaştığı verilere göre, mevcut milletvekili seçimi eğiliminde CHP birinci parti konumunu korudu. Dağıtılmış sonuçlara göre CHP yüzde 31,90, AK Parti yüzde 28,09 düzeyinde ölçüldü.
DEM Parti yüzde 8,42, Zafer Partisi yüzde 6,53, İYİ Parti yüzde 6,25, MHP yüzde 6,05, Anahtar Parti yüzde 4,16, Diğer Partiler yüzde 3,62, Yeniden Refah Partisi yüzde 3,47 ve TİP yüzde 1,51 oranında destek buldu.
YENİ PARTİ KURULURSA...
Ancak mutlak butlan kararı sonrasında CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlıkta kaldığı; Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın ise CHP’den ayrılarak yeni bir parti kurduğu senaryoda tablo belirgin biçimde değişti.
Bu senaryoda yeni parti, kararsızlar ve protesto oylar dağıtılmadan yüzde 29,73 ile birinci parti konumuna yükseldi.
AK Parti yüzde 24,00 ile ikinci sırada yer alırken; protesto oylar yüzde 9,29, kararsız/fikrim yok oranı yüzde 7,36 olarak ölçüldü.
DEM Parti yüzde 6,10, CHP yüzde 4,68, MHP yüzde 4,29, Zafer Partisi yüzde 3,88, İYİ Parti yüzde 3,68, Anahtar Parti yüzde 2,59, Yeniden Refah Partisi yüzde 2,03, Diğer Partiler yüzde 1,83 ve TİP yüzde 0,54 oranında destek aldı.
YENİ PARTİ BİRİNCİ PARTİ KONUMUNDA...
Kararsız, fikrim yok ve protesto oyların dağıtılmasıyla yeni parti yüzde 35,65’e yükselerek açık ara birinci parti oldu.
AK Parti yüzde 28,79 ile ikinci sırada kalırken; DEM Parti yüzde 7,32, CHP yüzde 5,61, MHP yüzde 5,15, Zafer Partisi yüzde 4,66, İYİ Parti yüzde 4,42, Anahtar Parti yüzde 3,11, Yeniden Refah Partisi yüzde 2,44, Diğer Partiler yüzde 2,20 ve TİP yüzde 0,65 olarak ölçüldü.
ARAŞTIRMA SONUÇLARI NE DİYOR?
Araştırma sonuçlarını değerlendiren Prof. Dr. Tamer Bolat, mutlak butlan kararının yalnızca hukuki ve kurumsal bir tartışma olarak değil, seçmen davranışını doğrudan etkileyebilecek siyasal bir kırılma başlığı olarak okunması gerektiğini belirtti:
“Mevcut milletvekili seçimi tablosunda CHP hâlâ birinci parti görünümünü korumaktadır. Ancak bu tablo, CHP seçmeninin bütünüyle parti kurumsallığına bağlı ve değişmez bir sadakat içinde olduğunu göstermemektedir. Aksine, mutlak butlan kararı sonrası oluşan siyasal belirsizlik, CHP seçmeninin önemli bir bölümünün parti tabelasından çok, temsil edildiğini düşündüğü siyasal kadroya ve değişim iradesine yöneldiğini ortaya koymaktadır.”
'GÜÇLÜ BİR TEMSİL DEĞİŞİMİ...'
Bolat, ikinci senaryonun CHP açısından kritik bir uyarı niteliği taşıdığını vurguladı: “Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başında kaldığı; Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın ise yeni bir parti kurduğu senaryo, CHP seçmeni açısından güçlü bir temsil değişimini göstermektedir. Bu tabloda yeni partinin dağıtılmış oy oranında yüzde 35,65’e ulaşması, yalnızca yeni bir partinin yüksek oy potansiyeline işaret etmemektedir. Aynı zamanda CHP seçmeninin ana gövdesinin, mevcut kurumsal yapıdan ayrışarak değişimci aktörlerin yanında konumlanabileceğini göstermektedir.”
'YENİ PARTİYE YÖNELİŞ SADECE CHP SEÇMENİYLE SINIRLI DEĞİL'
Bolat, oy geçişleri tablosunun bu bulguyu daha da netleştirdiğini belirtti:
“En dikkat çekici veri, CHP seçmeninin yüzde 72,72’sinin bu senaryoda yeni partiye yönelmesidir. Buna karşılık CHP’de kalan seçmen oranı yüzde 12,05 düzeyindedir. Bu sonuç, mutlak butlan sonrası CHP’de yaşanabilecek bir liderlik ve temsil krizinin, sınırlı bir oy kaybından çok daha derin sonuçlar üretebileceğini göstermektedir. Böyle bir senaryoda CHP’nin yalnızca oy oranı değil, ana muhalefet olma kapasitesi de tartışmalı hâle gelebilir.”
Bolat’a göre yeni parti senaryosu, yalnızca CHP içi bir ayrışmayı değil, daha geniş bir siyasal yeniden hizalanmayı da işaret ediyor:
“Yeni partiye yöneliş sadece CHP seçmeniyle sınırlı değildir. İYİ Parti seçmeninin yüzde 37,21’i, MHP seçmeninin yüzde 23,07’si, AK Parti seçmeninin yüzde 8,46’sı ve DEM Parti/HDP seçmeninin yüzde 6,02’si bu senaryoda yeni partiye oy verebileceğini ifade etmektedir. Bu durum, yeni partinin sadece CHP’den kopan bir yapı olarak değil, muhalefetin farklı kesimlerini ve merkez seçmeni bir araya getirebilecek daha geniş bir siyasal çekim alanı olarak algılanabileceğini göstermektedir.”
Bolat değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: “Mayıs araştırmasının en kritik sonucu şudur: CHP bugün mevcut tabloda birinci parti görünse de, mutlak butlan sonrası oluşan siyasal denklem CHP’nin seçmen tabanında ciddi bir hareketlilik potansiyeli bulunduğunu ortaya koymaktadır. Seçmen, CHP adını ve tarihsel kimliğini önemsemekle birlikte, kriz anında kimin partiyi temsil ettiği, kimin değişimi taşıdığı ve kimin iktidar alternatifi olabileceği sorularına göre pozisyon almaktadır. Bu nedenle mutlak butlan sonrası süreç, sadece CHP içi bir yönetim tartışması değil; Türkiye’de muhalefetin ana taşıyıcısının kim olacağına ilişkin daha büyük bir siyasal sınavdır.”
Araştırma sonuçlarını değerlendiren Prof. Dr. Tamer Bolat, mutlak butlan kararının yalnızca hukuki ve kurumsal bir tartışma olarak değil, seçmen davranışını doğrudan etkileyebilecek siyasal bir kırılma başlığı olarak okunması gerektiğini belirtti:
“Mevcut milletvekili seçimi tablosunda CHP hâlâ birinci parti görünümünü korumaktadır. Ancak bu tablo, CHP seçmeninin bütünüyle parti kurumsallığına bağlı ve değişmez bir sadakat içinde olduğunu göstermemektedir. Aksine, mutlak butlan kararı sonrası oluşan siyasal belirsizlik, CHP seçmeninin önemli bir bölümünün parti tabelasından çok, temsil edildiğini düşündüğü siyasal kadroya ve değişim iradesine yöneldiğini ortaya koymaktadır.”
Bolat, ikinci senaryonun CHP açısından kritik bir uyarı niteliği taşıdığını vurguladı:
“Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başında kaldığı; Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın ise yeni bir parti kurduğu senaryo, CHP seçmeni açısından güçlü bir temsil değişimini göstermektedir. Bu tabloda yeni partinin dağıtılmış oy oranında yüzde 35,65’e ulaşması, yalnızca yeni bir partinin yüksek oy potansiyeline işaret etmemektedir. Aynı zamanda CHP seçmeninin ana gövdesinin, mevcut kurumsal yapıdan ayrışarak değişimci aktörlerin yanında konumlanabileceğini göstermektedir.”
Bolat, oy geçişleri tablosunun bu bulguyu daha da netleştirdiğini belirtti: “En dikkat çekici veri, CHP seçmeninin yüzde 72,72’sinin bu senaryoda yeni partiye yönelmesidir. Buna karşılık CHP’de kalan seçmen oranı yüzde 12,05 düzeyindedir. Bu sonuç, mutlak butlan sonrası CHP’de yaşanabilecek bir liderlik ve temsil krizinin, sınırlı bir oy kaybından çok daha derin sonuçlar üretebileceğini göstermektedir. Böyle bir senaryoda CHP’nin yalnızca oy oranı değil, ana muhalefet olma kapasitesi de tartışmalı hâle gelebilir.”
Bolat’a göre yeni parti senaryosu, yalnızca CHP içi bir ayrışmayı değil, daha geniş bir siyasal yeniden hizalanmayı da işaret ediyor: “Yeni partiye yöneliş sadece CHP seçmeniyle sınırlı değildir. İYİ Parti seçmeninin yüzde 37,21’i, MHP seçmeninin yüzde 23,07’si, AK Parti seçmeninin yüzde 8,46’sı ve DEM Parti/HDP seçmeninin yüzde 6,02’si bu senaryoda yeni partiye oy verebileceğini ifade etmektedir. Bu durum, yeni partinin sadece CHP’den kopan bir yapı olarak değil, muhalefetin farklı kesimlerini ve merkez seçmeni bir araya getirebilecek daha geniş bir siyasal çekim alanı olarak algılanabileceğini göstermektedir.”
Bolat değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: “Mayıs araştırmasının en kritik sonucu şudur: CHP bugün mevcut tabloda birinci parti görünse de, mutlak butlan sonrası oluşan siyasal denklem CHP’nin seçmen tabanında ciddi bir hareketlilik potansiyeli bulunduğunu ortaya koymaktadır. Seçmen, CHP adını ve tarihsel kimliğini önemsemekle birlikte, kriz anında kimin partiyi temsil ettiği, kimin değişimi taşıdığı ve kimin iktidar alternatifi olabileceği sorularına göre pozisyon almaktadır. Bu nedenle mutlak butlan sonrası süreç, sadece CHP içi bir yönetim tartışması değil; Türkiye’de muhalefetin ana taşıyıcısının kim olacağına ilişkin daha büyük bir siyasal sınavdır.”
Kaynak:Haber Merkezi