Ultraslan lideri gözaltında, Dursun Özbek suskun: Galatasaray'da karaborsa bilet iddiaları tekrar gündemde
Ultraslan lideri Sebahattin Şirin gözaltına alındı. Galatasaray'da karaborsa bilet iddiaları tekrar gün yüzüne çıktı. Dursun Özbek'e sorular yöneltildi.
GAZETE PENCERE - Galatasaray'da karaborsa bilet iddiası tekrar ortaya çıktı. Ultraslan lideri Sebahattin Şirin gözaltına alındı. Toygun Atilla, "Şimdi Dursun Özbek'e sormak gerekiyor" diyerek anlattı
Galatasaray'da Ultraslan tribün lideri Sebahattin Şirin'in gözaltına alınmasıyla karaborsa bilet iddiası tekrar gündeme geldi
Gazeteci Toygun Atilla, Şirin'in Galatasaraylı futbolculara yaptığı konuşmayı hatırlatarak, başkan Dursun Özbek'e de sorular yönetti. "O fotoğrafa şimdi bir daha bakın" diyen Atilla, Patronlar Dünyası'ndaki yazısından öne çıkan bölümler şöyle:
Tarih: 16 Nisan 2026. Yer: Kemerburgaz Metin Oktay Tesisleri. Galatasaray, Gençlerbirliği maçına hazırlanıyor. Antrenmanda Başkan Dursun Özbek, Sportif AŞ yöneticileri, Okan Buruk ve futbolcular var. Ve biri daha, ultrAslan tribün lideri Sebahattin Şirin…
Şirin takımın karşısına geçiyor. Futbolculara hitap ediyor:
“Üç senedir buraya siz getirdiniz, bundan sonra da sizinle şampiyon olacağız. Sizlere inanıyoruz, sizlere güveniyoruz.”
Sonra futbolculara ve teknik heyete baklava ikram ediliyor. Günün sonunda fotoğraf çekiliyor. Sebahattin Şirin, Okan Buruk ve Galatasaraylı futbolcular aynı karenin içinde. O gün baktığınızda güzel bir fotoğraf. Taraftar takımıyla buluşmuş… Moral vermiş… Şampiyonluk öncesinde kenetlenilmiş… Fakat bazen bir fotoğrafın anlamını fotoğrafın çekildiği gün değil, sonradan yaşananlar değiştirir.
Bugün o fotoğrafa yeniden bakıyorum. Aklıma tek bir soru geliyor: Galatasaray’ın kapısından kimler, nereye kadar girebilir?
DURSUN ÖZBEK İDDİALARI REDDETTİ
Yanlış anlaşılmasın. Taraftar olmadan futbol olmaz.Tribün olmadan Galatasaray da olmaz. Ali Sami Yen’in cehennemini yaratan o insanlardır. Futbolcuyu ayağa kaldıran, deplasmana giden, yağmurda bekleyen, parasını bilete veren de onlardır.
Ama… Taraftarın yeriyle yöneticinin yeri aynı değildir. Tribün liderinin göreviyle teknik direktörün görevi aynı değildir. Kulübü yönetenlerle tribünü yönetenlerin arasındaki mesafe ortadan kalkmaya başladığında ortaya tehlikeli bir gri alan çıkar. Bugün konuşmamız gereken tam olarak o gri alandır. Ağustos 2024. Galatasaray’ın içerisinde karaborsa bilet iddiaları konuşulmaya başlanmıştı. Divan Kurulu’nda gündeme geldi.
Yöneticilerin isimleri tartışıldı. Taraftar gruplarıyla kulüp içerisindeki bazı isimlerin birlikte hareket ettiği yönünde iddialar ortaya atıldı. Başkan Dursun Özbek bazı iddiaları reddetti. Dosya büyüdü, tartışıldı, sonra Türkiye’nin birçok meselesi gibi gündemin arka sıralarına düştü. Ben o günlerde Patronlar Dünyası’nda Ahmet Yüce ile konuşmuştum.
50 yıllık Galatasaraylı Ahmet Yüce’nin söylediği bir cümleyi bugün yeniden hatırlıyorum: “Kulüpteki bir takım yöneticiler kendilerini Galatasaray’ın sahibi zannediyor.” Aradan iki yıl geçti. Bugün ultrAslan lideri Sebahattin Şirin gözaltında. Ve kamuoyuna yansıyan soruşturma başlıklarından biri yeniden: Bilet. Üstelik bu kez dosyada TCK 220, yani “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçlaması da bulunuyor. Bu noktada durmak gerekiyor. Çünkü henüz bilmiyoruz. Savcılığın elinde ne var? Örgüt iddiası hangi somut delillere dayanıyor? Kaç kişi araştırılıyor? Para trafiği var mı? Varsa nereye uzanıyor? Kulübün içerisinden herhangi bir kişiyle bağlantı tespit edilmiş mi? Bilmiyoruz.
ÖZBEK'E SORULAR
Bugünkü soruşturmanın ardından sadece Sebahattin Şirin’e bakmak kolaycılık olur.
Galatasaray yönetiminin de cevaplaması gereken sorular var. Bir taraftar grubu lideriyle kulüp yönetiminin kurumsal ilişkisinin sınırı nedir?
Taraftar gruplarına hangi imkanlar sağlanmaktadır?
Bilet tahsisleri nasıl yapılmaktadır?
Bu tahsislerin denetimi kimdedir?
Taraftar grupları veya temsilcileri futbol takımına hangi koşullarda erişebilmektedir?
Antrenman sahasına kadar uzanan bu ilişkinin kurumsal protokolü nedir? Ve en önemlisi: Kulüp ile tribün arasındaki mesafeyi kim korumaktadır?
Bunlar Sebahattin Şirin’i suçlu ilan eden sorular değildir. Tam tersine, kişileri aşan kurumsal yönetim sorularıdır.
Kaynak:Haber Merkezi