İmamoğlu'ndan Muharrem İnce'ye yanıt: 1991'i bilmemek suç değil, 2019'u bilmek marifet
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’nin kendisine ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yönelik siyasi birikim eleştirisini yanıtladı. İmamoğlu, “1991'i bilmemek...
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
AKP’nin İstanbul Adayı Murat Kurum’un vaatlerini yorumlayan İmamoğlu şunları söyledi:
Kanal İstanbul’u ağzına bile almamış olması bugün baktığımızda yine halkı aldatmaya dönük bir yolculuğu tarifliyor ama bizim milletimiz aldanmaz. Bizim milletimiz ‘İktidardınız niye yapmadınız?’ der.
“Bu millet buna aldanmaz”
Madem çağ atlatacaktı bizim İstanbul için ‘büyük bir tehdit’ dediğimiz Kanal İstanbul ismini niçin ağzınıza almıyorsunuz der? Bizim vatandaşımızı aldatamayacaklar. Sefaköy-Beylikdüzü-İncirli metro hattını projesini de açıklayan bir sunum gördük. Bir imza atılsa zaten ihaleye çıkacak. Bir imza, bir kalem, bir mürekkep. Ne para istiyoruz, ne kefalet istiyoruz. Bu millet buna aldanmaz. Seçim öncesi bu tür manevralarla girilen bu seçimde milletimiz gerçekten hizmet edeni, proje üreteni ayırt edecek ve ona göre tercih yapacak. Bu siyasette tarihin görmediği çok büyük bir milletin oluşturduğu bir ittifakı İstanbul’umuza ve bütün ülkemize yayacak. Bu büyük bir uzlaşma olacak. Göreceksiniz 31 Mart’ta bu vaatleri açıklayanlar aslında hiçbir hazırlık yapmadıklarının karşılıklarını cevap olarak oyla alacaklar.
İmamoğlu Kurum’un taksicilerle ilgili vaatlerine ilişkin ise şunları söyledi:
Benzer bir durum. Mesele gerçekten trajikomik. İnsan bugün ülkeyi 22 yıldır yöneten, İstanbul’da 25 yıl yerel yönetimin çözemediği sorunları uzun yıllardır gündeme dahi getirememiş ya da getirmemiş. Arkasında hangi hesap kitap varsa. 4 buçuk yıldır bizim mücadele ettiğimiz, çözdüğümüz ya da çözmek üzere projesini hazırladığımız. Ya da başlamak üzere olduğumuz vaatlerden bir tanesi de taksi meselesi. Çünkü biz direkt hiç korkusuzca ‘böyle bir sorun var, çözümü de hazır, yapmak istiyoruz’ diyerek taşıdığımız konular. Bir kısmını ara bularak çözdük ama daha büyük sorunları var taksi meselesinin bunu da önümüzdeki dönem çözeriz. Bunlar verdikleri sözü unutanlar, verdikleri sözle uygulamaları farklı olanlar. Daha bir iki yıl önce ‘İstanbul’a çağ atlatacak’ dedikleri Kanal İstanbul’u söyleyemediler. Niye? Onu söylerlerse oy kaybedecekler.
İmamoğlu bi vatandaşın, cuma namazı sırasında kendisine “Niye camilere gelmiyorsun” diye sormasına ilişkin ise şu açıklamayı yaptı:
“Girerken benim camiye geliş sıklığımla ilgili tahminde bulundu hacı amcamız. Sonra da özür diledi benden ben de kendisini şantiyelerimizi gezmeye devam ettim. ‘Gelirim’ dedi. İnşallah biz de onu misafir ederiz, yaptığımız işleri anlatırız. Vallahi şöyle söyleyeyim; bir iki konudan bahsedince dedim ki ‘amcacığım nereden duydun’, dedi ki ‘televizyonlar sabah akşam veriyor. Dedim ki bak o televizyonlar yalan konuşuyor ne yazık ki. İftira atıyor ne yazık ki. Benim insanım masum. Memleketimin insanı; hacısı, hocası, esnafı, işçisi, emeklisi, doğudan, batıdan, kürdü, lazı, çerkesi hepsi masum, güzel insanlar. Ama bir kısmını televizyonlar üzerinden koca koca devlet insanları yalan ve iftiralarla kandırıyorlar. Ama biz onları da doğru bilgi alır hale getireceğiz. Çabamız bu yönde
Muharrem İnce ne demişti?
Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, partisinin yerel seçim stratejisiyle ilgili, bir otelde düzenlediği basın toplantısında, 31 Mart'ta yapılacak yerel seçimlerde partisinin her ilde seçime gireceğini açıklamış, CHP'ye yönelik eleştirilerde bulunmuştu.
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan İnce, CHP ile ittifak görüşmelerine dair soruya karşılık şunları kaydetmişti:
"İsveç'in NATO üyeliğine 'Evet' verince nasıl ittifak kuracağım? Her gün 'DEM'lenirsen nasıl kuracağım? Bizim bir duruşumuz olmalı. Kuvayımilliye'nin partisi bu. Değişmiş demiyorum, başkalaşmış. Değişmek başka bir şeydir, başkalaşmak başka bir şeydir. Bizim ruhen, gönül olarak, düşünsel olarak benim bulunduğum bir parti değil orası, gençliğimin geçtiği parti gitmiş, yerine başka bir şey gelmiş. Onun için öyle bir ittifak kurabilmek... Yarın bu şartlar değişir, başka bir yönetim gelir, o zaman tekrar konuşuruz.
1991 seçimlerini bu arkadaşlarım bilmiyor. Çünkü partinin hafızasını bilmiyorlar. 1991 seçimind enasıl rezil olduğumuzu bilmiyorlar. Özgür Bey de bilmiyor Ekrem Bey de bilmiyor. Çünkü siyasi hafızaları buna yetmez.
Neden ayrı dünyaların insanlarıyız? Suriye'de Irak'ta çocuklarımız şehit oluyor. Asıl sorumlusu kim ya? Biz kiminle uğraşıyoruz? Asıl sorumlusu ABD'dir. Bunu söyleyecek başka bir siyasetçi var mı Türkiye'de?
İlkeli omurgalı siyasetten yanayız biz. Laikliği bizden başka hatırlayan kalmadı. Bizim Dersim diye bir vilayetimiz yoktur. Dertsim bir bölgenin adıdır. Oradaki vilayetin adu Tunceli'dir. Kamer Genç bile Dersim demiyordu. Tunceli diyordu.
Şeyh Sait bir haindir. Nokta. Atatürk böyle demiştir. Herkes eşittir. Bu ülkede herkes ayaz yemiştir. 12 Eylül günlerinde Diyarbakır Cezaevi'nde Kürtler ayaz yemiştir, Mamak'ta ülkücüler ayaz yemiştir. Metris'te solcular ayaz yemiştir. "