Erkekler neden daha erken ölüyor?
Erkeklerin kadınlara kıyasla daha erken yaşta hayatını kaybetmesine ilişkin yapılan araştırmada dikkat çeken detaylar ortaya çıktı.
GAZETE PENCERE - Erkeklerin kadınlara kıyasla daha erken yaşta hayatını kaybetmesinde biyolojik nedenlerin yanı sıra sosyal ve kültürel etkenler de öne çıkıyor. Uzmanlar bu durumu özellikle “maçoluk” algısı, sağlık okuryazarlığı eksikliği ve sağlık hizmetlerine geç başvuru olmak üzere üç temel başlıkta değerlendiriyor.
Erkeklerde kadınlara kıyasla daha kısa yaşam süresinin arkasında yalnızca biyolojik değil, sosyal ve kültürel faktörlerin de etkili olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, “güçlü olma” baskısının erkeklerin sağlık sorunlarını geciktirmesine ve erken müdahale fırsatlarının kaçmasına yol açtığını vurguluyor.
Uzmanlara göre erkeklerin kadınlara kıyasla daha erken yaşta hayatını kaybetmesinde yalnızca biyolojik değil, sosyal ve kültürel faktörler de belirleyici rol oynuyor. “Erkek güçlü olmalı” algısı, sağlık sorunlarının görmezden gelinmesine ve geç müdahaleye yol açabiliyor.
SAĞLIK HİZMETLERİNE BAŞVURU İSTEKSİZLİĞİ
BBC’nin derlediği değerlendirmelere göre erkekler, sağlık sorunlarını çoğu zaman “zayıflık” olarak görerek doktora gitmekten kaçınıyor. Bu durum kalp hastalıkları, kanser ve karaciğer rahatsızlıkları gibi ciddi hastalıkların daha geç teşhis edilmesine neden oluyor.
Uzmanlar, erkeklerin sağlık okuryazarlığının kadınlara göre daha düşük olduğunu ve belirtileri fark etme, yardım arama ve tedaviye uyum süreçlerinde geri kaldığını belirtiyor. Bu tablo, yaşam süresinde ortalama birkaç yıllık fark yaratıyor.
SOSYAL BASKI VAR
“Maçoluk” algısının erkeklerin yardım aramasını engelleyen önemli bir faktör olduğu ifade ediliyor. Birçok erkek, hastalık belirtilerini görmezden gelerek günlük yaşamına devam etmeyi tercih ediyor.
Uzmanlara göre bu durum, özellikle genç yetişkinlikten orta yaşa kadar olan dönemde sağlık kontrollerinin aksamasına yol açıyor.
SOSYAL EŞİTSİZLİK
Araştırmalar, yoksul bölgelerde yaşayan erkeklerin yaşam süresinin daha da kısa olduğunu ortaya koyuyor. En dezavantajlı bölgelerde erken ölüm riski, daha varlıklı bölgelere göre belirgin şekilde artıyor.
Ayrıca sağlık taramalarına katılım oranlarının düşük olması, birçok hastalığın erken aşamada tespit edilmesini zorlaştırıyor.
Uzmanlar, erkeklerde ruh sağlığı sorunlarının da yeterince görünür olmadığını vurguluyor. İşsizlik, ekonomik baskı ve ilişki sorunlarının intihar riskini artırdığı belirtilirken, terapi ve destek hizmetlerinden yararlanma oranının erkeklerde daha düşük olduğu ifade ediliyor.
Kaynak:Haber Merkezi