Sahiller halka kapatıldı girişler cep yakıyor: Kıyı kanunu çiğnendi

2026 yaz sezonunun başlamasıyla birlikte başta Ege kıyıları olmak üzere pek sahilde ücretsiz denize girilebilecek alan azaldı. Halk havlu ile girse de işletme yetkilileri ile tartışmalar çıkıyor.

Sahiller halka kapatıldı girişler cep yakıyor: Kıyı kanunu çiğnendi

GAZETE PENCERE - Anayasa ve Kıyı Kanunu, kıyı şeritlerinin herkesin eşit ve serbest kullanımına açık olduğunu hükme bağlasa da Türkiye'nin turizm merkezlerinde tablo tamamen tersine döndü. 2026 yaz sezonunun başlamasıyla birlikte başta Ege kıyıları olmak üzere pek sahilde ücretsiz denize girilebilecek alan neredeyse kalmadı. Sahilleri kapatan özel işletmelere ve otellere her geçen gün yenileri eklenirken, yurttaşların kamusal alan talebi de giderek büyüyor.

ASGARİ ÜCRETTEN PAHALI GİRİŞ ÜCRETİ

Çeşme'den Bodrum'a, Ayvalık'tan Cunda'ya kadar uzanan sahil şeridinde beach club'lar ve özel işletmeler, giriş ücretleri ile harcama limitlerini fahiş seviyelere çıkardı. Plajlardaki bir günlük deniz keyfinin bedeli, asgari ücretlinin günlük kazancını geride bıraktı. Kıyılar hukuken halka ait olmasına rağmen sahillerdeki denetim özel işletmelerin eline geçti.

Birgün gazetesinden Aycan Karadağ’ın haberine göre; Popüler turizm merkezlerindeki fiyat uygulamaları ise bütçeleri zorluyor. Çeşme'deki bazı işletmeler giriş ücreti almak yerine yüksek harcama limitleri uygularken, bir tesiste kişi başı 2 bin 500 lira, bir diğerinde 3 bin lira, başka bir yerde ise 5 bin liralık harcama şartı aranıyor. Bölgedeki kimi işletmelerde hafta sonu kapı girişi 3 bin 500 lira ile 4 bin 500 lira arasında değişiyor. Hem giriş ücreti hem harcama limiti isteyen yerlerde ise 1.450 liralık giriş ücretine ek olarak 1.950 liralık harcama zorunluluğu uygulanırken, özel locaların fiyatı 9 bin 750 liraya kadar ulaşıyor.

Bodrum'daki bazı lüks beach işletmeleri fiyat tarifelerini avro üzerinden belirlemeyi tercih ediyor. Bu tesislerde tek bir kişinin plaja giriş bedeli 230 avroya, yani yaklaşık 12 bin 277 liraya denk düşerken, yiyecek fiyatlarında da bir porsiyon lahmacunun 30 avroya (yaklaşık 1.600 lira) satılması dikkat çekiyor.

Yüksek ücret sarmalı Çeşme ve Bodrum'la sınırlı kalmayıp Balıkesir'in turizm noktaları Ayvalık ve Cunda'ya da yansımış durumda. Sarımsaklı'da bazı işletmeler kişi başı 1.500 liralık harcama limiti koyarken, diğer yerlerde giriş ücretleri bin lira civarında seyrediyor. Cunda Adası'ndaki bir işletmede giriş için bin lira, loca için ise 2 bin 500 lira ek ücret talep ediliyor. Bölgenin en pahalı işletmelerinden bir diğeri ise 2 bin 500 lirası harcama limiti olmak üzere toplam 5 bin liralık bir ücretle hizmet veriyor.

MÜDAHALE EDİLİYOR

Kıyılarda yaşanan sorunlar sadece yüksek ücretlerle de sınırlı kalmıyor. Bodrum ve Çeşme gibi turizm merkezlerinde sahile havlusunu sererek ücretsiz bir şekilde denize girmek isteyen yurttaşlar ile işletme personelleri arasında sık sık tartışmalar yaşanıyor.

Bayram tatili için Çeşme'ye giden bir tatilci, sahile havlu sermek istediğinde görevliler tarafından engellendiğini belirterek şu sözlerle tepki gösterdi:

"Denize girmek için para vermek zorunda bırakılıyoruz. Burası herkesin sahili ama sanki yalnızca parası olanların kullanımına açılmış gibi."

Datça ve Ayvalık'ta tatil yapan diğer yurttaşlar da benzer şekilde ücretsiz alanların her yıl daha fazla daraldığını, halk plajı olarak ayrılan küçük alanların ise aşırı yoğunluktan dolayı dolup taştığını ifade ediyor.

HAVLU HAREKETİ

Türkiye'de kıyıların ticarileşmesine karşı tepkiler büyürken, benzer bir toplumsal mücadele geçmiş yıllarda Yunanistan'da yaşanmıştı. Paros Adası'nda başlayarak ülke geneline yayılan "Havlu Hareketi" kapsamında Yunan vatandaşları, plajları kuralsızca şezlong ve şemsiyelerle kapatan işletmelere karşı eylemler yapmış ve kıyıların kamusal niteliğini savunmuştu.

MUÇEV ELEŞTİRİLERİN ODAĞINDA

Kıyılerin işletilmesi ve ticarileştirilmesi tartışmalarında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Türkiye Çevre Koruma Vakfı ile Muğla Valiliği'ne bağlı Muğla'ya Hizmet Vakfı ortaklığıyla kurulan MUÇEV de dikkat çekiyor.

Birçok sahil ve plajı bünyesinde barındıran şirketin unvanı, 2024 yılında "Kıyı Yönetim ve Çevre Koruma Anonim Şirketi" olarak değiştirilerek merkezi Ankara'ya taşınmıştı. Ancak bu kurumsal ve isimsel değişiklik, kıyıların kamusal yapısının zayıflatıldığı yönündeki eleştirileri durdurmaya yetmedi. Yaşam savunucuları ve yurttaşlar, ortak kullanım alanı olması gereken sahillerin birer gelir kapısı haline dönüştürülmesine karşı çıkıyor. Mevcut tabloda "kıyılar halkındır" ilkesi kâğıt üzerinde kalırken, sahillerdeki esas belirleyici unsurlar yüksek giriş ücretleri ve harcama limitleri olmaya devam ediyor.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar