Şarköy’ün 40 Yıllık Sakisi: Köşem Restaurant

"1991 yılında açılmış. Sahibi hiç değişmemiş. Şarköy’ün tek mahalle meyhanesi. “Pazarda ne varsa mezede de o olur.” diyor Burhan abi."

Şarköy’ün 40 Yıllık Sakisi: Köşem Restaurant

GAZETE PENCERE - Bir süredir Marmara Bölgesi’nde bulunan, özellikle üzüm bağlarıyla bilinen Tekirdağ’ın merkez ilçesi Şarköy’de gözlerimi dolduracak bir meyhane arıyordum ki buldum.

Canım Trakya diyorum ben. Eğer görseydi, ki görmüş de olabilir, “Hastasıyız.” derdi Ayhan Sicimoğlu ağabey.

Sağa sola bakınırken bir anda dalıverdim içeri. Henüz saat 16.00 olmuştu. “Akşamüstü rakıda damak vakti.” derdi babam, severiz.

İşletme sahibi Burhan Abi ile selamlaştık. Daha “Servis için müsait misiniz?” dememle birlikte yüzünde hafif bir tebessüm belirdi.

“Şimdi mi? Erken değil mi?” dedi. Bundan sonra her şey daha güzel oldu.

Cahit Sıtkı’nın o meşhur şiirinin bir benzerini yaşadım. Rivayet odur ki Cahit Sıtkı Tarancı akşamcıdır ve müdavimi olduğu meyhaneye erken saatlerde gittiğinde meyhaneci Abbas, “Henüz erken, akşam gel.” der.

Ne güzeldir o şiir…

Hatırlayalım:

Haydi Abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun, işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.

Ben de aramızda kalsın, o gün biraz efkarlıyım.

Kısa ama benim için derin bir hatırlamadan hemen sonra hızlıca sıradan taze fasulye, şakşuka, bölgeye özgü lor ezmesi ve bir de kavun istedim. Yaz demek, toprağın en yeni nimetlerinin sofraya taşınması demek. O halde sofrayla da helalleştik.

Yanımda çok sevdiğim ağabeyim, bacanağım, matematik öğretmeni Hüseyin Uzun var. Allah var, onunla demlenmek hoş bir sada. Frekans uyumu önemli hoca… Bu frekans gönül frekansı ve şanslıyım.

whatsapp-image-2026-08-08-at-13-22-30

Burası 1991 yılında açılmış. Sahibi hiç değişmemiş.

Şarköy’ün tek mahalle meyhanesi.

“Pazarda ne varsa mezede de o olur.” diyor Burhan abi.

Geçen yılla bu yıl arasında satışlar adeta bıçak gibi kesilmiş. Meyhanelerde alım gücü neredeyse yüzde 90 erimiş.

Bu sohbetin üzerine iş o ya, elektrik faturası geldi.
6 bin lira. Vay anam… kutu gibi bir yer oysa.

Kolay değil, yıllara meydan okuyan böyle işletmeler için ayakta kalmak artık her zamankinden daha zor. Sosyal bürokratlar pardon demokratlar.

İçeride TRT Nağme sürekli çalıyor ve derinden geliyor benim için her şey tastamam.

Bir obje ya da bir mekan bazen insanı hiç ummadığı kadar geçmişe götürüyor. Bir anlığına bugünden kopuyor, aklındaki o günlere gidiyorsun. Köşem de bende tam bu hissi bıraktı. Kendimi sanki zamanın içinde kısa bir yolculuğa çıkmış gibi hissettim.

Bir de küçük bir tavsiye bırakayım. Marcel Proust okuyun, okutun. Çünkü yukarıda anlatmaya çalıştığım hissin edebiyattaki en güzel karşılıklarından biri onda var. Psikolojide buna Proust Etkisi deniyor. Bazen bir tat, bazen bir koku, bazen de bir mekan; hiç beklemediğiniz anda geçmişe götürebiliyor.

İşte Köşem de bende tam olarak bunu yaptı.

Yazıyı, yakın zamanda aramızdan ayrılan büyük şair Ahmet Telli’yi saygıyla anarak bitirmek istiyorum.

Köşem’e!

“Belki yine gelirim… Sesime ses veren olursa bir gün.”

Teşekkürler Burhan abi.
Güzel günlere dostlar…

Yazan: Doğuş Can Kara

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar