İsveç'te aşırı sağ kabineye girebilir: Amaç iktidarda kalabilmek...

İsveç pazar günü seçime giderken Başbakan Kristersson, iktidarda kalmak için aşırı sağcı partiyi kabineye alacak

İsveç'te aşırı sağ kabineye girebilir: Amaç iktidarda kalabilmek...

GAZETE PENCERE - İsveç pazar günü seçime giderken Başbakan Kristersson, iktidarda kalmak için aşırı sağcı partiyi kabineye alacak. Sol ve sağ blok başa baş bir yarış sürdürürken gündem, birbiriyle iç içe geçen sağlık ve göç politikaları.

Avrupa siyasetinde belirleyici konuma gelen aşırı sağ, bir ülkede daha “güvenlik duvarını” yıkmak üzere. İsveç’te pazar günü düzenlenecek seçimde sosyal demokratların liderliğindeki sol ittifak iktidara dönmeye hazırlanırken Başbakan Ulf Kristersson, iktidarda kalmak için aşırı sağ partiye kabinede yer verecek.

Avrupa Birliği (AB) ve 2024’ten bu yana NATO üyesi olan İsveç, parlamento (Riksdag) üyelerini belirlemek üzere 13 Eylül’de genel seçime gidecek.

Anketlere göre sol ve sağ blok, başa baş bir yarış götürüyor. Muhalefetteki sol blokta bulunan eski Başbakan Magdalena Andersson liderliğindeki Sosyal Demokratların (SAP) ile Merkez Parti (Centerpartiet), Yeşiller Partisi ve Sol Parti’nin (Vansterpartiet) yüzde 50,8’i oy alması bekleniyor.

Başbakan Kristersson’un Ilımlı Muhafazakâr Parti’nin (M) başını çektiği Hristiyan Demokratlar, Liberaller ve mevcut hükümete dışarıdan destek veren aşırı sağcı İsveç Demokratları’ndan (SD) oluşan sağ blokun oylarının yüzde 47,7 olduğu belirtiliyor.

AŞIRI SAĞ İLE ANLAŞMA

Andersson’un liderliğindeki sosyal demokrat iktidarına son veren 2022 seçimlerinde yüzde 20,5 oyla ikinci parti olan Jimmie Akesson liderliğindeki SD, Kristersson’un azınlık sağ koalisyonuna “Tidö Anlaşması” kapsamında dışarıdan destek veriyordu. Benzeri görülmemiş bu anlaşma, yakın zamana kadar karar alma mekanizmaları dışında tutulan partinin özellikle göç ve suç politikalarını şekillendirmede nüfuz sahibi olmasını sağladı.

Bir dönem Avrupa’nın en açık göç politikalarına sahip ülkelerden İsveç’te, son dört yılda mülteciler için sürekli oturma iznini kaldırıldı, sosyal yardım kurallarını sıkılaştırıldı ve kalma hakkı olmayanların sınır dışı edilmesini artırıldı. Sığınma sayıları son 40 yılın en düşük seviyesine geriledi.

GÖÇ POLİTİKALARI SIKILAŞTI

İsveç hükümeti son olarak Avrupa Birliği dışındaki ülkelerden gelen ve gönüllü olarak ülkeyi terk etmeyi kabul eden göçmenlere 37 bin dolar ödeme yapmaya başladı. Ülkede şu ana kadar yalnızca 171 kişinin bu parayı alarak ayrılmayı kabul ettiği bildirildi.

Ancak 1980’lerde Neoazi ve beyaz üstünlükçü çevrelerle bağlantılı kişiler tarafından kurulan SD, Kristersson’un da yeşil ışık yakmasıyla hükümette yer almak istiyor.

İKTİDARDA KALMA UĞRUNA

Oyların yaklaşık yüzde 20’sine sahip olarak ülkede ikinci büyük parti olan aşırı sağcı SD, seçimde zafer kazanılması halinde adalet, savunma, dışişleri veya maliye bakanlıklarından en az üçünü talep edeceğini açıkladı.

Kristersson, ağustos ayının sonunda yaptığı açıklamada SD’nin de dâhil edileceği çoğunluk hükümetine başbakanlık edeceğini söylemişti.

Eleştirmenlere göre ise Kristersson’un iktidarda kalma arayışı, aşırı sağın göç karşıtı gündemini İsveç siyasetinin merkezine yerleştirme ve daha da sağa kayma riskini taşıyor. Bazı uzmanlara göre ise SD ile işbirliği, Kristersson’un sağ blokuna oy verecek birçok seçmeni de kaçırabilir.

Ukrayna Savaşı’nın başlamasının ardından yaklaşık iki asır süren askeri tarafsızlık politikasına son veren İsveç, 2024 Mart’ında NATO’ya katılmıştı.

SAĞLIK VE GÖÇ ANA GÜNDEM

Seçim kampanyasının merkezindeki en önemli konuları ise sağlık sistemi ve göç politikaları oluşturuyor. Ağustos ayında yapılan bir ankete göre seçmenlerin yüzde 64’ü sağlık hizmetlerini en önemli siyasi konu olarak görüyor.

Uzun bekleme süreleri, personel açığı ve yetersiz kadrolar nedeniyle özellikle birinci basamak sağlık hizmetlerinin kalitesindeki düşüş, ülkenin sağlık sistemini birinci tartışma konusu haline getirdi. Başta sağlık olmak üzere hizmet sektöründeki istihdamın büyük bir kısmını ise göçmenlerin oluşturduğu ülkede sağlık ve göç politikaları birbiriyle hiç olmadığı kadar bağlantılı hale geldi.

İsveç’te uzman doktorların yaklaşık yüzde 37’si, hemşire ve yardımcı sağlık personelinin ise yüzde 53’ü yurt dışında doğmuş kişilerden oluşuyor. Sağlık çalışanları, göçmen kökenli personel olmadan hastanelerin mevcut hizmet kapasitesini korumasının zorlaşacağını belirtiyor.

Göç konusunda “sosyal uyum ve entegrasyona” ağırlık veren sol, sağlık hizmetleri ve okullara yatırım yapmak ve artan ekonomik eşitsizlik ortamında yükselen maliyetlerle boğuşan hanelere destek olmak için bankalar ve yüksek gelirler üzerindeki vergileri artırma sözü verdi.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar