45 bin yıllık kalıntılar bulundu: Yazının tarihi bilinenden çok daha eski olabilir

Almanya’daki mağaralarda bulunan mamut dişi ve fildişi eserler üzerindeki semboller, insanlığın düşünceyi kayda geçirme pratiğinin sanılandan 40 bin yıl daha eski olabileceğini gösteriyor.

45 bin yıllık kalıntılar bulundu: Yazının tarihi bilinenden çok daha eski olabilir

GAZETE PENCERE - İnsanların düşünce ve duygularını kayda geçirme tarihinin, sanılandan on binlerce yıl daha eski olabileceği ortaya çıktı. Bu bulgu, keşfi yapan arkeologları da şaşırttı.

Araştırmacılar, Almanya’daki mağaralarda bulunan ve yaşı 45 bin yıla kadar uzanan mamut dişleri gibi nesneler üzerindeki çizgiler, çentikler, noktalar ve çarpı işaretlerinde anlam örüntüleri tespit etti.

BBC'de yer alan habere göre, tarihçiler bugüne kadar ilk yazılı ifadeleri, yaklaşık 5 bin yıl önce antik Irak’ta, yani Mezopotamya’da ortaya çıkan proto-çivi yazısına tarihlendiriyordu.

Ancak Almanya’daki sembollerin tam olarak ne anlama geldiği hâlâ bilinmiyor.

NEANDERTALLERLE ETKİLEŞİME GİRMEDEN ÖNCE

Söz konusu nesneler, Homo sapiens’in Afrika’dan Avrupa’ya göç ederek Neandertallerle etkileşime girdiği dönemden hemen öncesine tarihleniyor.

Şimdiye kadar yazının, MÖ 3000 civarında Mezopotamya’da geliştiği; ardından Mısır’da hiyerogliflerin, daha sonra ise Çin ve Mezoamerika’daki yazı sistemlerinin ortaya çıktığı kabul ediliyordu.

"YAZIYA ERKEN BİR ALTERNATİF"

Araştırmanın yazarlarından Saarland Üniversitesi’nden Prof. Christian Bentz, “Taş Devri’ne ait bu işaret dizileri, yazıya erken bir alternatif oluşturuyor” dedi.

Berlin Tarihöncesi ve Erken Tarih Müzesi’nden araştırmacı Ewa Dutkiewicz ise çalışmanın, Taş Devri insanlarının modern insan kadar zeki olduğunu gösterdiğini belirtti.

Dutkiewicz, “Farklı eserler üzerindeki sembol dizileri açısından şimdiye kadar keşfedilebileceklerin yalnızca yüzeyini kazıdık” ifadesini kullandı.

3 BİNDEN FAZLA İŞARET

Araştırma ekibi, yazının “DNA’sı” olarak tanımladıkları yapıyı ortaya koymak için 260 nesne üzerindeki 3 binden fazla işareti analiz etti.

Bu nesnelerin bir kısmı, Almanya’nın güneyindeki Baden-Württemberg eyaletinde bulunan ve 37 kilometre uzunluğundaki Lonetal mağara sisteminden çıkarıldı.

Geissenklösterle Mağarası’nda bulunan ve “adorant” olarak adlandırılan bir eserde, insanı andıran bir figür ile fildişi bir plaka üzerindeki aslan-insan betimi dikkat çekiyor. Araştırmacılar, bu plakanın arka yüzünde yer alan nokta ve çentik sıralarını inceledi.

Ayrıca mamut dişinden oyulmuş küçük bir heykelcik üzerinde dikkatle kazınmış çarpı ve nokta dizileri analiz edildi.

İLETİŞİM ARACI OLARAK KULLANILMIŞ

Bilim insanları, özellikle arka yüzdeki noktaların düzenleniş biçiminin, bu işaretlerin bir iletişim aracı olarak kullanıldığını gösterdiğini düşünüyor.

Araştırmacılara göre, Taş Devri insanları bu sembolleri bilinçli şekilde oyarak mesaj iletmek, anlam üretmek ve düşüncelerini aktarmak amacıyla kullandı.

Bentz, “Sonuçlarımız, Paleolitik dönemin avcı-toplayıcılarının, antik Mezopotamya’daki ilk proto-çivi yazısı tabletlerinden 40 bin yıl önce, istatistiksel olarak benzer bilgi yoğunluğuna sahip bir sembol sistemi geliştirdiğini gösteriyor” dedi.

Araştırmaya göre anlamın izini sürmenin anahtarı sembollerin yoğunluğunda yatıyor. İşaretlerin yüksek tekrar oranı ve belirli bir öngörülebilirlik göstermesi, Bentz’e göre “Çok daha geç dönemlere ait proto-çivi yazısıyla karşılaştırılabilir” nitelikte.

Ekip ayrıca figürinlerdeki işaretlerin, aletlere kıyasla daha yoğun olduğunu tespit etti.

Araştırmacılar, bunun Paleolitik insanlar için bilgi iletiminin son derece önemli olduğunu ortaya koyduğunu belirtiyor.

Dutkiewicz, “Son derece yetenekli zanaatkârlardı. Nesneleri yanlarında taşıdıklarını anlayabiliyoruz. Birçoğu ele çok iyi oturuyor; avuç içine tam sığacak boyutta” dedi.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar