Taşkın uyarısından saatler önce keşif
Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı Atikhisar Barajı’nın yanı başında planlanan altın/gümüş madeni için yapılan bilirkişi keşfi, taşkın uyarısından saatler önce gerçekleştirildi. Çevreciler, yaşananları anlatarak duruma tepki gösterdi.
ÖZEL HABER I DAMLA YELTEKİN
GAZETE PENCERE - Türkiye’de vahşi madencilik denildiğinde ilk akla gelen yerlerden biri olan Kazdağları’nda çevre mücadelesi her geçen gün daha da çetinleşiyor. Çanakkale’nin tek içme ve kullanma suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı’nın kaderi için çevreciler bir kez daha bir araya geldi.
Yaz aylarında hem içme suyu hem de tarımsal kuraklık sorunu yaşayan Çanakkale’de, Atikhisar Barajı’nın hemen yanı başında Koza Altın A.Ş. tarafından açılmak istenen altın-gümüş madeni projesine karşı açılan davalar kapsamında bilirkişi keşfi yapılması tepkilere yol açtı.
MAHKEME İPTAL ETTİ, SÜREÇ YENİDEN BAŞLATILDI
Koza Altın İşletmeleri’nin bölgedeki ilk girişimi 2017 yılına uzanıyor. Şirket, o yıl proje için “ÇED Olumlu” kararı aldı; ancak açılan davalar sonucunda mahkeme 2021 sonunda bu kararı iptal etti. Bunun üzerine şirket, projedeki eksiklikleri giderip ruhsat alanını yeniden düzenleyerek 2022’de üçüncü kez başvuruda bulundu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 17 Eylül 2025’te verdiği “ÇED Olumlu” kararı bu yeni proje için geçerli. Çevreciler ise söz konusu kararın iptali istemiyle beş ayrı dava açtı.
Çıkarılacak cevherin işlenmek üzere kamyonlarla Eskişehir (Kaymaz) ve İzmir (Bergama) tesislerine taşınması planlanıyor. Bu kapsamda Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir Ekoloji Derneği ve bazı muhtarlar da dava açtı; ancak iki dava ehliyet yönünden reddedildi. Çanakkale Belediyesi’nin açtığı dava için mahkeme 13 Şubat tarihli keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verdi.
DAVALAR İKİ MAHKEMEYE BÖLÜNDÜ
Çanakkale Belediyesi’nin açtığı ve yurttaşların müdahil olduğu dava ile Ziraat Mühendisleri Odası’nın açtığı, İda Dayanışma Derneği’nin müdahil olduğu dava Çanakkale 1. İdare Mahkemesi’nde görülüyor. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Burhaniye Çevre Platformu Derneği, Ayvalık Tabiat Derneği, Ege Çevre ve Kültür Platformu Derneği ve Bergama Çevre Platformu üyelerinin açtığı dava ise Çanakkale 2. İdare Mahkemesi’ne düştü. Mahkemeler, yürütmeyi durdurma talebinin değerlendirilmesini keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasına bıraktı.
BİLİRKİŞİ KEŞFİNDE ÇEVRECİLERE ENGEL
Bilirkişi keşfinin yapılacağı yerin önceden paylaşılmaması üzerine bazı çevre grupları, Çanakkale Adliyesi önünden hareket eden heyeti takip ederek Terziler Köyü’ne ulaştı. Alana yalnızca davacıların alınmak istenmesi jandarma ile çevreciler arasında kısa süreli gerginliğe neden oldu. Keşif sırasında şirket yetkililerinin tavırları ve köyde yaşanan tartışmalar da dikkat çekti.
“ONAY DERHAL DURDURULSUN!”
13 Şubat’ta gerçekleştirilen keşifte hâkim, yalnızca 1. İdare Mahkemesi kapsamındaki davacıların beyanlarını aldı. Çanakkale Belediyesi adına söz alan belediye başkan vekili ve avukat Av. Bülent Şarlan ile müdahil yurttaşlar, Ziraat Mühendisleri Odası ve İda Dayanışma Derneği temsilcileri; bölgenin ekolojik, bilimsel, tarihî, sosyolojik ve hukuki durumuna dikkat çekti. Yapılan konuşmalarda Bakanlık onayının yürütmesinin derhâl durdurulması talep edilirken “sömürge madenciliği” anlayışı eleştirildi.

Hâkim, 2. İdare Mahkemesi davacılarından Süheyla Doğan’ın beyanını dinlemedi. Doğan bunun üzerine görüşlerini kamuoyuyla paylaştı. Projenin kapama planlarında çelişkiler bulunduğunu belirten Doğan, bir belgede açık ocağın doldurulacağının, başka bir belgede ise göl olarak bırakılacağının yazdığını hatırlatarak hangi planın uygulanacağının belirsiz olduğunu söyledi. Hidrojeoloji raporunda da kendi içinde tutarsızlıklar bulunduğunu ifade etti.
Keşfe Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Av. Kemal Aytaç, Çanakkale Barosu Başkanı Ardahan Dikme, gazeteci-yazar İbrahim Gündüz ile belediye ve il genel meclisi üyeleri de katıldı. İncelemenin ardından tutanak tutuldu, Terziler Köyü köprüsünde basın açıklaması yapıldı.
KEŞİF İÇİN YAĞIŞA RAĞMEN ISRAR
Davacılar mevsim koşulları nedeniyle keşfin ertelenmesini talep etti; ancak sağanak yağışa rağmen inceleme gerçekleştirildi. 30 Ocak’ta doluluk oranı yüzde 61 olan Atikhisar Barajı, 6 Şubat’ta yüzde 89’a, 13 Şubat’ta ise yüzde 100’e ulaştı. Çanakkale Belediyesi, keşiften birkaç saat sonra barajın savak kotuna eriştiğini ve Sarıçay üzerinden kontrolsüz su akışı riski bulunduğunu duyurarak dere yatağı çevresinde can ve mal güvenliği uyarısı yaptı.
Yoğun yağışların sürdüğü bir dönemde keşifte ısrar edilmesi tepkilere neden oldu. Edinilen bilgiye göre keşif alanına giden mucurlu yollara şirket tarafından bir gün öncesinde taş döküldü.
İLİÇ FACİASININ YIL DÖNÜMÜNDE KEŞİF
Bilirkişi incelemesinin, Erzurum İliç’te 9 işçinin yaşamını yitirdiği maden faciasının ikinci yıl dönümünde yapılması da dikkat çekti. Gazeteci İbrahim Gündüz, Edremit’te düzenlenecek “Kazdağları ve Madra Çöpler Olmasın” paneli öncesinde bölgeye gelerek keşfe katıldı.
Yaklaşık iki saat süren bilirkişi incelemesi, önceki keşiflere katılan bazı uzmanlar ve çevreciler tarafından kısa bulundu. Çevreciler, bilirkişilerden objektif ve bilimsel bir rapor hazırlanmasını ve ÇED raporunun iptal edilmesini beklediklerini dile getirdi.
YERLEŞİM VE TARIM ALANLARINA YAKIN
Altın-Gümüş Madeni Açık Ocak İşletmesi Projesi, Çanakkale il merkezinin kuş uçuşu yaklaşık 17 kilometre güneydoğusunda yer alıyor. Terziler Köyü’ne 1,3 kilometre, Serçiler Köyü’ne ise 2,6 kilometre mesafedeki saha; tarım ve hayvancılık yapılan yerleşim alanlarına oldukça yakın.
Ruhsat alanı 1.880,92 hektar, ÇED alanı ise 116,16 hektar büyüklüğünde. Ruhsat alanı yaklaşık 2 bin 640 futbol sahasına eşdeğer. ÇED alanının ruhsat alanına kıyasla sınırlı tutulması, ileride kapasite artışı ihtimalini gündeme getiriyor. Bölgede ağır metal kirliliğine ilişkin bulgular bulunduğu, projenin bu değerleri artırabileceği belirtiliyor.
KÜLTÜREL MİRAS ALANLARI RİSK ALTINDA
Önceki ÇED raporuna göre proje alanının yakınında iki arkeolojik sit bulunuyor: 3. derece arkeolojik sit alanı olan Tepetarla Yerleşimi ile yaklaşık 350 metre güneybatıda yer alan 1. derece arkeolojik sit alanı Madenkaya Kalesi. Uzmanlar, madencilik faaliyetlerinin bu kültürel miras alanları üzerinde baskı yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
ADI DEĞİŞTİ, TARTIŞMA SÜRÜYOR
15 Temmuz darbe girişiminin ardından el konulan Koza-İpek Holding ve iştiraklerinin hisseleri, 20 Ağustos 2024 tarihli Cumhurbaşkanı kararıyla Türkiye Varlık Fonu’na devredildi. Şirket, Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na yaptığı açıklamada ticari unvanının Cumhurbaşkanı kararıyla “Türk Altın İşletmeleri AŞ” olarak değiştirildiğini duyurdu. Tartışmalı maden projesi ise bölgedeki çevre ve su kaynakları üzerindeki etkileri nedeniyle kamuoyunda gündemde kalmayı sürdürüyor.
Kaynak:Haber Merkezi


