Türkiye iklim krizini “tehlike” görüyor ama hâlâ harekete geçemiyor

Yuvam Dünya Derneği’nin KONDA ile üst üste dördüncü kez yaptığı “Türkiye İklim Krizi Algısı Araştırması”nın 2025 sonuçları açıklandı. Türkiye daha bilinçli ama hâlâ hareketsiz.

Türkiye iklim krizini “tehlike” görüyor ama hâlâ harekete geçemiyor

GAZETE PENCERE - Türkiye’de iklim krizi artık “uzak bir mesele” değil. Kuruyan göller, yaz ortasında yaşanan su kesintileri, orman yangınları, ani fırtınalar… Etkiler arttıkça toplumun tehlike algısı da büyüyor. Ama iş değişim ve harekete geldiğinde aynı netlik henüz yok.

BİLİNÇ ARTIYOR, BİLGİ EKSİKLİĞİ SÜRÜYOR

Araştırmaya göre toplumun yüzde 45’i iklim krizi hakkında kendini bilgisiz görüyor. İklim eğitimi alanların oranı ise yalnızca yüzde 8.

İnsanlar, iklim kriziyle ilgili en güvenilir bilgi kaynağı olarak okulları görüyor. Medya ikinci sırada yer alırken, sivil toplum kuruluşları da güven duyulan kaynaklar arasında.

HERKES TEHLİKEYİ GÖRÜYOR AMA GÜNDEM “EKONOMİ”YE SIKIŞIYOR

Toplumun yüzde 70’i iklim krizini kendi hayatı içinde tehlikeli olarak değerlendiriyor. Buna rağmen ekonomik ve sosyal sorunlar, iklim krizini gündemde geri plana itiyor.

Yine de bireysel mücadelede ortak bir hat oluşmuş durumda: Katılımcıların yüzde 76’sı enerji tüketimini azaltmanın önemli olduğunu söylüyor. Çevreye duyarlı markalara yönelim ve geri dönüşüm eğiliminde de artış dikkat çekiyor.

BEKLENTİ NET: DEVLET ÖNCÜLÜK ETSİN

Araştırmada öne çıkan en güçlü başlıklardan biri, iklim kriziyle mücadelede sorumluluğun kimde görüldüğü. Toplumun yüzde 93’ü devlet ve hükümetleri bu alanda sorumlu görüyor. Özel sektörün aktif rol almasını isteyenlerin oranı da yüzde 73.

Gençler ise bireysel eylemlere daha fazla sorumluluk yüklüyor. Genel tabloda, “bu iş tek başına olmaz” duygusu güçleniyor.

ENDİŞE YÜKSEK, UMUT HÂLÂ VAR

İklim krizine dair duyguların dengesi de dikkat çekiyor. Katılımcıların yüzde 77’si endişe duyduğunu söylüyor. Çaresizlik hissedenlerin oranı yüzde 53, umutlu olanların oranı yüzde 45. Suçluluk duyanlar ise yüzde 33.

Endişe geçen yıla göre düşüşte. Bu düşüşün “umursamazlık” değil, daha çok insanların kendini yeni bir psikolojik dengeye çekmesiyle ilgili olduğu belirtiliyor. Buna karşın suçluluk duygusunda artış var.

“İLERİ DÖNÜŞÜM” YÜKSELİYOR

Araştırmada dikkat çeken bir diğer başlık da ileri dönüşüm. Kavram tam yerleşmiş olmasa da toplumun yüzde 48’i artık ileri dönüşüm yaptığını söylüyor. Kadınlar ve genç sosyal medya kullanıcıları bu alanda daha görünür.

Katılımcıların üçte ikisi de ileri dönüşümün iklim kriziyle mücadelede etkili olduğuna inanıyor.

FARKINDALIK YETMİYOR

Araştırmanın özetlediği tablo basit: İklim krizi herkesin gündeminde. Endişe var. Bilinç artıyor. Ama bu bilinç eyleme dönüşmedikçe, mesele sadece doğa değil… zaman kaybına dönüşüyor.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar