AB SÜRECİ SUYA DÜŞTÜ
Merkezi Washington’da bulunan düşünce kuruluşu Carnegie Vakfı’nda Türkiye üzerine araştırmalar yapan Avrupa Birliği’nin eski Türkiye Büyükelçisi Marc Pierini, 10 büyükelçi meselesinin yapay bir kriz olduğunu ve Cumhurbaşkanı...
Merkezi Washington’da bulunan düşünce kuruluşu Carnegie Vakfı’nda Türkiye üzerine araştırmalar yapan Avrupa Birliği’nin eski Türkiye Büyükelçisi Marc Pierini, 10 büyükelçi meselesinin yapay bir kriz olduğunu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim amaçlı popülist milliyetçi bir siyaset izlediğini savundu.
MEDYA KONTROL YARGI ETKİ ALTINDA STK’LAR TACİZ EDİLİYOR
Avrupa Birliği için meselenin sadece Osman Kavala’nın serbest bırakılması olmadığını da dile getiren Büyükelçi Pierini, Türkiye’de medyanın kontrol, yargının etki altında olduğunu, sivil toplumun taciz edildiğini söyledi ve AB’ye katılma sürecinin esasen “suya düştüğünü” kaydetti.
VOA’nın sorularını yanıtlayan Pierini 10 büyükelçi krizi için, “Bu üslup tamamen öngörülebilir çünkü kriz tamamen yapaydı ve derin bir ekonomik krizi, faiz oranı politikasındaki felaketi, bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili çok korkunç beklentileri ve daha başka şeyleri gizlemek için tasarlanmıştı. Yüzlerce yıllık bir formülü uyguladılar. İçeride işler kötü gittiğinde yabancıları hedef alırsınız. Türkiye’de komplo teorileri de nüfusun büyük bir kısmında oldukça işe yarıyor. Yani Cumhurbaşkanı (Erdoğan) ne yaptığını biliyordu ve Türkiye’de Avrupa Birliği büyükelçisi olarak beş yıl yaşadıktan sonra bana göre bu, seçim amaçlı tipik popülist milliyetçi bir siyasettir.” İfadesini kullandı.
AK Parti’nin ilk on yılında pek çok reform yapıldığına dikkat çeken Pierini, “Cumhurbaşkanı 2017’deki anayasa reformu ile, 2018 seçimi ile ve daha birçok kararla, AB’ye girmek için gerekenlerin tam tersini ortaya koydu. Bu yüzden belki de bir duraklamadan daha fazlası yaşanıyor. (AB’ye katılma sürecinde) duraklama nazik bir söz. Esasen süreç suya düşmüştür” diye konuştu.