1 Nisan'da doğalgazdan acı şaka: Savaşın etkisiyle görülmemiş bir oranda zam gelebilir
ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları sürerken İran'ın Körfez'i hedef alıp doğalgaz sevkiyatı için önemli bir nokta olan Hürmüz'ü kapatması doğalgazda görülmemiş zam olasılığını artırdı.
GAZETE PENCERE - ABD, İsrail ve İran hattında yaşanan savaşın Türkiye ekonomisi üzerindeki tahribatı her geçen gün büyüyor. Akaryakıtta "Eşel Mobil" sistemine rağmen motorinin 70 TL sınırına dayanması ve Merkez Bankası'nın kurları tutmak için bir haftada 12 milyar dolar harcamasının ardından, şimdi de ufukta devasa bir "doğalgaz" zammı belirdi.
Ekonomi gazetecisi Olcay Aydilek, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla, enerji sektörünün kapalı kapılar ardında konuştuğu krizin boyutlarını kamuoyuyla paylaştı.
DOĞALGAZIN MALİYETİ...
Savaşın küresel enerji tedarik zincirini koparması (özellikle İran'ın Katar LNG tesislerini vurmasının ardından Avrupa ve Asya'nın panikle gaz aramaya başlaması), Türkiye'nin yurt dışından ithal ettiği doğalgazın maliyetini astronomik seviyelere taşıdı.
Aydilek, sektör uzmanlarının yaptığı maliyet analizlerini şu sözlerle aktardı: "Savaşın darbesi... Doğalgaza zam baskısı... Sektör uzmanları, Türkiye'nin gaz alım maliyetindeki artışa işaret ederek, 'Savaştan önce, 27 Şubat'a göre TTF (Avrupa Sanal Doğalgaz Ticaret Noktası) fiyatında %63 artış var' dedi."
1 NİSAN'DA GÖRÜLMEMİŞ ZAM RİSKİ
Küresel piyasalardaki bu yüzde 63'lük maliyet şokunun, BOTAŞ (Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş.) ve enerji yönetimi üzerinde devasa bir sübvansiyon baskısı yarattığı belirtiliyor. Devletin bu maliyetin tamamını sırtlanmasının bütçe dengeleri açısından imkansız hale gelmesiyle birlikte, zam faturasının sanayiciye kesilmesi bekleniyor.
Edinilen bilgilere göre uzmanlar, 1 Nisan tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sanayi tesisleri ve elektrik üretim santrallerinin kullandığı doğalgaza yüzde 20 ila yüzde 30 oranında zam yapılmasının masada olduğunu ifade ediyor.
ENFLASYONA ETKİSİ
1 Nisan'da sanayiye ve santrallere beklenen bu zammın gerçekleşmesi halinde, ekonomide yıkıcı bir zincirleme reaksiyon (domino etkisi) yaşanması kaçınılmaz görülüyor. Türkiye'de elektriğin önemli bir kısmı doğalgaz çevrim santrallerinde üretiliyor; bu nedenle santrallerin maliyetinin yüzde 30 artması, ilerleyen dönemde hem sanayi hem de mesken (ev) elektrik faturalarına zam olarak yansıyacak. Öte yandan doğalgazı yoğun olarak kullanan demir-çelik, çimento, seramik, cam ve gıda gibi sanayi tesislerinin üretim maliyetleri de fırlayacak. Bu durum, fabrikadan çıkan her ürünün fiyatına yansıyarak raflardaki tüketici enflasyonunu (TÜFE) yeniden körükleyecek.
Kaynak:Haber Merkezi