Alaattin Aktaş: Bu faiz oranı enflasyonla mücadele anlamında çok az işe yarar
Ekonomim gazetesi yazarı Alaattin Aktaş, Merkez Bankası'nın dün 500 baz puan artışla faizi yüzde 30'a çıkarmasının enflasyonu kontrol altına almakta zayıf kalacağını ancak yabancı sermaye girişi için katkı sağlayacağını...
Ekonomim gazetesi yazarı Alaattin Aktaş, Merkez Bankası'nın dün 500 baz puan artışla faizi yüzde 30'a çıkarmasının enflasyonu kontrol altına almakta zayıf kalacağını ancak yabancı sermaye girişi için katkı sağlayacağını belirtti.
Aktaş bugünkü köşesinde faiz kararını şöyle değerlendirdi:
"Merkez Bankası geçen ay olduğu gibi bu ayın PPK metninde de enflasyonun yıl sonunda enflasyon raporundaki tahmin aralığının üst sınırına yakın seyredeceğini belirtiyor. O üst sınır yüzde 62. Hem zaten OVP’de yer alan tahmin yüzde 65. Kaldı ki yüzde 65’in de aşılacağı ve gerçekleşmenin yüzde 70-75 arasında olacağı tahmini ağır basıyor.
Şimdi aynı soruyu tekrar edelim; bu enflasyonla yüzde 30 faiz uyumlu mu, bu faiz yeterli mi?
“Daha yıl sonuna kadar üç toplantı var, faiz daha da artırılabilir” diyenler çıkacaktır. Acaba Merkez Bankası da öyle mi düşünüyor? Kim bilir...
O zaman sormazlar mı, “Temel amaç enflasyonu arkadan takip etmek mi, yoksa amaç enflasyonu önleyecek faizi belirlemek mi” diye...
Ve yine sormazlar mı, “Madem enflasyon çok hızlı gidiyor, agresif bir faiz artışı daha iyi olmaz mıydı” diye... Biz şimdi arkadan bakıyoruz:
“Enflasyon arttı mı, hadi faiz artıralım!”
Dolayısıyla bu faiz oranı enflasyonla mücadele anlamında işe yarar ama çok az işe yarar!
Döviz girişi yaşanabilir
Diğer amaca, yurt dışından döviz çekme çabasına gelince...
Bu faiz artışı o anlamda işe yarayacak etki doğurabilir.
Hep vurguluyoruz ya, yabancı gelirken ve alırken kazanmak ister.
Gelirken kazanmanın temel koşulu olan görece yüksek kur gerçekleşti sayılır. Seçim öncesiyle kıyaslanırsa yüzde 40’ı aşan bir kur artışı var.
Şimdi yapılması gereken ve aşama aşama yapılan yabancıya alırken kazanma olanağı verecek faiz artışı.
Hazine'nin borçlanma faiziyle politika faizinin paralel gittiğini varsayarsak 100 lira nominal bedelli bir kamu borçlanma kağıdının temmuz ayında yüzde 17.5 faiz üstünden 85 lira olan satış fiyatı, şimdi yüzde 30 faizle 77 liraya indi.
Dünkü faiz kararından sonra dolarda da yüzde 0.5’e yakın bir artış yaşandı. Bir yandan kur artışıyla gelirken kazanmak, bir yandan faiz artışıyla alırken kazanmak...
Yabancıların portföy yatırımlarında önümüzdeki dönemde bir miktar kıpırdanma görebiliriz.
Gerçek doğrudan yatırım ise öyle bugünden yarına, hatta bu yıldan seneye olacak bir gelişme değil; biz varlık satışını doğrudan yatırım sayar avunuruz."