Alaattin Aktaş: Ya bir an önce faizi yüzde 35-40'a çıkarırız, ya da ipe un seriyor görüntüsü veririz
Ekonomim gazetesi yazarı Alaattin Aktaş, döviz ve akaryakıt fiyatlarındaki ılımlı seyirin bugün gerçekleşecek olan faiz toplantısının ardından olumlu ya da olumsuz yönde belirgin bir değişiklik gösterebileceğini ifade...
Ekonomim gazetesi yazarı Alaattin Aktaş, döviz ve akaryakıt fiyatlarındaki ılımlı seyirin bugün gerçekleşecek olan faiz toplantısının ardından olumlu ya da olumsuz yönde belirgin bir değişiklik gösterebileceğini ifade etti. Aktaş, enflasyonla gerçekten mücadele edilmek isteniyorsa faizin yüzde 35’lere, 40’lara çıkarılması gerektiğini belirtti.
Aktaş bugün yazısında şunları kaydetti:
"Döviz ve akaryakıt fiyatları eylülde ılımlı bir seyir izlemekle birlikte Merkez Bankası'nın politika faizine ilişkin kararla birlikte gidişat olumlu ya da olumsuz yönde belirgin bir değişiklik de gösterebilir.
Faiz hele hele hiç ihtimal verilmemekle birlikte sabit tutulursa "yandı gülüm keten helva"!
O durumda eylül için ne yüzde 5 enflasyon tahmininin önemi kalır, ne zaten şimdi bile çok zor görülen yüzde 65'lik yıl sonu tahmininin.
Hatta daha ötesi, "Enflasyonla mücadele ediliyor mu, ediliyormuş gibi mi yapılıyor" tartışması biter, "Ediliyormuş gibi yapıldığı" görüşünde herkes birleşir.
Merkez Bankası'nın faizine ilişkin ağırlıklı beklentinin yüzde 30 olduğunu belirttim. Ancak Merkez Bankası artışı 7.5 puan, hatta 10 puan düzeyinde tutarsa bu da pek şaşırtıcı olmaz.
Enflasyonla gerçekten mücadele edilmek isteniyorsa biz bu faizi 35'lere, 40'lara çıkarmak durumundayız zaten. Ya bir an önce çıkarır ve mücadelede kararlı olduğumuzu gösteririz ya da küçük artışlarla gider ve adeta ipe un seriyor görüntüsü veririz.
Mevcut koşullarda bile, yani yarından sonra faizin ne çok olumlu, ne çok olumsuz etkileyeceği koşullarda bile eylül için yüzde 5 dolayında bir enflasyona gidiyoruz. Eylülde yüzde 5 artış yaşanırsa dokuz aylık oran yüzde 50 olacak demektir. Bu da yıllık tahmin olan yüzde 65'i aşmamak için son üç ay toplamında yüzde 10'luk bir marj kaldığı anlamına gelir.
Unutmayalım; normal yıllarda bile fiyatların en yüksek artış gösterdiği ay olan ekim bu dönemin içinde.
TÜFE artışını en çok tetikleyecek gelişme ise kışa girişle birlikte doğalgaz hesabının bir anlamda eskiye dönecek olmasından kaynaklanacak. TÜİK bu konuya mayıs ayında yaptığı açıklamada zaten işaret etmişti.
Eylülde yüzde 5 dolayında gerçekleşmesi beklenen enflasyon için artık yapılabilecek bir şey yok. Yeter ki önümüzdeki ayların oranlarının zirve yapmasına yol açacak yanlış adımlar atmayalım. İşte ilk adımı da bugün göreceğiz; bakalım yanlış mı olacak, doğru mu?"