Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz yıl sonu enflasyon tahminini açıkladı

Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 32 civarında olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz yıl sonu enflasyon tahminini açıkladı

GAZETE PENCERE - Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve enflasyonla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

ANKA Haber Ajansı’na konuşan Hakkı Hakan Yılmaz, yılbaşından bu yana akaryakıtla ilgili eşel mobil sistemin başlatılması, ÖTV desteğinin azaltılması, motorin ile benzinde kademeli vergi artışına geçilmesi dahil beş temel düzenleme yapıldığını vurguladı.

1 Ekim’de Resmi Gazete’de yayımlanan cumhurbaşkanı kararı ile önceki karar değiştirilerek 95 oktan benzinde litre başına ÖTV’nin, ekimde 7,90 TL, kasımda 11,36 TL ve aralık 14,8277 TL olarak belirlendiğini anımsatan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Motorinde ise Ağustos'ta alınan kararla sıfırlanan ÖTV’nin Eylül'de 3 TL, ekimde 6 TL, Kasım'da 9 TL, Aralık'ta 12 TL ve Ocak 2027’de 13,9006 TL’ye yükseltilmesi öngörülmüştü. 1 Ekim’den geçerli uygulamaya giren cumhurbaşkanı kararıyla benzin için de ÖTV’de kademeli artış yaklaşımı benimsendi."

Yılmaz, bu kararla birlikte benzine KDV dahil 12,47 TL yerine 4 TL 15 kuruş zam yapıldığını vurguladı.

"MOTORİN YENİDEN 100 LİRAYI AŞABİLİR"

Hakkı Hakan Yılmaz, benzinin litre fiyatının 85 TL’yi, motorinin litre fiyatının 98 TL’yi aştığını belirterek, "Eğer uluslararası fiyatlarda bir düşme yaşanmazsa bu ay içinde veya Kasım başındaki ÖTV zammıyla birlikte motorinin litre fiyatının 100 TL’yi tekrar aşacağını söyleyebiliriz. Şu anda başta Bitlis olmak üzere doğu illerinde litre fiyatı 99 TL’yi aşmış ve 100 TL’ye dayanmış durumda" dedi.

"AKARYAKIT FİYATLARINDAKİ YÜKSELİŞİN TOPLAM ENFLASYONA KATKISI 7 PUANI AŞIYOR"

Akaryakıt zamlarının enflasyona etkisini de değerlendiren Yılmaz, sekiz aylık enflasyonun yüzde 22,1 olduğunu anımsatan Yılmaz, "Eşel mobil uygulamasına karşın motorinde fiyat artışının yüzde 82,4, benzinde yüzde 61,6 olması bu alana ilişkin kamu politikalarının daha hassas ve hane halkı ile reel ekonomi üzerindeki etkilerini dikkate alan terzi hassasiyetinde hazırlanmasını gerektirmektedir" diye konuştu.

"Akaryakıt fiyatlarındaki artış, genel fiyat düzeyindeki yükselişin yaklaşık üç-dört katına ulaşıyor" diyen Yılmaz, şöyle devam etti:

"Bu gelişmelerin Eylül ayı enflasyonuna doğrudan katkısının yaklaşık 0,35 puan, Ağustos-Eylül dönemi birikimi yüzde 0,66, Eylül sonu itibariyle dokuz aylık birikimli katkısının 1,58 puan olacağını hesaplıyoruz. Ulaştırma, gıda ve üretim maliyetleri üzerinden ortaya çıkacak ikincil etkiler de dikkate alındığında, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin toplam enflasyona katkısı 7 puanı aşmakta. Bununla birlikte eğer akaryakıt fiyatları ekim ayında düşmezse, bu seviyede devam ederse enflasyon üzerinde etkisi 8,5 puana kadar çıkmakta."

"YIL SONU ENFLASYONU YÜZDE 32"

Bu senaryonun olası olduğunu belirten Hakkı Hakan Yılmaz, "Muhtemel gördüğümüz bu senaryonun gerçekleşmesi hâlinde, TÜİK’in enflasyon konusunda tüm hesaplama zorlamalarına rağmen yıl sonu enflasyonunun yüzde 32 civarında oluşmasını bekliyoruz" dedi.

Akaryakıt zamları sonrasında gelinen noktada asıl riskin, ikincil etkiler yoluyla diğer mal ve hizmet fiyatlarında ortaya çıkacak artış olduğunu ifade eden Yılmaz, şunları söyledi:

"Kendi adıma, küresel belirsizliklerin yoğunlaştığı bu dönemde petrol fiyatlarının yükselme riskinin düşme ihtimalinden daha güçlü olduğunu; bunun fiyatları hem doğrudan hem de ikincil etkilerle artıracağını son üç aydır vurgulamaya çalışıyorum."

Yılmaz, baz senaryoda enerji fiyatlarının yıllık enflasyonu 7-8 puan daha yukarı taşımasının, düşük gelirli çalışanların, emeklilerin ve yoksul hanelerin geçimlik maliyetlerinin artması anlamına geldiğini söyledi ve şöyle devam etti:

"Bu, aynı zamanda, başta tarım ve imalat sanayi olmak üzere, buralarda girdi maliyetlerinin yükselmesi ve bunun mal ve hizmetlerin üretim maliyetlerine çarpıcı biçimde yansıması anlamına da gelmektedir. Toplam talepteki yavaşlamaya rağmen bu gelişme sonucunda maliyetlerdeki yükseliş sürmekte; bu durum geniş toplumsal kesimleri ve üreticileri alışılmışın dışında etkilemektedir. Dolayısıyla karşı karşıya olduğumuz sorun yalnızca akaryakıt fiyatlarındaki artış değil; bunun yaşam maliyetleri, üretim maliyetleri ve genel fiyat düzeyi üzerindeki kırılganlığı yaygınlaştırıcı etkisidir.

Zararın neresinden dönülse kardır denip, ÖTV oranlarının sıfıra indirilmesi, tarım sektörü ile reel sektörün girdi maliyetlerinin desteklemeye yönelik teşvik politikaları, enerji maliyetlerinden etkilenen yoksul hanelere yönelik sosyal yardımların artırılması gerekmektedir. Bunun için gereken kaynak harcamaların doğru önceliklendirilmesi dahil bütçede vardır."

Kaynak:ANKA

Öne Çıkanlar