Yalçın Karatepe: Sorumlusu olmadığınız bir makro göstergenin bedel ödeyeni oluyorsunuz

İktisatçı Yalçın Karatepe Birgün gazetesinde kaleme aldığı yazısında Merkez Bankası'nın dün faizi 500 baz puan artışla yüzde 30'a çıkarmasını değerlendirdi. Karatepe, "Artışın yeterli olmadığı" yorumlarına karşın,...

Yalçın Karatepe: Sorumlusu olmadığınız bir makro göstergenin bedel ödeyeni oluyorsunuz

İktisatçı Yalçın Karatepe Birgün gazetesinde kaleme aldığı yazısında Merkez Bankası'nın dün faizi 500 baz puan artışla yüzde 30'a çıkarmasını değerlendirdi. Karatepe, "Artışın yeterli olmadığı" yorumlarına karşın, faiz artışının sadece tasarruf sahiplerini değil, borçluları da ilgilendirdiğini belirterek "Bence oldukça önemli bir artış yapıldı. Her ne kadar “evet, ama bu da yetmez” yorumları havalarda uçuşuyor olsa da artış oldukça yüksek. Üstelik son artış ile birlikte politika faizi toplam 2150 baz puan (yüzde 21,5) artırılmış oldu." yorumunu yaptı.

Enflasyonun kredi kullanımı ve talebi kısarak önlenmeye çalışıldığına işaret eden Karatepe yazısında şu ifadeleri kullandı:

"Pek çoğunuzun kredi kartlarına borcunuz olduğunu tahmin ediyorum. Dünkü faiz artışı ile birlikte ekim ayından itibaren ödeyeceğiniz kredi kartı faiz oranı da artmış olacak. Aylık olarak yüzde 3,26’ya çıkacak olan faize bir de vergi ve fonları da eklediğinizde toplam maliyetiniz aylık yüzde 4,24 olacaktır, bunun yıllık bileşiği de yüzde 64,5’e tekabül eder. Eğer ihtiyaç kredisi kullanmak isterseniz, onun faizi zaten yüzde 85 seviyesinde. Yok, ben kredili mevduat hesabımdan para kullanıyorum derseniz; onun faizi de yüzde 85’e yaklaştı. Gördüğünüz gibi faiz artışlarının bedelini ödeyen ilk grupta sizler yer alacaksınız. Yurtiçi talebi baskılamaya yönelik bu çaba enflasyonu kontrol altına almada beklenen sonucu verir mi? Her ne kadar MB, “yurtiçi talebin güçlü” olduğunu ve bunun da enflasyona yukarı yönlü baskı yaptığını söylese de kur kaynaklı maliyet ve vergi artışlarının enflasyona nasıl etki ettiğinden de bahsediyor. O zaman şöyle bir durumla karşı karşıya kalıyoruz: Ağırlıklı olarak yüksek vergi ve kur artışlarının yol açtığı enflasyon ile mücadele etmek için sizi daha yüksek oranda kredi faizi ödemek zorunda bırakıyorlar. Sorumlusu olmadığınız bir makro göstergenin bedel ödeyeni oluyorsunuz. İşte yeni ekonomi kadrosunun bulduğu mucize formül bu"

Yazının tamamı için tıklayın

Öne Çıkanlar