300 yıllık tarihi eseri yıktılar: Eskiydi yıktık, yerine pırıl pırıl çeşme inşa ettik

300 yıllık çeşmenin yıkılması tartışması gündemde. Muhtar eskiydi yıktık pırıl pırıl çeşme yaptık derken vakıflar hala sessiz.

300 yıllık tarihi eseri yıktılar: Eskiydi yıktık, yerine pırıl pırıl çeşme inşa ettik

GAZETE PENCERE - Beykoz’daki tarihi kıyımın gündemde yerini korumaya devam ediyor. Tarihi esere yapılan bu saldırı bizzat sorumluların yaptığı akıllara durgunluk veren "itiraflarla" yeni bir boyut kazandı. 300 yıllık ecdat yadigârını bir "yenileme" projesine kurban edenlerin savunması, kültürel mirasın nasıl bir cehaletle karşı karşıya olduğunu belgeledi.

ESKİ DEYİP YIKMIŞLAR

Beykoz’daki tarihi İshak Ağa Çeşmesi’nin yok edilmesine dair sırlar çözülüyor. Skandalın faili olduğu ortaya çıkan mahalle muhtarı Nejimi Gösterit, tescilli Osmanlı eserini neden yıktırdığını televizyon ekranlarında adeta bir "başarı hikâyesi" gibi anlattı.

PIRIL PIRIL ÇEŞME YAPTIRDIK DEDİ...

Sözcü TV’ye konuşan muhtar Gösterit, 18. yüzyıldan kalma mermerlerin akıbeti sorulduğunda, kültürel mirasın ne tür bir bakış açısıyla yok edildiğini şu sözlerle itiraf etti:

"Eski bir çeşmeydi, yıktırdık; yerine mahallemize yakışan, pırıl pırıl güzel bir çeşme yaptırdık. Eski parçaları da mermerciye verdik. Yeni çeşmeyi neden kaldıralım, niye koyalım eski sütunu?"

MUHTAR SUÇU ÜSTLENDİ

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün olayın ardından yaptığı "Biz yapmadık, İBB yaptı" savunması, yerel aktörlerin bu itiraflarıyla tamamen çöktü. Cami derneği ve muhtarın kendi aralarında aldıkları kararla 300 yıllık eseri söktürmeleri, kurumlar arası denetim felaketini de tescilledi.

VAKIFLAR SESSİZ

Kendi mülkiyetindeki caminin duvarı balyozlarla sökülürken durumu fark etmeyen Vakıflar Genel Müdürlüğü, itiraflar karşısında derin bir sessizliğe büründü.

İBB Belgelerle Yanıt Vermişti: İBB Miras ekipleri, tarihi parçaları bir mermer atölyesinde parçalanmak üzereyken bulup koruma altına aldıklarını kanıtlarıyla ortaya koymuştu.

Tescilli bir eserin, "tarihi olduğu düşünülmeden" mahalle muhtarı ve cami derneği tarafından yıkılıp yerine sakil bir mermer kütlesinin kondurulması, İstanbul’un mirasının ne kadar sahipsiz bırakıldığını bir kez daha gösterdi.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar