AK Parti 'umut hakkı' demeden umut hakkı getirmenin yollarını arıyor: İşte yeni taslağa dair bilinenler
Gazeteci Nuray Babacan, iktidarın cezaevlerine yönelik hazırladığı yeni düzenlemenin ayrıntılarını yazdı. Taslakta “umut hakkı” ifadesi yer almayacak ancak Abdullah Öcalan dahil uzun süreli mahkûmları kapsayacak şartlı salıverme modeli gündemde.
GAZETE PENCERE - Nefes’te yayımlanan yazısında Nuray Babacan, açılım sürecinin yeniden hız kazanmasıyla birlikte iktidarın ceza infaz sisteminde kapsamlı bir değişikliğe hazırlandığını aktardı. Babacan’a göre AKP kurmayları, kamuoyunda tepki çeken “umut hakkı” kavramını kullanmadan, fiilen aynı sonucu doğuracak bir model üzerinde çalışıyor. Düzenlemenin, ağırlaştırılmış müebbet alanlar dahil olmak üzere geniş bir mahkûm grubunu kapsaması bekleniyor.
Babacan’ın aktarımana göre AK Parti kulislerinde konuşulanlar şöyle:
“Umut hakkı ifadesi hazırlanan taslağın hiçbir yerinde geçmeyecek. Kamuoyu yoklamaları gösterdi ki; toplum umut hakkı ve Öcalan için özel bir düzenleme yapıldığı hissine çok tepkili. Bizim tabanımız bunu kaldırmaz…”
Kulislerde konuşulanlara göre, taslağın detayları henüz belli olmasa da neredeyse kesinleşen kısımları şöyle:
- Metinde umut hakkı geçmeyecek,
- Öcalan için ayrı düzenleme olmayacak.
- Af niteliğinde değil, şartlı salıverme şeklinde uygulanacak.
- Bu şartları taşıyan herkes yararlanacak.
Babacan, taslağın detaylarına dair ise şunları yazdı:
Yapılan taslak çalışmada dünya örneklerinden yararlanıldığı ve hazırlığın tecil hakkı üzerine kurulduğu biliniyor. ‘Yeni tecil hakkı’ düzenlemesinin, ‘belirlenen sınırlarda’ cezaevindeki herkesi kapsayacak şekilde planlandığı ifade ediliyor.
‘PKK’lıyı da FETÖ’cüyü de adi suçluyu da kapsasın, ağırlaştırılmış müebbet cezası alanlardan 20-25 yıl cezasını çekenler (süre konusunda tartışma var), 10 yıllık tecil hakkından yararlansın’ şeklinde uygulanacak’ değerlendirmesi yapılıyor. İddiaya göre yasadaki şartlı salıverme-tecil süreleri yumuşatılacak.
Cumhurbaşkanlığı danışmanlarından Mehmet Uçum’un detaylandırdığı önerinin tam da bunu kapsadığı anlatılıyor. Yani ‘umut hakkı’ demeden umut hakkından yararlandırma formülü.
***
Bu kararın sonuçları tartışma yaratacak tabi. Özellikle adi suçlular, kadın ve çocuk istismarı ve cinayet suçluları dahil olmak üzere kapsama giren herkesi etkileyecek. FETÖ’cüler konusunda da parti içinde tartışma var.
Düzenlemenin mantığını savunanlar, ’Tecil süresinde yapılan değişikliğin, FETÖ’cüleri kapsam dışında tutacağını’ dile getiriyorlar. Bu sistem, daha çok PKK’lılar gibi uzun yıllardan beri hapiste olanlara yarayacak.
AKP’li kaynağın çizdiği çerçeveye göre kesin olan bir şey var ki;
- Metinde umut hakkı geçmeyecek,
- Öcalan için ayrı düzenleme olmayacak.
- Af niteliğinde değil, şartlı salıverme şeklinde uygulanacak.
- Bu şartları taşıyan herkes yararlanacak.
Çalışmalara katılanlar, Öcalan’ın İmralı dışına çıkmadan daha özür yaşamasının alt yapısının sağlanacağını da savunuyorlar.
***
Takvim için ise bahar ayları gösteriliyor. Komisyonun çalışmalarını tamamlamayıp, raporunun TBMM’de görüşülmesinin ardından yasa gündeme gelecek.
Komisyon raporunda, formül olarak ‘umut hakkı’ ifadesi yerine AİHM kararlarının referans gösterileceği, bunun da aynı sonucu doğuracağı yorumları yapılıyor.
CHP’lilerin bu formüle itirazının olmadığı, DEM Partililerin ise ‘umut hakkı’ ifadesinin konulmasında ısrarcı olduğu öne sürülüyor.
***
Bütün bu süreçlerin ardından en geç nisan-mayıs aylarında yasa metninin TBMM Genel Kurul gündemine geleceği savunuluyor. Tabi bu açılım sürecinin cezaevlerinde bulunanlara yönelik adımı. Bu konuda DEM Partililere örgütten çok baskı geldiği de biliniyor.
Ayrıca, ‘suça karışmamış PKK’lıların durumu’, ‘PKK yöneticilerinin durumu’, ‘PKK silahlarının durumu’, ‘Mahmur kampında yaşayan ve kimlikleri bile olmayanların durumu’ gibi birçok başlık bulunuyor. Hepsi masada…
Kaynak:Haber Merkezi