Akın Gürlek'ten 'fon soruşturması' açıklaması: Anormal artışları gözlemliyorduk
Akın Gürlek fon soruşturmasına ilişkin "Fonlarda hareketlilik olduğunu gözlemliyorduk" dedi. Gürlek, yurtdışına kaçırılan paralarla ilgili ise "Bizim amacımız şimdi bunları getirmek" ifadelerini kullandı.
GAZETE PENCERE - Adalet Bakanı Akın Gürlek, fon soruşturmasında şu an itibarıyla 63 kişi hakkında işlem yapıldığını, 4 kişinin tutuklandığını belirterek, "Para kaçırıldığını da gördük, yurt dışına kaçırıldığını gördük. Bizim amacımız şimdi bunları getirmek" dedi.
BM Genel Kurul toplantıları için ABD'de bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cüneyt Özdemir'in YouTube yayınına konuk oldu. Gürlek, fon soruşturması, borsadaki hareketlilik, faili meçhul cinayetler, İBB davası ve 2028 seçimlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Cüneyt Özdemir'in fon meselesine ilişkin "Fon yolsuzluğu mu diyelim artık, bu meseleye nasıl bakıyorsunuz? Yani böyle bir dolandırıcılık olarak mı yoksa bir örgütlü suç mu? Bakış açınız nedir Adalet Bakanlığı olarak" sorusunu yanıtlayan Gürlek, şu anda 63 kişi hakkında işlem yapıldığını söyledi. Gürlek, “4 tutuklu var, gözaltına alınanlar var, işte adli kontrol tedbiri uygulananlar var ve bir de firariler var” dedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın isnat ettiği suçların örgütlü suçlar, dolandırıcılık, devlet aleyhine dolandırıcılık ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet olduğunu belirten Gürlek, “Üç tane suçlama yöneltildi. Bir de tabii MASAK raporlarına göre aklama suçu da olabiliyor eğer mal varlığında bir artış varsa. Şu an isnat edilen suçlar bunlar” diye konuştu.
“SPK'NIN SUÇ DUYURUSU ÜZERİNE SÜRECE BAŞLADIK”
Gürlek, halen gözaltında olan ve sorguları devam eden kişiler bulunduğunu belirterek, sürecin SPK'nın suç duyurusu üzerine başladığını söyledi. "Daha önce de takip ettiğimiz vardı ama fonlarda yani bir hareketlilik olduğunu biz sürekli olarak gözlemliyorduk. Ben Başsavcıyken de bu konuda.." diyen Gürlek, Özdemir'in "Başlatmış mıydınız? Bakıyor muydunuz? İzliyor muydunuz" soruları üzerine sözlerini şöyle sürdürdü:
"BURADA BAŞSAVCILIK RESEN SORUŞTURMA YAPAMIYOR"
"Yani bakın, şu an borsada 8,5 milyon kişi var. Yani bunlar vatandaşlarımız, gece gündüz dişinden tırnağından... biriktirmiş olduğu şeylerini, yatırımlarını tamamen yani bir şey olması sebebiyle, yatırım olması amacıyla buraya yatırıyor. Tabii burada bir kısım bakıyorsunuz hisseler diyelim, bir kısım fonlar diyelim normal rayicinde seyrederken bir kısım hisseler inanılmaz bir şekilde yani yüzde 400, yüzde 500, yüzde 5000 yapan hisseler var. Tabii burada bir anormal artış var. Biz takip ediyoruz ama burada şu var: Tabii bu... Burada Başsavcılık resen soruşturma yapamıyor. Bunun altını çizmek lazım. Burada SPK kurumumuz var. Bunları SPK'ya bildiriyoruz. SPK'nın soruşturma izni vermesi lazım. Yani soruşturma izni vermeden Başsavcılık yapamıyor. SPK bizim ihbarımız üzerine de soruşturma izni verebilir, resen kendisi tespit eder, kendisi de suç duyurusunda bulunur. Bu şekilde bir sistem işliyor."
"FON MEVZUSU ÜLKEMİZDE SON 2 YILLIK BİR MEVZU"
Özdemir'in “İlk ne zaman radarınıza girmişti? Hatırlıyor musunuz? Ne zaman siz savcılık döneminizde başlamış mıydı bunlarla alakalı" sorusuna Gürlek, "Şimdi tabii bu spekülasyon, manipülasyon diyoruz biz buna. Sermaye Piyasası Kanunu'nda düzenlenen bir suç. Burada tabii sürekli olarak bunlar yapılabiliyor" yanıtını verdi.
Sistemin ilk başta tahtacılar üzerinden yürüdüğünü belirten Gürlek, “İşte tahtacılar sisteme giriyordu, hareketlendiriyordu. Bir yeri yükseltiyordu, daha sonradan birden bıraktıkları zaman yani bir vatandaş kaybediyordu” diye konuştu. Bu konularla ilgili SPK'nın bildirdiği durumlar olduğunu belirten Gürlek, “Bizim resen tespit edip işte SPK'ya gönderip soruşturma izni verip de dahil ettiğimiz de vardı” dedi.
Gürlek, fonların Türkiye'de son iki yıllık bir mesele olduğunu belirterek, “Çok özellikle hareketli olduğu dönemler 2 yıllık ama takip etmiştik biz, başlamıştık yani bunları takip etmeye. Çünkü vatandaşlardan inanılmaz şikayet geliyor. Bir de sosyal medyada da sürekli olarak bu fonlar tartışılıyor” ifadelerini kullandı.
Bir hisse üzerinden örnek veren Gürlek, "Şimdi mesela isim vermeyeyim ben, bir tane hisse var. Bakıyorsunuz, bunun bir şirket merkezi yok. Ama hissenin değeri şu an Türk Hava Yolları'ndan, Aselsan'dan daha değerli. Yani bu hayatın olağan akışına aykırı. Yani burada bir hareketlenme olduğunu hissediyorduk. SPK da elbette görüyordu. Biz başsavcı arkadaşlarımız da görüyordu" dedi.
“MANİPÜLASYON SUÇU TEKNİK BİR SUÇ”
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçlarına bakan özel bir birim kurduklarını belirten Gürlek, "Ben kendim başsavcıyken kurmuştum. Özellikle alanında uzman, teknik arkadaşlar bu konuda üç tane savcımız sadece bu suçlara bakıyordu ve gerçekten de donanımlı arkadaşlardı. Yani çünkü bu teknik bir suç. Yani özellikle manipülasyon suçu teknik bir suç. Oluşup oluşmadığı bakımından bir donanımlı arkadaşlardı yani" diye konuştu.
"AMACIMIZ YURT DIŞINA KAÇIRILAN PARALARI GETİRMEK"
Özdemir'in “Paraları geri alabilecek misiniz" sorusunu Gürlek, “Bizim şu an asıl amacımız o” diye yanıtladı. Fonlardan dolayı iyi niyetli vatandaşların yıllarca yaptığı birikimlerin istismar edildiğini belirten Gürlek, “İşte başka yerlere aktarıldığını gördük. Para kaçırıldığını da gördük, yurt dışına kaçırıldığını gördük. Bizim amacımız şimdi bunları getirmek. Yani burada bunları getirip gerçekten de iyi niyetli vatandaşlarımıza bu paraları almalarını sağlamak" dedi.
Soruşturmanın genişleyip genişlemeyeceği sorusuna ise Gürlek, “Yani genişler” yanıtını verdi. Başlangıçta bankalardaki değerlere el koyduklarını, tedbir getirdiklerini ve tapudaki taşınmazların devrinin engellendiğini belirten Gürlek, “Bankalara müzekkere yazdık. Yani o konuda ilk önlemleri aldı Başsavcılık. Bu çok önemliydi. Çünkü yani biliyorsunuz anlık olarak para hareketleri olabiliyor ama biz bunu durdurduk” dedi. Yakın zamanda yurt dışına para kaçırılmaya çalışıldığını belirten Gürlek, “Yani bu tedbir bizim için çok önemliydi. Bir kısım şirketlere el koyduk, bir kısım mal varlıklarına el koyduk, bir kısmına tedbir kararı koyduk” diye konuştu. Gürlek, ilk olarak SPK tarafından kapatılan ve tasfiye edilen fonların yöneticilerinin, başkanlarının ve birinci derece akrabalarının mal varlıklarının dondurulması yönünde işlem yaptıklarını belirterek, “Tedbiren bizim Başsavcılığın emri olmadan bir işlem yapılmaması konusunda özellikle bankalara yazdık. Bu çok faydalı oldu” dedi.
"CUMHURBAŞKANIMIZ DA BU KONUYU TAKİP EDİYOR"
Özdemir'in “Cumhurbaşkanı ilgileniyor mu? Sayın Erdoğan soruyor mu size, bilgilendiriyor musunuz? Yani rutinin dışında bilgisi var mı?” sorusuna Gürlek, “Tabii yani Cumhurbaşkanımız da bu konuyu takip ediyor” yanıtını verdi.
Hazine ve Maliye Bakanı ile sürekli toplantı yaptıklarını belirten Gürlek, "Yani bir süreç... Ama bu konuda dediğim gibi inşallah kısa sürede de mağduriyetler giderilecek. Ben şahsi olarak da şu an giderilmesi konusunda biz Maliye Bakanımızla birlikte sürekli toplantılar yapıyoruz. SPK Başkanımız da katıldı, işte BDDK Başkanımız da katıldı" dedi.
"MAĞDURİYETLER KISA SÜREDE GİDERİLECEKTİR"
Gürlek, “Bu bir süreç, süreç devam ediyor. Elbette mağduriyetler kısa sürede giderilecektir. Bunlar dünyada da yaşandı, biliyorsunuz Amerika'da da kısa süre önce benzer bir şey oldu. Biz elimizden geldiğince yargı olarak bu süreçte sisteme katkı da bulunmak istiyoruz, katkı sağlıyoruz yani” diye konuştu.
İBB DOSYASI: "MADDİ OLARAK DELİLLER VARDI"
Özdemir'in “Muhalefette size yapılan en büyük eleştirilerden bir tanesi, 'İBB davalarıyla acaba siyaseti dizayn mı ediyorsunuz?' Siyaseti dizayn ediyorsunuz gerçekten" sorusuna Gürlek, “İlgisi yok. Ben başsavcıyken görev yaptım, İstanbul Başsavcılığı yaptım. Yani orada kesinlikle deliller... Yani siz de okumuşsunuzdur iddianameyi. Yani başsavcı kesinlikle siyasette şey yapmaz, karışmaz” yanıtını verdi.
Gürlek, “Daha doğrusu yani savcı, hakim bunlar dosyada kapağındaki kişiler, makamlar, mevkiler, unvanlar bunlara bakmaz yani. Suç var mı, suç delili var mı buna bakar. Ona göre değerlendirme yapar” dedi. Başsavcı olduğu dönemde de bu şekilde değerlendirme yaptıklarını belirten Gürlek, “Yani yaptığımız değerlendirmede sadece tanık beyanları yoktu, itirafçı beyanları yoktu; maddi olarak deliller vardı” diye konuştu.
Gürlek, yargılama sürecinin başladığını ve mahkemenin tanıkları dinlediğini hatırlatarak, “İşte aynı şekilde savcılık aşamasında dinlenen tanıklar ya da itirafçılar mahkeme huzuruna geliyor. Aynı şeyleri söylüyorlar, farklı şeyler söylemiyorlar” dedi. Dosyada MASAK raporlarının bulunduğunu belirten Gürlek, “Maddi olarak uğranılan zararlara dair, devletin uğradığı zararlara dair raporlar vardı” ifadelerini kullandı.
"İBB DOSYASINDA SADECE İTİRAFÇI BEYANI YOKTU"
Gürlek, İBB dosyasına ilişkin, “Yani dosyalarda, özellikle İBB dosyasında tek başına sadece itirafçı beyanı yoktu” iddiasında bulundu. Bir kişinin “Ben rüşvet verdim” demesi veya başka bir kişinin “Ben rüşvet aldım” demesi halinde bunun doğrulanması gerektiğini belirten Gürlek, “Nasıl doğrulaması gerekiyor? İşte banka transferlerini yapmıştık. Nerede işte buluştular? Baz istasyonu kayıtlarını çakıştırıyoruz, MASAK raporuna bakıyoruz. Yani bu şekilde bir işleyen sistem var” diye konuştu. Gürlek, “Sadece tanık beyanı, itirafçı beyanı üzerinden bir suçlama yok. 143 tane eylem vardı örgüt lideri hakkında” dedi.
Yargılama sürecinin devam ettiğini belirten Gürlek, “Şu an bir süreç devam ediyor. Bunlar tamamen mahkemelerin takdirinde olan süreçler. Mahkeme kaç tane eylemden ceza verir, kaç tanesinden beraat verir... Tamamen bu mahkemenin dosyadaki delillere göre vicdani kanaatine göre vereceği bir şey. Şu an yargılama süreci devam ediyor Silivri'de biliyorsunuz” ifadelerini kullandı.
"FARKLI ANLAMDIRILACAK BİR ŞEY YOK"
Cüneyt Özdemir'in, Gürlek'in geçtiğimiz günlerde yaptığı basın toplantısında "Gelecek seçimlerde Sayın Cumhurbaşkanını seçmek için seçim yapacağız" şeklinde sözler söylediğini hatırlatarak, bunun dil sürçmesi olup olmadığını sorması üzerine Gürlek, sözlerinin farklı yorumlandığını söyledi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Orada, şimdi ben şunu demek istedim, aslında farklı yorumladılar. Yani Cumhurbaşkanımız 2028 yılında tekrardan aday olmak istiyor. Yani normalde seçimler biliyorsunuz 2028 yılında yapılacak. Burada da 2028 yılındaki seçimde Cumhurbaşkanımızın adaylığıyla inşallah seçimin olumlu neticelenmesini istiyoruz. Burada yani farklı anlamlandırılacak bir şey yok burada" diye konuştu.
Kaynak:Haber Merkezi