Ali Babacan ile Mahmut Arıkan, Saadet Pikniği'ne katıldı

Saadet Partisi lideri Mahmut Arıkan ve DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen pikniğe katıldı.

Ali Babacan ile Mahmut Arıkan, Saadet Pikniği'ne katıldı

GAZETE PENCERE - Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen pikniğe katıldı.

Etkinlikte konuşan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, davet eden Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan'a ve İstanbul İl Başkanlığı'na teşekkür etti.

Türkiye'nin "yorgun", milletin ise "kırgın" olduğunu söyleyen Babacan, insanların uzun süredir ağır yükler altında yaşadığını belirtti. Babacan, "Nereye gitsek aynı dertlerle karşılaşıyoruz. Bir tarafta geçim derdi, bir tarafta gelecek kaygısı, bir tarafta adalet arayışı, bir tarafta umutlarını desteklemek istemeyen milyonlar" dedi.

Babacan, Türkiye'de ekonomiden adalete, hukuktan eğitime, sağlıktan tarıma ve üretime kadar pek çok alanda sorun bulunduğunu belirterek, "Evet, biz bir ekonomik kriz var. Ancak çok daha önemlisi, kısaca bir 'ahlak ve maneviyat' krizi var" değerlendirmesini yaptı.

"10 YILDIR ENFLASYON TEK HANEYE DÜŞMEDİ"

Enflasyon üzerinden iktidarı eleştiren Babacan, 2016'dan bu yana enflasyonun tek haneye düşmediğini söyledi. Babacan, "Daha büyüyen gün Merkez Bankası bu yıl sonu için enflasyon tahminini yüzde 28 olarak açıkladı. Oysa Ülke Cumhurbaşkanı, Hazine ve Maliye Bakanı, tam 10 yıl sürekli olarak enflasyonu tek haneye indireceğiz diyor" ifadesini kullandı.

Ekonominin sloganıyla ve inatla yönetilemeyeceğini Babacan, "Ekonomi yönetilir, yönetilir" dedi. Güvenin yeniden kurulum için sekiz başlık sıralayan Babacan, doğruyu söylemek, verilen sözü tutmak, emanete hıyanet etmemek, hukuk ve adaletle hareket etmek, liyakatli kadrolarla çalışmak, istişareyi önemsemek, şeffaf olmak ve hesapların hazır olmak olduğunu söyledi. Babacan, "Bunları yapın, güven kazanın. İlla ki güven, illa ki güven. İnşallah Türkiye'de güven ortamını sağlayanlar biz olacağız" diye konuştu.

"GAZZE'Yİ UNUTMAYACAĞIZ"

Gazze'deki gelişmelere değinen Babacan, dünyanın Gazze'yi unuttuğunu ve kameraların başka coğrafyalara çevrildiğini söyledi. Gazze'de acının ve üzüntünün devam ettiğini söyleyen Babacan, Filistin meselesinin yalnızca bir toprak veya egemenlik meselesi olmadığını ifade ederek, "Filistin meselesi bir insanlık meselesidir, bir vicdan meselesidir, bir adalet meselesidir" dedi. Babacan, "Gazze'yi unutmayacağız. Filistin'i unutmayacağız. Herkes unutsa, biz unutmayacağız" ifadesini kullandı. Gazze'deki saldırıların ve işgalin sona ermesi çağında bulunan Babacan, "Gazze Gazzelilerindir" dedi.

"TÜRKİYE'NİN ÇÖZÜLEMEYECEK HİÇBİR SORUNU YOKTUR"

Türkiye'nin zor dönemlerde yeniden çıkmayı başarmış bir millet olduğunu söyleyen Babacan, kadınlara karamsarlığa kapılmama sayısında bulundu. Babacan, "Çünkü Türkiye'nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Yeter ki adaleti yeniden tesis edelim. Yeter ki istişareyi yeniden hakim kılalım. Yeter ki kardeşlerin dinlemeyi yeniden öğrenelim" şeklinde konuştu.

"Bizde geri adım yok" diyen Babacan, Türkiye'yi hep birlikte yöneteceklerini belirterek, "Çünkü Türkiye, bir avuç insanın değil; 86 milyonun ülkedir. Bu ülke, hepimizin ortak evi; hepimizin ortak emanetidir" kullandı.

Babacan, Türkiye'de hukukun hakim olduğunu, adaletin politikaları ve demokrasinin güçlendiği bir gelecek hedeflediklerini belirterek, "Terör bitecek, şiddet bitecek. Kimse korkuyla yaşamayacak, hiç kimse kendisini öteki hissetmeyecek. Gençler onlara yeni bir çok umutla bakacak. Çocuklarımız daha güzel, çok daha müreffeh bir ülkelerde hiç" dedi.

ARIKAN: "ŞAFAK BASKINLARI NEDEN SADECE İKTİDARI ELEŞTİRENLERE"

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da piknikte yaptığı konuşmada, burada, yılın kelimelerini seçen Türk Dil Kurumu'na çağrı yapmak istediğini belirtirken, şunları söyledi:

"Türk Dil Kurumu hepimizin malumu, her sene bir 'yılın alır' alır. Biz de Türk Dil Kurumu'na İstanbul pikniğinden bu yılda değişir olmak için iki tane kelime öneriyoruz. Bunların bir tanesi 'operasyon' gereklidir. Malumunuz, 2026 yılı içinde en çok kullanılanuz kelimelerden birisi operasyon oldu. Neredeyse her gün, neredeyse her sabah ekranları çalıştırdığımızda bir çalışma anında ile karşı karşıya kalırız. Biz şuna karşı: Bir suç varsa, bir hata varsa normal olarak yapılırdı. Ne kadar da takipçisi olunmalı; her türlü bu tarz hukuka karşı, adalete hiç kimse böyle bir gerçeklik karşısında duyarlı değil. Ancak değerli olanlarım; halkın vicdanını kanatan, çok yakıcı bir soru hepimizin hafızasında. Neden bu operasyonlar sadece iktidara olanların kapılarını çalıyor?

Bu ülkelerde dolar bir günde 8 liradan 18 liraya çıktı, binlerce insan milyoner oldu. Bununla ilgili bir soruşturmanın başlatıldığını yıllar boyunca hep beraber görüyoruz. Yine kamu bankalarından alınan kredilerle medya patronu olan insanlar oldu. Bununla ilgili bir soruşturmanın başlatıldığını ayrıntılarıyla inceleyin. Türkiye ekonomik maliyeti 60 milyar doları bulan Kur Korumalı Mevduat'la ilgili bir soruşturma başlatılmadığını üzülerek görüyoruz. Yine bu idari bakımın organları dezenfektan olarak satıldı; Olaya tanık olan bir soruşturmanın başlatılmadığına üzülerek devam ediyoruz. Operasyonda yaptığınız şey iktidarın rakiplerine dönüştürdüğü bir görünmüyor; Suç neredeyse orayı aydınlatan bir adalet göstergesi olmak zorundadır. İktidar operasyonu yaptıkça karşılarına ne çıkıyor? Geçmişte yaptığı icraatların aynısını net bir şekilde görebiliyorlar. Uyuşturucu baronları karşılarına çıkıyor, kokainciler çıkıyor, sanal kumarbazlar çıkıyor, sokak çeteleri çıkıyor, kara para trafiğe karşı karşıya kalmak zorunda kalıyorlar.

Peki, sorumuz şu; İstanbul'dan soruyoruz: Bu kadar çöp hangi ara birikti? 24 yıldır ülkeyi siz yönetiyorsunuz, sizin zamanınızda ülkelerde bu kadar çöp birikti. Sizin zamanınızda sürekli olarak bu kadar yıprandı. Sizin zamanınızdaki değerlerin içeriği bu kadar maalesef boşaltıldı. 24 yıl sonunda doğru olan soru 'Bu çözümler kim temizleniyor?' değil, 'Bu sızıntının zamanında oluştu mu?' parçaları sorabilmektir değerli şirketlerim. Operasyon yapmak elbette değerli ama biz muhalefet olarak operasyonlara zemin oluşturan bu icraatların müsebbiplerini de sorgulamaya kadar günümüze kadar olduğu gibi bundan sonra da devam ediyor. Düşünebiliyor musun; Bugün bu sabah bir operasyon yapılıyor, 100 kişi gözaltına alınıyor, birkaç saat sonra 100 kişi boşalıyor, 200 kişi ise tekrar dolduruluyor. Demek ki sistem baştan sona çürümüş. Bu sistem köhnemiş. Bizim beraberlik yolunda yürüdüğümüz arkadaşlarla iddiamız bu sistemin alternatif olması değil, bozuk olan düzeni kökten değiştirmek umarım olacak."

“SALAH'I ALAN TRABZONSPOR BİLE AK PARTİ TRANSFERLERİ KADAR GÜNDEM OLAMADI”

Türk Dil Kurumu'na 2026'nın değiştirilmesi olarak ikinci tavsiyelerinin ise "transfer" olduğunu söyleyen Arıkan, şunları kaydetti:

"Niye? Siyasette son dönemde o kadar hızlı bir transfer harekâtı var ki kim hangi partiden seçildi, bugün hangi partide, hangi partide daha hızlı kestirmenin zor olduğu bir dönem içindeyiz. Tabii ki sağlam bir şekilde, iradeli bir şekilde dik duran vekillerimiz var. Ama son zamanlarda görüldü ki, özellikle birkaç gün önce görülen kivi tamamıyla çıkmış vaziyette. Yaz ayları, elbette transferler öğrenildi. Ama hangi transferci? Futbolcuların yaptığı transferler. İki gün önce AK Parti'nin transferinde Türkiye'de o kadar fazla Dünyadaki en ünlü futbolcusu Muhammed Salah'ı alan Trabzonspor bile AK Parti transferleri, her şeyi şakası bir yana bu konu üzerinde uzun uzun düşünmemiz gerekir. Biz siyasette insanları suç olarak görebiliyoruz. mümkün olamayacağı bir kez daha son dönemde görülmüş değerli arkadaşlar. Evet; Birinci kelimemiz operasyonu, ikinci kelimemiz transferini Türk Dil Kurumu'na tavsiye olarak iletiyoruz."

“MİLLETİN CÜZDANINDAKİ TERÖRÜ SİZ NE ZAMAN BİTİRECEKSİNİZ?”

SAADET Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Terörsüz Türkiye süreci ve TBMM'de kırılan çerçeve yasaya ilişkin olarak konuştu. İktidarın, "Bu hedefe ulaştık" dediğini aktaran Arıkan, "İnşallah ulaşılır, biz de bol miktarda gelen destek gösterildik. Ancak şunu sormak istiyoruz: Milletin bütçesindeki terörü siz ne zaman bitireceksiniz? Enflasyon dediniz, başarılı olacaksınız hedeflendiniz. En sonunda '2026'nın sonunda 12 olacak' dediniz, 28 olarak güncellendiniz. Soruyorum size ya; bu enflasyonunu canlandırmak için daha ne yardım ya? Enflasyonla terörünü bitirebilirsin? Bütçeden 2,75 faize ödeme yaparsın.Ve bu yılın en fazla kar eden 20 kurumu içerisinde ön plana çıkan finans programları nedir? Hani 'Nas' diyorsunuz? Hani 'İnancımızla mücadele ediyorsunuz' diyorsunuz? Bu şekilde nereye gittiniz? tasarruf kullanıldı.

İstanbul'un her tarafının beton yığını haline getirildiğini söyleyen Arıkan, "İstanbul'daki rant terörünü ne zaman bitireceksiniz? En önemli soruyu soruyorum, en önemlisini listeleyin: Bu 'muhalife cefa, yandaşa sefa' düzenini ne zaman bitireceksiniz?" diye sordu.

Kimsenin umutsuzluğa kapılma isteyen Mahmut Arıkan, "İnşallah çok yakın bir zamanda, ilk seçimlerden sonra elyle, yol arkadaşlarıla birlikte öyle bir Türkiye'nin ki yılda birlik operasyon değil, adil olacak Allah'ın izniyle. Yine yılda transfer değil, umut olacak Allah'ın izniyle. Ve siyasetçiler kürlerde konuşurken faizi değil bereketi konuşacakları ekonomik durumu Türkiye'ye şimdi. Biz bunun için transfer milletvekillerine ihtiyacımız var. Projelerimizle milletimizin gönlünü transfer etmeye talip olacağız arkadaşlar. Öyle bir Türkiye kuracağız ki insanlarımız aracına yakıt alırken karalamayacak. Çiftçimiz traktörünü çalıştırmadan korkmayacak diye konuştu.

Kaynak:ANKA

Öne Çıkanlar