Aziz İhsan Aktaş Davası'nda 2. hafta
Silivri'de görülen Aziz İhsan Aktaş davasında tutuklu belediye başkanlarının avukatları savunma verdi. Utku Caner Çaykara'nın avukatı Tuğçe Duygu Köksal, rüşvet iddialarının Aziz İhsan Aktaş tarafından reddedildiğini söyledi.
GAZETE PENCERE - Aziz İhsan Aktaş davası ikinci celsenin ikinci haftasında, CHP'li belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu 11 kişinin tutukluluğuyla devam ediyor.
Duruşma, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kapasitesinin yetersiz olması nedeniyle, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısında bulunan 3 No'lu salonda görülüyor.
Bazı sanıkların yanı sıra, "suç örgütü lideri" olduğu iddiasıyla hakkında 704 yıla kadar hapis cezası istenmesine karşın tutuksuz yargılanan Aziz İhsan Aktaş'ın katılmadığı duruşma, avukatların esasa ilişkin savunmasıyla devam ediyor.
BAŞKANLARIN AVUKATLARI SÖZ ALDI
Tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın avukatı Tuğçe Duygu Köksal söz alarak, Çaykara'nın somut deliller yerine tamamen "sezgi ve algı" üzerinden hukuksuz bir şekilde tutuklandığını söyledi. İddianamedeki rüşvet denkleminin zorlama bir kurgu olduğunu ifade eden Köksal, "etkin pişmanlık" beyanlarının çarpıtılarak müvekkiline asılsız bir suç isnat edildiğini savundu. Köksal, şunları söyledi:
"Müvekkilim hakkında makul suç şüphesi dahi yok. Türkiye'de bir ilk, sezgiyle tutuklandı. Savcılık tarafından ortaya çıkarılan algının bir ön yargı yarattığını düşünüyoruz. 22 Nisan'daki duruşmada etkin pişmanlık beyanı değiştirilerek savcılık makamı tarafından yaratılan algı hukuki hatalara yol açtı. Mesele Aziz İhsan Aktaş'ın etkin pişmanlık ifadesi. Bir denklem var: Aziz İhsan Aktaş, Alican Abacı ve Erkan Daka. Bu denklemde Utku Caner Çaykara nerede? Etkin pişmanlık beyanı değiştirilerek ve metnin dışına çıkılarak yaratılan bir kurguyla bir gömlek biçilerek bu denklemin içinde varmış izlenimi yaratılmış iddianamede. Savcı bir silüete gömlek giydiriyor. Bizim müvekkilimiz rüşvet alan, veren, aracılık eden olarak mı suçlanıyor? Savcılık makamının biçtiği kaftan menfaat sağlama. Hukuken önce bu denklemi çözmek zorundayız. Bir rüşvet ilişkisi olduğu iddia edilmiş ama tarafların da böyle bir iddiası yok. Aziz İhsan Aktaş da reddetti."
DAVADA NELER YAŞANDI?
Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi 3 No’lu Duruşma Salonunda İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince görülen davada, şubat ayında yapılan tutukluluk değerlendirmesiyle Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar dahil dokuz kişi, ara kararın açıklandığı 27 Şubat'ta ise aralarında İSFALT ve BELTAŞ çalışanlarının olduğu yedi kişi hakkında tahliye kararı verilmişti. Celse arasında Eski İSFALT Genel Müdürü Burak Sırali tahliye oldu.
Son olarak 22 Nisan'da tutukluluklara ilişkin ara karar kuran mahkeme başkanı; Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşçi, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Personeli Gülşah Ocak, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi ve Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Eski Müdürü Gülal Erdovan Anıl hakkında tahliye kararı vermişti.
GİZLİ TANIKLARIN ÇELİŞKİLERİ ORTAYA ÇIKTI
23'üncü celsede dinlenen gizli tanıklar, iddialar karşısında somut delil sunamadı.
"Yaprak" kod adlı gizli tanık, duyduklarının hepsini anlattığı savcılık ifadesini tekrar ettiğini belirterek, üzerinden zaman geçtiği için ayrıntılarını hatırlamadığını söylemişti. Mahkeme heyeti başkanı da "Mahkeme huzurunda anlatman gerekiyor. 'Beyanlarımı tekrar ediyorum' diyerek olsaydı iki dakikada biterdi" demişti. Bunun üzerine "Yaprak", "Duyduklarımı, belediyelerdeki işlemlerin tamamını ifademde zaten anlattım. Genel duyumlarım" demişti.
Söz alan Aziz İhsan Aktaş, gizli tanığa "Hangi belediyeye rüşvet vermişim, net bir şekilde biliyor musunuz?" sorusunu yöneltti. "Yaprak", "Beşiktaş Belediyesinde olan olayları tüm Türkiye biliyor artık. Ali Rıza Bey, Ozan Bey, Emirhan Bey. Bunların vermiş olduğu ifadelerde bütün sistem net bir şekilde anlatılmıştır" yanıtını verdi.
Dünkü oturumda "XYZ49QP" kod adlı gizli tanık da dinlendi. Sanık avukatlarının soruları karşısında iddialarına yönelik "somut bir delili olmadığını" söyleyen tanık, "Şahit olmadım ama kulağıma geldi" diyerek skandal bir savunmaya imza attı.
Dünkü duruşmada, ikisi gizli olmak üzere beş kişi tanık, bir kişi mağdur sıfatıyla dinlenirken, bir tutuksuz kişinin de savunması alınmış oldu.
Kaynak:Haber Merkezi