Aziz İhsan Aktaş Davası'nın ikinci günü
Aziz İhsan Aktaş Davası'nın ikinci duruşmasının ikinci gününde görülmeye devam edildi. Yarın savcının mütalaa vermesi bekleniyor.
GAZETE PENCERE - CHP'li belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı 'Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü' davası Silivri'de görülmeye devam ediyor.
Dün görülen duruşmada tanıklar somut bilgim yok duydum demiş dosyada şikayeti bulunan 12 kişi şikayetlerinden vazgeçmişti.
Ayrıca duruşmada Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ile bir tanık arasında gerilim çıkmış Aydar mahkemeden çıkartılmıştı.
DURUŞMADA YAŞANANLAR
15.00 - DURUŞMA YARINA ERTELENDİ: ARA KARAR ÇIKABİLİR
Mahkeme Başkanı, yarın savcının mütalaası sonrası tutukluluk değerlendirmesine ilişkin avukatların beyanını alacağını, beyanların gün içinde tamamlanması durumunda tutukluluğa ilişkin ara karar verebileceğini söyledi. Duruşmaya yarın devam edileceği ifade edildi.
14.00 - ESENYURT SORUSU GERİLİMİ
AVUKAT HÜSEYİN ERSÖZ ARİF ORTA’YA SORUYOR – 21.04.2026
Av. Hüseyin Ersöz: Sayın Başkan, tanığa birkaç soru soracağım ama sorduğum sorular tanığın biraz güvenilirliği ile alakalı olacak. Şöyle ki; tanık Arif Orta, siz Celal Yılmaz'la sık sık görüşür müsünüz?
Arif Orta: Ben Celal Yılmaz'la da görüşürüm, herkesle görüşürüm. Benim Celal Yılmaz'la görüşmemdeki, bu dosyaya yansıyan husus nedir?
Av. Hüseyin Ersöz: Soruları ben soruyorum, sen cevap veriyorsun.
Arif Orta: Merak ediyorum, hani ne...
Mahkeme Başkanı: Tamam, o soracak sen cevap vereceksin. Karşılıklı konuşma şeklinde olmasın, bize döneceksin.
Av. Hüseyin Ersöz: Celal Yılmaz ile dünkü duruşmadan sonra görüştünüz mü?
Arif Orta: Vallahi Celal Yılmaz'ın ifadelerini ben haberlerde okudum.
Av. Hüseyin Ersöz: Peki, siz beyanınızın bir yerinde "Celal Yılmaz bu konuyla ilgili olarak ilgili cevabı verdi" şeklinde bir beyanda bulunuyorsunuz. "Verdi" mi dediniz?
Arif Orta: Verdi demedim verir dedim.
Av. Hüseyin Ersöz: Dün dinlenen bir tanıkla ilgili olarak "verir" ifadesini kullanmanız... Peki, bu şekilde beyanda bulunuyorsanız bununla ilgili bir şey söylemiyorum. Efendim, siz Arif Bey, sosyal medyayı sık kullanır mısınız?
Mahkeme Başkanı: Dosyayla ilgili söyleyin. Direkt sorarsanız biz değerlendireceğiz.
Av. Hüseyin Ersöz: O zaman biraz önce de ifade ettiğim gibi; tanığın tarafsızlığı ile ilgili bir hususa açıklık getirmek ve mahkemenin seyri açısından bir kanaat oluşturmak, tanıklık sıfatına haiz olmadığını ifade etmek açısından aslında bu soruyu sordum. Bunu da şu şekilde gerekçelendireyim: "Aorta5319" sosyal medya hesabı size mi ait?
Mahkeme Başkanı: Sayın Avukat, savunmanızda söyleyebilirsiniz.
Av. Hüseyin Ersöz: Sayın Başkan, onu teyit edelim;
Arif Orta: Onunla ilgili varsa bir şüpheniz bakılsın.
Hüseyin Ersöz: Bu hesapta bir paylaşım "Bu bir basın açıklaması değildir" notu ile başlıyor Sayın Başkan. Ve kişi şu ifadeyi kullanıyor: "Kamu zararının olmaması görevi kötüye kullanma suçunu, ihaleye fesat suçunu ortadan kaldırmaz. Kamu zararı olmaması sadece zimmet suçunu ortadan kaldırır. Ek olarak kamu zararını gideren kişi şüphelinin kendisi olursa yine bahsedilen suçları kaldırmayacağı gibi sadece savunmasına destek olabilir, en fazla görevi ihmal suçuna düşürebilir. Avukatlık mesleğinde mahkemeyi, kürsü dokunulmazlığını, heyetin itibarını zedeleyici karikatür yayınlamak ise ne kadar etiktir? Bunu da baro değerlendirmelidir. Ek bilgi de vereyim, avukat arkadaşlara lazım olur; ihaleye fesat suçunda kasıtlı ve örgütsel..." Basın açıklaması olarak nitelendirmediğiniz bu beyanlar size mi ait sosyal medyada?
Arif Orta: Konuyla alakası ne? Ben de merak ediyorum. Bakın Avukat Bey, Hüseyin Bey...
Mahkeme Başkanı: Başkanım ben sizi muhatap alıyorum. Sorunu sor, muhatap olursunuz; değerlendirmemiz gerekir.
Av. Hüseyin Ersöz: Yine Sayın Başkan, 19 Mart 2026 tarihinde aynı sosyal medya hesabında... Tamam, ben soruyu sorayım siz sorulmamasına karar verin. Sayın Başkan, siz sorulmamasına karar verin. Ben soruyu söyleyeyim, siz karar verin.
Mahkeme Başkanı: Sormayın Avukat Bey, o zaman farklı yerlere çekiliyor.
Av. Hüseyin Ersöz: Hayır, farklı yere çekilecek bir şey yok. Sayın Başkan, Sayın Heyet. Ben sizin vicdanınıza, aynı zamanda huzurdaki tanığın da tarafsızlığı ile ilgili bir değerlendirme yapmanız için soruyorum Sayın Yargıç. Çok basit bir soru: Huzurdaki tanık sosyal medya hesabından yine 19 Mart 2026 tarihinde bu konuyla alakalı paylaşımlarda bulunmuş. Bunu söylemek istiyorum. Nisan ayındayız, 19 Mart'ta gazetecileri de etiketlemek suretiyle iki tane paylaşımda bulunmuş. Bu paylaşımlar size mi ait?
Hüseyin Ersöz: Şimdi size soracağım; dava dosyası ile ilgili paylaşımlarda bulunuyor musunuz?
Arif Orta: Bakın Başkanım, ben sosyal medyada bu davayla alakalı kimseden paylaşım yapmadım. Hatta benim eğer güvenilirliğimi şey yapacaksanız; ben bugün burada gizli tanık olup da SEGBİS’le oradan buradan kaydım, kim olduğum bilinmeden ifade verebilirdim. Şu anda tanık olarak dinlenen arkadaşlar doğruyu söylesinler de açık tanık olun. Ben hala Esenyurt Belediyesi'ndeyim. Hala Esenyurt Belediyesi'nde bana soruşturma açanların emri zaten bunlar.
Hüseyin Ersöz: Kim size soruşturma açtı Esenyurt Belediyesi'nde?
Mahkeme Başkanı: Kapatalım mikrofonu?
13.30- TANIĞA AVUKATLARDAN SORULAR
Arif Orta, Esenyurt Belediyesi’nde Çevre Mühendisi. İddianamede tanık sıfatıyla yer alıyor. Arif Orta’nın tanıklığıyla Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve bir çok belediye çalışanı ile iş insanı tutuklandı.)
Av. Özer İncegül: Aziz İhsan Aktaş vekili Avukat Özer İncegül. Başkanım, üç tane sorum var. Sayın Arif Bey, 14.11.2024 tarihinde savcılığa bir ayrıntılı beyanınız var. Sonra bir şekilde İhsan Bey'in telefonla sesini kaydediyorsunuz; o ses kaydını da gidip 30.12.2024 tarihinde savcılığa sunuyorsunuz. İlk beyanlarınızda İhsan ile ilgili bir husus geçmiyor. Bildiğiniz üzere ses kaydının; özel hayatın gizliliğini ihlal veya kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi olmaması için bir "suçüstü" hali olması lazım veya başka türlü delil elde etme imkanı olmaması lazım. Siz normal bir sohbete başlar başlamaz, merhabadan itibaren İhsan Bey ile olan 3-4 saatlik konuşmayı kaydediyorsunuz. Bunu neden yaptınız? Kalabalık bir kafede görüştüğünüz için hani herhangi bir durum, bir olay olur diye mi? Niye böyle 3-4 saatlik bir ses kaydı yaptınız?
Arif Orta: 14.11.2024, evet; 2025 değil. Ses kaydıyla alakalı durumu söyleyeyim: Şimdi biz savcılığa ifademizi verdik. Tabii biz bu dosyada gizli tanık da olabilirdik, adımız sanımız bilinmeyebilirdi. Daha sonra İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Kontrolörlüğü'nden başkontrolör geldi, ona ifademizi verdik. Sonra nasıl olduysa, ne hikmetse —tabii ben bunu bilmiyorum— gecenin bir vakti başkontrolör özel şahsi numarasından bana anlam veremediğim bazı mesajlar attı. Benim bu mesajlardan çıkardığım anlam; "Eşini alırım, çocuğunu alırım, şöyle yaparım, böyle yaparım" şeklinde bir takım tehditvari mesajlar. Akabinde "Yelek sana çok yakışıyor" yazmış; o gün üzerimde yelek var, o gün tıraş olmuşum. Benim ve ailemin yaptığı bütün iş ve işlemleri, o günkü rutin hayat kontrolümü bana mesaj olarak atıyor.
Tabii bu konuda endişe ettik, durumu Savcı Bey'e ilettik. Sonra o bahsetmiş olduğunuz ses kaydı öncesinde dedik ki belediye kayyum yönetimine: "Bakın, burada bu işle alakalı tespitlerimiz var." Kaldı ki Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu bu dosyaları teslim aldı; özellikle Ahmet Özer süreci ve kayyum sebebiyle... Bu dosyanın başlatılmaması, zaten sözleşmesi imzalanmış ama iş yeri teslim edilmemişti. Şartnamede bununla alakalı "İş yeri teslim edildiğinde iş başlar" ibaresi var, zaten süresi de geçmiş. "Bu süresi geçmesinden dolayı biz bu işi başlatmayalım, askıya alalım" dediğimiz zaman ben bu mesajları aldım. Bana, 28 Ekim'de verdiğim yazıya istinaden "Temizlik işlerine şef olarak git, bu işi düzelt" diye görevlendirildiğim yerde, baskıyla "Bu işi başlatacaksın" talimatı verildi.
Ben de hayatımdan endişe ettim. Sonuçta gecenin vakti müfettiş size mesaj atıyor: "Bugün tıraşa gittin, arabanı şuraya bıraktın, mahallede şu kişiyle sarıldın..." Her şeyi biliyorlar. Ben de bu baskıyı görünce, Aziz Bey'den bana talimat gelince; oradaki kendi çalışanlarına "Bu işle alakalı sıkıntılı işleriniz var, gidin kiminle görüşüyorsanız görüşün, bu işi bekletin, savcılık var burada" dedim. Yetkili biri olarak Aziz İhsan Aktaş bana Ahmet Tellioğlu üzerinden ulaştı, beni Opet'teki iş yerine çağırdı. Savcı Bey'in her şeyden bilgisi vardır. Opet'teki iş yerine gittim...
Av. Özer İncegül: Sorun şu; ses kaydını alma sebebiniz bir kayyum yönetiminden kaynaklı sıkıntı mı?
Arif Orta: Konu oradan geliyor. Şimdi o tarihlerde benim ikametim Çorum'da. Ama Aziz İhsan Aktaş beni arıyor; bana dediği şey "Senin mekân Fatih, Fatih'e gir." Benim Fatih'te oturduğumu, mekânımın orada olduğunu kimse bilmiyor. Tamam o zaman dedim, "Ağabeyciğim sen çağırdın, ben geldim." Orada ne diyeceğini, ne söyleyeceğini bilemediğim için, bana bir yerden baskı yapıldığı için; bu baskıyla arasındaki ilişki nedir ortaya çıksın diye Savcı Bey'in bilgisi dahilinde o kayıtları aldım ve savcıya teslim ettim. Bu görüşme topluma açık bir alanda da olmadı; özel bir odaya geçtik, kamera altında oldu. Sonrasında o kafenin kamera kayıtları ve hard diski bir anda kayboldu, orasını bilmiyoruz.
13.00 - TANIK KRİZİ İLE BAŞLADI DAVA
Gazeteci Gülşah İnce'nin aktardığına göre; Aziz İhsan Aktaş davasında bir tanık krizi daha yaşandı. Tanık olarak duruşmaya gelen Esenyurt Belediyesi’nden Arif Orta’nın geçmişte başka şehirde bir belediyede çalışırken hakkında çıkan haberler ve sosyal medya hesabında yaptığı İBB’ye dönük paylaşımlarının “tanıklık” sıfatını zedeleyecek seviyede olduğu iddiası salonda tansiyonu yükseltti. Tanığın güvenirliği konusunda şüphe var. Savunma buna dönük sorular soruyor mahkeme başkanı ise “dosyayla ilgisi yok” diyerek sorulara müdahale edince gerilim arttı.
Arif Orta, Esenyurt Belediyesi’nde Çevre Mühendisi. İddianamede tanık sıfatıyla yer alıyor. Arif Orta’nın tanıklığıyla Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve bir çok belediye çalışanı ile iş insanı tutuklandı.
İDDİANAMEDEN
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 200 şüpheli hakkında, geçtiğimiz 20 Ekim 2025 tarihinde 579 sayfalık iddianame hazırlanmıştı.
CHP'li belediyelerdeki yolsuzluk ve rüşvet davasında görevden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çanyaka, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar tutuklu sanıklar arasında yer alıyor. 5'i tutuklu 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu bir kısmı tutuklu bir kısmı tutuksuz 200 sanığın yargılanmasına devam ediliyor. Duruşmaya, tanıkların ve mağdurların dinlenmesiyle devam edilecek
Kaynak:Haber Merkezi
