Bu da oldu: Bilgi Üniversitesi’nde “Sünnet şöleni”
Türkiye'nin köklü üniversitelerinden olan, geçtiğimiz haftalarda bir gecede kapatılıp kısa sürede geri açılmasıyla tartışmaların odağında yer alan Bilgi Üniversitesi bu kez de toplu sünnet töreniyle gündeme geldi...
GAZETE PENCERE - Vakıflar Genel Müdürlüğü, Geleneksel Sünnet Şöleni için bu yıl Türkiye'nin en köklü üniversitelerinden Bilgi Üniversitesi'ni seçti.
Geçtiğimiz haftalarda kapatılıp yeniden açılmasıyla gündeme gelen Bilgi Üniversitesi, bu defa da ilginç bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Vakıflar Genel Müdürlüğü, her yıl düzenlediği “Geleneksel Sünnet Şöleni”ni Bilgi Üniversitesi Santral İstanbul Kampüsü’nde yapma kararı aldı.
TAKSİMDE EĞLENCE, AYASOFYA’DA DUA, BİLGİ’DE SÜNNET
Toplu sünnet töreni için ilk olarak Taksim Meydanı’nda bir araya gelen aileler ve çocukları burada nostaljik otomobiler, minibüsler ve motosiklet gruplarının oluşturduğu konvoyla, motorlu polis ekipleri eşliğinde şehir turu yaptı. Daha sonra konvoyla Ayasofya Camii’ne gidildi. Burada, İstanbul Valisi Davut Gül ve İstanbul Vakıflar 1. Bölge Müdürü Yavuz Güner'in de katılımıyla sünnet edilecek çocuklar için dua edildi. Duanın ardındansa konvoyun rotası Bilgi Üniversitesi’ne çevrildi. Toplu sünnet töreninin; çocukların mehter marşıyla karşılandığı Bilgi Üniversitesi Santral İstanbul Kampüsü’nde gerçekleşeceği öğrenildi.
ÖĞRENCİLERDEN TEPKİ
Bilgi Öğrenci Dayanışması, sosyal medya hesapları üzerinden yaptıkları yazılı açıklamayla etkinliğe tepki gösterdi. Açıklamada, etkinliğin üniversite kültürüyle hiçbir bağı olmadığı vurgulandı. “Bir üniversiteyi üniversite yapan, biz öğrencilerin orada ürettiği akademik, sosyal ve kültürel değerlerdir” denilen açıklamada, “Kampüs; dayanıştığımız, haftalarca emek vererek kendi sahnelerimizi ve festivallerimizi kendi çabamızla var ettiğimiz yerdir” ifadeleri kullanıldı:
“Kampüsler; kurumların dilediğinde şovlarını veya organizasyonlarını yapabileceği sıradan kiralık mekânlar veya etkinlik alanları değildir. Üniversite, öğrencilerin nefes aldığı bir arada yaşama alanıdır. Bilgi öğrencileri olarak, kampüsümüzün kimliğinden uzaklaştırılarak bu şekilde kullanılmasına sessiz kalmıyoruz.”
Kaynak:Büşra Cebeci