Butlan kararı çıktığından beri yeni CHP yönetiminin çelişkileri
CHP'ye atanan butlanla göreve gelen yönetimin kurultay çağrılarına verdiği çelişkili yanıtlar gündemde. "Tasfiyeci değiliz" derken ihraç listeleri hazırlandı! İşte butlan yönetiminin çelişkileri...
GAZETE PENCERE - Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 21 Mayıs 2026 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi 38. Olağan Kurultayı'na yönelik açılan iptal davasında, kurultay seçimlerini ve alınan tüm kararları baştan itibaren geçersiz sayan "mutlak butlan" kararı verdi. Kararla birlikte Kemal Kılıçdaroğlu ve 2020 yılında belirlenen delege ve PM üyeleri görevlerine geri döndü.
İptal kararının açıklanmasının ardından Özgür Özel, kararın hukuki değil siyasi olduğunu belirterek hükmü tanımayacaklarını ilan etti. Yargıtay’a temyiz başvurusunda bulundu. Ardından YSK’ya başvuru yapıldı. Ancak YSK başvuruyu yetkisiz olduğu iddiasıyla kabul etmedi.
Özel, Merkez Yönetim Kurulu üyeleri, Parti Meclisi üyeleri ve çok sayıda milletvekili, partinin meşru yönetiminin kendileri olduğunu savunarak Ankara Söğütözü'ndeki genel merkez binasını terk etmeyeceklerini açıkladı. "Milli irade ve delege iradesi yargı yoluyla gasp edilemez" açıklaması yapan parti yönetimi, genel merkez binasında nöbet tutmaya başladı ve partilileri genel merkez önüne çağırarak karara karşı eylem başlattı.
Kemal Kılıçdaroğlu ise butlan kararı ile İçişleri Bakanlığı'na başvurdu. Mahkeme kararını uygulama talimatı üzerine Ankara Emniyet Müdürlüğü, genel merkez binası çevresinde yoğun güvenlik önlemleri aldı. Çevik kuvvet ekipleri ve TOMA'lar, binanın tüm giriş çıkışlarını barikatlarla kapatarak ablukaya aldı. İçerideki yöneticilerin binayı tahliye etmeyi ve anahtarları devretmeyi reddetmesi üzerine, polis ekipleri mahkeme kararını fiilen uygulamak amacıyla genel merkez binasına girdi. Genel merkeze göz yaşartıcı gaz ile müdahale edildi ve Özel ve beraberindeki yöneticiler polis zoruyla binadan çıkarıldı.
Tüm bu süreçten sonra Özel ve yönetimi partinin genel merkez çalışmalarını Meclis’te yürüteceklerini açıkladı ve delegelerden imza toplamaya başladı. Özel ve yönetiminin amacı partiyi 45 günde kurultaya götürecek adımların atılmasını sağlamaktı.
Ancak Kılıçdaroğlu ve ekibi butlan kararındaki “tedbir” uygulaması nedeniyle kurultayın yapılamayacağını ifade eden açıklamalar yaptı. Ancak açıklamalar çelişkilerle dolu.
Özel ve yönetimi mahkemenin butlan kararında tüzüğün kaldırılmadığını, Kılıçdaroğlu dönemindeki delegeler ve PM ile kurultaya gidilebileceğini her açıklamada ifade etmeye devam ediyor.
Kılıçdaroğlu ekibi ise bu açıklamalara verdikleri yanıtlarda kafa karışıklığına yol açıyor.
Kurultay çağrıların toplumunda sahiplenmesiyle Kılıçdaroğlu yönetimini zora soktukça butlan yönetimi ihraç kartını oynamaya başladı.
CHP’nin yeni yönetimi geçtiğimiz gün Özgür Özel’e yakın 9 milletvekilini ihraç talebiyle disipline sevk etti. İhraç talebiyle disipline gönderilenler arasında Parti Meclisi üyeleri de bulunuyordu. Partinin Grup Başkanvekilleri Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın’ında adının yer aldığı liste tartışılmaya devam ederken Özel yönetimi kurultay kararı alamayanlar ihraç kararı alabiliyorlar diyerek duruma itiraz etti.
BUTLAN YÖNETİMİNİN ÇELİŞKİLERİ...
Kılıçdaroğlu tarafından atanan sözcü Müslim Sarı ise bu eleştiri karşında “İhraç yetkimiz var ama istifayı kabul etme yetkimiz yok.” ifadelerini kullandı.
Bunun üzerine Özel yönetimi tarafından “madem tedbir var o zaman geri dönülemez zararlar veren adımlar atılamaz” itirazı geldi.
Daha sonra Özel’e yakın 27 PM üyesi istifa etme kararı aldı. CHP tüzüğüne göre Parti Meclisi 40 üyenin altına düşer 45 gün içinde kurultay yapılmasını zorunlu kılıyor. Ancak butlan yönetimi bu duruma da mahkemenin kararı var diyerek itiraz etti. Kılıçdaroğlu yönetiminde yer alan Berhan Şimşek “5 kişi kalsa da Parti Meclisi çalışır” dedi. Ancak Kılıçdaroğlu yönetimi “Partinin kurumsallığını korumak zorundayız” ifadeleriyle yönetimde kalacaklarını belirtiyor.
Dün büyük eksiğe rağmen PM toplandı. PM’deki bu durum yüzünden oluşan kurultay zorunluluğuna rağmen PM toplantısı sonrası gazetecilere açıklama yapan Müslim Sarı “Olağan kurultay takvimi belirleme yetkimiz var ama olağanüstü kurultay tarihi belirleme yetkimiz yok” dedi.
Gazetecilerin parti tüzüğünü hatırlatmasının ardından ise “Olağan kurultay takvimi belirleme yetkimiz var ama olağanüstü kurultay tarihi belirleme yetkimiz yok” şeklinde konuştu.
Tüzük sorularının üst üste gelmesinin ardından tüzüğe rağmen MYK kararı ile ihraç kararı alan Kılıçdaroğlu ekibi “Kurullarda tedbir var, kararın kesinleşmesi gerekir; tüzükte tedbir kararı yok, yine de eski tüzüğü dikkate alıyoruz.” açıklaması yaptı.
İHRAÇLAR TARTIŞILIYOR AMA ‘TASFİYECİ DEĞİLİZ’ DEDİ
Yine dün gerçekleştirilen Parti Meclisi toplantısı sonrası gazetecilerin ihraçları sormasının ardından Müslim Sarı “Tasfiyeci anlayışta değiliz ama adı soruşturmalara karışan milletvekillerini ihraç etmeye kalkıyoruz” dedi. Aynı dakikalarda yeni yönetim tarafından oluşturulan bir sosyal medya grubunun Özel’i destekleyen vekillerin paylaşımlarını mercek altına aldığı ve raporları butlan yönetimine sunduğu ortaya çıktı.
Bir diğer sorun ise 7 yılın genel kurul yapmayan partilerin seçime katılamaması ön gören siyasi partiler yasası. Özel ekibi sık sık bu tehlikenin altını çizerken butlan yönetimi bu durumun gerçekçi olmadığını söylüyor. Yapılan açıklamalarda “Seçime girebiliriz ama kurultay yapamayız” ifadelerini kullanıyor. Ancak yasada hüküm kesin. Eğer kurultay yapılmazsa CHP’nin seçime girebilmesi tehlikeye giriyor.
Müslim Sarı’ya dün gazeteciler bu tehlikeden bahsedip YSK’ya “CHP seçime katılabilir mi?” şeklinde bir yazı gönderildi mi diye sordu. Sarı ise bunun yerinde uyarı olduğunu ve yapacaklarını söyledi.
Kaynak:Haber Merkezi