Casusluk Davası'nda 2. gün
Casusluk Davası'nın ilk duruşmasını ikinci gününde gazeteci Merdan Yanardağ savunma yaptı. Yanardağ "2 tez, 1 makaleyi kaynak göstererek bizi casus yapıyorlar" dedi.
GAZETE PENCERE - Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan ve gazeteci Merdan Yanardağ hakkında 20’şer yıl hapis cezası talep ediliyor.
Dava, dün etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak ifade veren Hüseyin Gün’ün savunmasıyla başladı. Dün Ekrem İmamoğlu'nun savunması bitti. Bugün ise gazeteci Merdan Yanardağ savunma yaptı.
DURUŞMADA YAŞANANLAR:
15.00 - NECATİ ÖZKAN SAVUNMA YAPTI
“Casusluk” davasında, Merdan Yanardağ’ın ve avukatlarının ardından Necati Özkan savunmasına başladı.
Özkan savunmasına, “Beraber dinlediğiniz Sayın Ekrem İmamoğlu’nun, oyun dışına atılması ve siyasi olarak etkisiz hâle getirilmesi amacıyla kurgulanmış bir dizi dava nedeniyle; benim de bu davaları büyütmek için tutuklanan insanlardan biri olduğumu biliyorum” diyerek başladı.
Necati Özkan, “Bu iddianame bana ‘casus’ diyor. Taht oyunları bu kadar mı ucuzladı?" diye sordu.
Cumhuriyet'in haberine göre; Özkan devamında şunları söyledi:
“Bu süreç içerisinde hukuka olan inancımla, adalete olan inancımla, devlet terbiyesiyle ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nde 10 yılı aşkın süre yaptığım görev nedeniyle sabrediyorum. Aynı zamanda bu ülkenin geleceğine duyduğum inanç nedeniyle de sabrediyorum.
Elbette 67 yaşında bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak zamanımın sınırlı olduğunu biliyorum. Ama yapabilecek başka bir şeyim olmadığı için de sabretmeye devam ediyorum.
Huzurunuzdaki dava, temelsiz gerekçelerle kurgulanmış, hakikat dışı bir davadır. Siz de görüyorsunuz, biz de görüyoruz, bütün ülke görüyor. Burada dinlenen sanıkların anlattıklarıyla bunu her defasında görüyoruz.”
"OOO 007 HOŞGELDİN DEDİLER"
"42 yıldır işlettiğim şirketi kapatma noktasına getirdi bu sistem. Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve yetkilerini böyle kullananlara teşekkür ediyorum
Ben suçum olmayan bir şeyden haftalarca ekranlarda vatan haini ilan edildim. Bir ülke, bir ülkenin savcıları bunu nasıl yapabilir?
Bizi tutuklayan hakim gözümüzün içine bakamadı. Beni karşılayan cezaevi görevlileri bana: 'Ooo 007 hoş geldin' dediler.
2019 seçimlerine biz giderken başta CHP üyelerinin büyük çoğunluğu ve elbette iktidardakiler 'İmamoğlu bu seçimi kazanamaz' diye düşünüyorlardı. Kaldı ki CHP finansal imkanları ne kadar, Ekrem İmamoğlu’nun imkanları ne kadar? Bu mücadele kazanılamaz diye bakıyordu ama sonra kazanıldı."
MAZBATADAN SONRA DEĞİŞTİ..
Bütün hikaye mazbatayı aldıktan sonra değişti. Ekrem bey 10 günlük başkanlık yaptı ardından İBB'ye kayyım atandı. Bütün bu süreç içerisindeki yüz binlerce insanın mücadelesi CHP ve İP nin mücadelesi bunları unuttuk, beyefendi (Hüseyin Gün) bize 17 mail atmış, biz bunla manipülasyon yapmışız. Ben bunları da DarkWeb e koymuşum.
11.55 - YANARDAĞ'IN SAVUNMASI BİTTİ
Merdan Yanardağ'ın savunması saat 11.52'te tamamlandı. Yanardağ'ın ardından avukatının savunmasına geçildi.
10.30 - MERDAN YANARDAĞ SAVUNMA YAPTI:
Merdan Yanardağ savunmasında şunları söyledi:
"Sayın heyet değerli dostlarım dün 2 savunma izledik biri yakında bu ülkeye cumhurbaşkanı olacak Ekrem İmamoğlu’ydu. Bu dava siyasi gerekçelerle açılmıştır umuyorum ki bu dava sonrası ülkeye bir cumhurbaşkanı çıkacak
Devletin zor aygıtlarını kullanarak siyaset alanını düzenlemeye çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız. 15 milyon kişinin aday gösterdiği birinin tutuklanması bunu delilidir. İdeolojik önyargılarla hazırlanmış bir iddianame. siyaset yapmayı suç sayan bir iddianame.
2 tez, 1 makaleyi kaynak göstererek bizi casus yapıyorlar. Yabancı bir ülkeye gerek yokmuş! Yabancı bir istihbarat örgütüne gerek yokmuş! Çünkü bulamadılar kime casusluk yaptığımızı. Çünkü yok. Savcılık makamı yumurtasız omlet yapılabileceğini iddia ediyor. Ben bu iddianameyi yazanları Masterchef programına katılmaya davet ediyorum.
Ya burada Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayı suç sayıyor bu iddianame. Seçimlerde bir adayı desteklemek ne zamandan beri suç? Ekrem İmamoğlu'na destek vermiş olmak ya da Ahmet ya da Leyla neyse bu aday, kim ise eğer, hangi siyasal partideyse, hangi felsefi görüşe sahipse bunlardan birini desteklemek nasıl bir casusluk faaliyeti olabiliyor? Bir de Türkiye geneline yayılmış. E Türkiye'de de iktidar oluyorsun bu siyasetin mantığı. İddianame siyaset yapmayı yasaklamaya çalışıyor. Peki kime karşı siyaset yapmayı yasaklamaya çalışıyor? İktidara karşı.
Siyaset ancak iktidar tarafından yapılırsa serbesttir, iktidara karşı yapılırsa yasaktır demeye çalışıyor. Bu nedenle bir içtihat oluşturarak fiilen bir dikta hukuku yaratmaya çalışıyor bu davalar üzerinden. Mahkemeleri de kötüye kullanarak eğer buralardan bir hüküm ve ceza çıkartırlarsa bunlar bir içtihat oluşturacak ve bu iktidara karşı muhalefet etmek yani demokratik bir hakkı kullanmak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan gelen bir hukuku kullanmak bu iddianameye göre suç. Niye suç? Bu belli değil, yabancı devletlerin yararına.”
Peki Sayın Can Tuncay ne yazmış? Son iki paragrafı okuyorum: ‘Şu hâle göre casusluk suçları yönünden madde gerekçesi de nazara alındığında, niteliği gereği gizli olan bilginin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin zararına, yabancı bir devlet yararına temin edilmesi ya da açıklanması gerekmekte ise de casus ile casusluğu talep eden arasında bu bilgi ve belgenin karşı tarafa aktarılmasına yönelik bir anlaşmanın bulunması şart değildir.
Yani spor olsun diye casusluk yapmışız. Ben yayıncılık yaparken bir ara canım sıkılmış, ‘40 yıllık gazeteciyim, gazetecilik yapıyorum ama işim gücüm yok; biraz da casusluk yapayım’ demişim. Hobi olsun diye casusluk yapmışız.
Peki bu iddianameyi yazanların dayanağı nedir? Başta casusluk ve devlet sırrı gibi konuların tanımlandığı, daha teorik diyebileceğimiz bölüm. Bu bölümde ne var? İki doktora tezinden ve bir makaleden alıntılar var. Adı üzerinde, bunlar tezdir. Tez nasıl sunulur? Akademik kurallara ve jüriye göre hazırlanır. Ben doktora yapmış biriyim; siyaset bilimi ve sosyoloji doktorası yaptım. Akademik formatlara göre hazırlarsınız, referanslarınızı verirsiniz, biçimsel koşulları yerine getirirsiniz ve sunarsınız. Ama bir tezin kabul edilmiş olması, orada ileri sürülen görüşlerin mutlak doğru olduğu anlamına gelmez. Bu bir paradigma değildir. Akademi, entelektüel ortam ve bilim insanları tarafından genel kabul görmüş bir model değildir; yalnızca bir tezdir.”
TELE 1'İN SATIŞI
"TELE1’i İstanbul’da iyi bir semtte 3+1 daire parasına, 28 milyon liraya satışa çıkardılar. Daha dava bitmedi, belki beraat edeceğim. Niye bu acele? Bu kanala 10 milyon dolar ödemeye hazır olanlar vardı. Bu kanalın satılık olmadığını düşündüğümüz için reddettik"
BAHÇELİ'Yİ TUTUKLAMALI
Bu davadan önce 'çözüm süreci' bağlamındaki bir yorumu nedeniyle tutuklandığını da hatırlatan Yanardağ, "Devlet ya benden özür dilemeli ya da Devlet Bahçeli'yi tutuklamalı. Benden ileri gitti ve 'Gelsin Meclis'te konuşsun' dedi. Darbe yapanlar yargılanacak bu ülkede. Kimse dokunulmaz değil. Siyasi darbe yapıyorlar. Bir bu operasyonu yaptılar bir de çözüm sürecini başlattılar. DEM Parti’yi kendi yanlarına çekerek Kürt siyasal hareketini etkisizleştirmek istiyorlar. Kontrollü bir şekilde seçime gidip kazanmayı amaçlıyorlar" ifadelerini kullandı.
10.00 - DURUŞMA BAŞLADI
Bugün savunma yapacak olan Merdan Yanardağ ve Necati Özkan salona geldi. İki isim de duruşmayı takip edenler tarafından alkışlarla karşılandı.
İDDİANAMADEN
İddianamede, “Tüm bilgi, belge ve açıklamalar ışığında ‘siyasal casusluk’ suçunun, özellikle 2019 yerel seçimlerini maniple etme suretiyle desteklenen İmamoğlu’nun seçimi kazanması sağlanarak başta İstanbul olmak üzere Türkiye siyasetinde söz sahibi olunmasının amaçlandığı ve bu amaç doğrultusunda faaliyetlerin gerçekleştiği anlaşılmıştır” suçlaması yer alıyor.
İstanbul Başsavcılığınca, Ekrem İmamoğlu, Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında hazırlanan iddianamede, 'suç tarihi' olarak 2019-2025 yılları arası işaret edilirken üç isim hakkında 20’şer yıla kadar hapis cezası isteniyor.
İddianamede, Hüseyin Gün’ün dijital materyallerinde bulunan, İBB veri tabanına ait olduğu belirtilen veriler üzerinden çok sayıda vatandaşın kişisel bilgilerine erişim sağlandığı öne sürülüyor.
Bu verileri dolaylı olarak Özkan’ın temin ettiği ve Gün’ün beyanına göre, Özkan’ın başta “ibb.gov.tr” olmak üzere belediyeye ait çok sayıda e-posta adresini ve şifresini İmamoğlu’nun talimatıyla “Ostin” adlı internet aleminin yeraltı olarak nitelendirilen dijital ortama aktardığı öne sürülüyor.
İddianamede Gün’ün, “Ostin”deki e-posta adresi ve şifrelerle belediyenin gizlilik ihtiva eden belge ile iç yazışmaları başta olmak üzere e-posta içeriklerindeki datalara eriştiği iddia ediliyor.
Kaynak:Haber Merkezi