Ceylan Akça Cupolo: Günübirlik hesapların bedeli çok ağır oluyor
DEM Parti'nin Meclis'e sunduğu deprem önergelerinin reddedildiği vurgulayan Ceylan Akça Cupolo "Günübirlik hesapların bedeli çok ağır oluyor" dedi.
GAZETE PENCERE - Depremin üçüncü yılında DEM Parti'nin verdiği bütün araştırma önergeleri reddedildi. Geçen üç yılın ardından deprem bölgesinin kopuk bir alana dönüştüğünü ifade eden DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, Amida Haber'den Burcu Yıldırım’a konuştu.
Depremden sonraki cezasızlık durumuna dikkat çeken Cupolo, sadece 118 kişinin yargılandığını hatırlattı. Kamu görevlilerinin yargılanması ile ilgili başvurulara yanıt alınamadığını belirten Cupolo, “Bu adalet kısmının bir ayağını da hasar raporu verilen yerler oluşturuyor. Bunlar için açılmış davalar var ve bu davaların sürüncemede bırakılması barınma suçunu da ortaya çıkarıyor. Ev sahibi olan kişiler için belli hibeler verildi ama bunlar yeni bir evin inşası için yeterli değildi. İnsanlar hem borca girdiler hem deprem bölgesinde işlerini kaybettiler hem yeni bir evin inşası için ödemeleri gereken parayı ödeyemediler ama güç bela evini yaptıran kişiler bile evine giremez durumda. Çünkü yapılan 2+1, 3+1 evlerin altyapısı yok. Kentten uzakta boş bir araziye beton döküp gitme hali var. Kervanı yolda bile dizemiyorlar” dedi.
MOLOZLAR SULAK ARAZİYE BIRAKILDI
Molozların sulak, tarım arazilerinin bulunduğu bölgelere döküldüğünü belirten Cupolo, sağlıkla ilgili tehlikelere dikkat çekti. Cupolo ayrıca, deprem bölgesinde kadın ve çocuklara yönelik şiddet ve taciz vakalarının arttığını söyledi. Eğitimdeki sıkıntılara dikkat çeken Cupolo, birçok deprem bölgesinde halen okul olmadığını belirterek, şunları söyledi: “Deprem bölgesinin Türkiye'den kopuk bambaşka bir yere dönüştüğünü gözlemliyoruz. Genç işsizliğinin ve intihar oranının arttığı, okullaşma oranının düştüğü, sağlık istatistiklerinin kötü oranda yükseldiği bir tabloyu görüyoruz” dedi.
SEÇİLMİŞ BELEDİYE BAŞKANI CEZAEVİNDE
İstanbul’da olası bir deprem ile ilgili kaygıların arttığına işaret eden Cupolo şöyle devam etti: “İstanbul'da insanlar her gece uyuduklarında "deprem olursa ne yaparım" endişesi yaşıyor hatta bu sebepten göç ediyorlar. Çünkü insanların güvenli barınacak yerleri yok hatta barındığı yerlerin güvenli olup olmadığını test edecek makamlar yok. Bu kadar risk altında baktığımızda, İstanbul'da iki ana gündem var. Biri seçilmiş belediye başkanının cezaevinde olması, diğeri Kanal İstanbul projesinin dayatılması. Bu iktidar açısından '11 ilde yaşanan deprem gerçeğinin İstanbul'da olmasında bir beis görmüyorum' demek. Dehşete düşüp İstanbul'da deprem için önlem almaları gerekirken, iktidarın gündeminde değil.”
“2016 yılından sonra daha da bariz bir tercih var. O tercih de denge ve denetleme mekanizmalarını bir engel olarak görme hali var” diyen Cupolo “Günübirlik ve seçim odaklı düşünmenin, kısa vadeli perspektif belirlemenin sonuçlarını neredeyse her yıl birkaç tane afet ya da maden felaketleri sonucuyla görüyoruz. Günübirlik hesapların bedeli çok ağır oluyor” dedi.
Kaynak:Haber Merkezi