Cumartesi Anneleri Kasım ve Halil Alpsoy'un akıbetini sordu

Cumartesi Anneleri, 1103. hafta buluşmasında Kasım ve Halil Alpsoy için adalet talebiyle Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi.

Cumartesi Anneleri Kasım ve Halil Alpsoy'un akıbetini sordu

GAZETE PENCERE - Cumartesi Anneleri/İnsanları, 1103. hafta buluşmasında 32 yıldır akıbetleri gizlenen, failleri cezasızlıkla korunan Kasım ve Halil Alpsoy için adalet talebiyle Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi.

Polis bariyerlerinin önünde yapılan buluşmada, kayıpların fotoğrafları ve karanfiller taşınırken, Cumartesi Anneleri/İnsanları adına açıklamayı Zeynep Yıldız okudu.

FAİLLER YARGI ÖNÜNE ÇIKMADI

“Zorla kaybetmelerde ‘hakikati bilme hakkı’; kaybedilen kişinin akıbetinin, nerede olduğunun ve başına ne geldiğinin yakınları ve toplum tarafından bilinmesini ifade eder” diyerek sözlerine başlayan Yıldız, Adalet Bakanlığı’na seslendi:

“Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, başta zorla kaybetmeler olmak üzere cezasız bırakılmış ağır insan hakları ihlallerini de kapsamalıdır. Bu birim yalnızca dosya açan bir mekanizma olarak kalmamalı; gerçeğin ortaya çıkarılmasını, faillerin belirlenmesini ve yargı önüne çıkarılmasını sağlayacak etkinlikte çalışmalıdır. Aksi halde cezasızlık, bu topraklarda fiili bir devlet pratiği olarak varlığını sürdürmeye devam edecektir.”

32 YILDIR İNKAR EDİLDİ

Yıldız, 1103. hafta buluşmalarında, 1994’te gözaltında kaybedilen Kasım ve Halil Alpsoy için bir kez daha hakikat ve adalet talebini yükselttiklerini belirtti.

Halil Alpsoy’un 12 Mayıs’ta, kuzeni Kasım Alpsoy’un da 18 Mayıs’ta gözaltına alınıp kaybedildiğini hatırlatan Yıldız, şunları kaydetti:

“Halil Alpsoy, 12 Mayıs 1994 gecesi eşi ve 40 günlük bebeğiyle birlikte İstanbul Kanarya’daki evine dönerken, evinin önünde bekleyen polisler tarafından gözaltına alındı. Eşi karşı çıktığında polisler kimliklerini göstererek, ‘Merak etme, karakola kadar götürüyoruz. Yarım saat sonra gelir,’ dediler. Halil Alpsoy beyaz bir Toros’a bindirilerek götürüldü ve bir daha geri dönmedi. 18 gün sonra, işkence nedeniyle tanınmayacak hale gelen bedeni Kırıkkale’de ormanlık bir alanda bulundu. Kardeşleri onu yalnızca elindeki çocukluk izinden teşhis edebildi.

“Halil Alpsoy’un gözaltına alınmasından bir hafta sonra bu kez polisler, kuzeni Kasım Alpsoy’un Adana’daki evine baskın düzenledi. 30 yaşındaki Kasım Alpsoy, uzun namlulu silah taşıyan maskeli polisler tarafından 18 Mayıs 1994 sabahı gözaltına alınarak Adana İstihbarat Dairesi’ne götürüldü. Aynı günün akşamında serbest bırakıldı; ancak kimliğine el konuldu. Kendisine, ‘Yarın gel, kimliğini al,’ denildi. Eve döndüğünde işkence görmüş durumdaydı. Ertesi gün kimliğini almak için MİT binasına gitti. Yakını kapıda bekledi. Ancak Kasım Alpsoy o binadan bir daha çıkamadı.”

Halil ve Kasım Alpsoy’un gözaltına alındıklarının yetkililerce inkâr edildiğini, ailelerinin tüm başvurularına rağmen etkili bir soruşturma yürütülmediğini belirten Yıldız, “AİHM içtihatlarına göre, hakikati ortaya çıkarmayan ve sorumluları açığa çıkarmayan adli süreçler etkili kabul edilemez” dedi.

Yıldız, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Artık yeter. Başta Kasım ve Halil Alpsoy dosyası olmak üzere tüm gözaltında kaybetme dosyalarında, etkili soruşturma yürütülmeden verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararlarının yol açtığı ağır ihlallere son verin. Suçun sorumlularını ortaya çıkaracak ve cezalandıracak derinlikte, bağımsız ve tarafsız soruşturmalar, kovuşturmalar yürütün. Kaç yıl geçerse geçsin, Kasım ve Halil Alpsoy için, tüm kayıplarımız için adalet talep etmekten; devletin evrensel hukuk normlarına uygun hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar