Dilovası Davası'nda ikinci celse: Kamu görevlilerini kim koruyor?

Dilovası’nda 3’ü çocuk 7 işçinin öldüğü Ravive Kozmetik yangını davasının ikinci celsesi başladı. Mahkeme, “olası kastla öldürme” suçundan yargılanan Aleyna Oransal için cezaevi koşullarına uygun olup olmadığına dair sağlık raporu istedi.

Dilovası Davası'nda ikinci celse: Kamu görevlilerini kim koruyor?

GAZETE PENCERE - Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 8 Kasım 2025’te Ravive Kozmetik’e ait parfüm dolum imalathanesinde çıkan yangında 3’ü çocuk 7 işçi hayatını kaybetmişti. Yangına ilişkin 7’si tutuklu, 2’si firari toplam 16 sanıklı davanın ikinci duruşması başladı.

Duruşma, mağdur aileler ve avukatların itirazlarına rağmen Kandıra Cezaevi kampüsündeki duruşma salonunda görülüyor. Aileler, ulaşım zorluğu ve kısıtlamalar nedeniyle davanın cezaevi kampüsünde görülmesinin takibi zorlaştırdığını belirtiyor.

FİRARİ SANIK TUTUKLANDI

Duruşmada Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın davaya katılma talebi kabul edildi. Duruşmanın sürpriz ismi, Ali Osman Akat’ın sağ kolu olarak bilinen Abdurrahman Bayat oldu. Firari olan Bayat duruşmaya katıldı ve tutuklandı.

Bayat'ın ismi, Oransal kardeşlerin saklanması olayında geçiyordu. Patlamanın ardından İsmail ve Altay Ali Oransal, dayılarına ait Çorlu'daki fabrikaya sığınmış, kendilerini burada Abdurrahman Bayat karşılamıştı. Dayı Akat, her ne kadar yeğenleriyle husumetli olduğunu, Bayat'a da yeğenlerini oradan uzaklaştırmasını söylediğini iddia etse de Akat'ın yeğenlerini sakladığı, yurt dışına kaçırdığı tespit edilmişti.

SAĞLIK SORUNLARI SEBEBİYLE ÇIKABİLİR

Firma sahibi olan sanıklardan İsmail Oransal’ın eşi Aleyna Oransal için de cezaevinde kalmasına engel bir sağlık durumu olup olmadığına ilişkin hastane raporu istenecek. Aleyna Oransal, Ravive ile ortak hareket eden LYKKE Kozmetik adlı firmanın ortağı olması sebebiyle Altay Ali Oransal, İsmail Oransal ve Gökberk Güngör ile birlikte, 'Olası kast ile öldürme' suçlamasıyla yargılanıyor.

AİLELERDEN CEZAEVİ ÖNÜNDE AÇIKLAMA

Duruşma öncesinde aileler ve destek için gelen sendika temsilcileri cezaevi önünde açıklama yaptı. Açıklamada, yangının “kaza değil iş cinayeti” olduğu vurgulanarak tüm sorumluların yargı önüne çıkarılması istendi.

Aileler, soruşturma sürecinin eksik yürütüldüğünü belirterek, yalnızca şirket sahipleri ve iş güvenliği uzmanlarının yargılanmasının yeterli olmadığını söyledi. Kamu görevlileri hakkında yürütülen süreçte aylar geçmesine rağmen ilerleme sağlanmadığını belirten aileler, sorumluların hâlâ yargı önüne çıkarılmadığını ifade etti.

‘KAMU GÖREVLİLERİNİ KİM KORUYOR?’

Aileler adına yapılan açıklamada, ruhsatsız, denetimsiz ve işçi güvenliği önlemleri alınmadan çalıştırılan iş yerinde 7 kişinin hayatını kaybettiği hatırlatıldı.

Açıklamada, “Sadece özel şirket sahiplerinin ve iş güvenliği uzmanlarının tutuklanması bizler için yeterli değildir. Biz biliyoruz ki sorumlular daha fazla” denildi. Ravive ve Lykke Kozmetik ile iş yapan şirketlerin, firma ortaklarının ve kamu görevlilerinin de dosyaya dahil edilmesi gerektiği belirtildi.

Aileler, “Olası kast ile öldürmekten yargılama istiyoruz. Kamu görevlilerini kim koruyor? Yıkım emri verip uygulamayanlar, şikâyetlere rağmen denetim yapmayanlar neden hâlâ görevlerinin başında?” diye sordu.

‘PENCERE, BACA OLSAYDI ÇIKARLARDI’

Yangında yaşamını yitiren Nisa Taşdemir’in annesi Altun Taşdemir de cezaevi önünde kızının fotoğrafını göstererek adalet istedi. Taşdemir, “Kızımı bile bile yaktılar. Çocuklarımız geri gelmeyecek ama hakları yerde kalmasın. Pencere olsaydı, baca olsaydı çıkarlardı” dedi.

Baba Vedat Taşdemir de kızının yanarak hayatını kaybettiğini belirterek, “Adalet bekliyorum” diye konuştu.

‘DURUŞMA KAMUOYUNDAN KAÇIRILIYOR’

Aileler, duruşmanın Kandıra Cezaevi kampüsünde görülmesine de tepki gösterdi. Açıklamada, “Duruşma güvenlik bahanesiyle adliyeden alınarak buraya getirildi. Bu davanın toplumun gözünden kaçırılmak istendiğinin kanıtıdır” denildi.

Aileler, yıkım kararını uygulamayan belediye yetkililerinden denetim görevini yerine getirmeyen bakanlık görevlilerine, şirket ortaklarından iş ilişkisi bulunan firmalara kadar tüm sorumluların yargılanmasını istedi. Açıklama, “Davamızı cezaevi kampüslerine de götürseniz dünyanın öbür ucuna da götürseniz adalet arayışımızdan vazgeçmeyeceğiz” sözleriyle sona erdi.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar