Doğum izni 24 haftaya çıktı: Şirketler yeni döneme hazır mı?

Türkiye’de doğum izninin 24 haftaya çıkarılması çalışanlar açısından önemli bir hak olarak değerlendirilirken, uzmanlara göre şirketlerin de işe dönüş süreçlerinden performans değerlendirmelerine kadar birçok alanda yeni duruma uyum sağlaması gerekiyor.

Doğum izni 24 haftaya çıktı: Şirketler yeni döneme hazır mı?

GAZETE PENCERE - Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle doğum izni 24 haftaya, babalık izni ise 10 güne çıkarıldı. 11 Mayıs itibarıyla yürürlüğe giren uygulama, kamu ve özel sektörde geniş bir çalışan kitlesini kapsıyor. Düzenleme ayrıca doğum yapmış ancak 24 haftalık süreyi henüz doldurmamış çalışanlara da ek izin hakkı tanıyor.

Yeni uygulama çalışanlar açısından önemli bir sosyal hak olarak görülürken, şirketlerin insan kaynakları politikalarında da yeni bir dönemi beraberinde getiriyor. Uzmanlara göre ebeveynlik izinleri artık yalnızca yasal zorunluluk olarak değil; çalışan bağlılığı, kadın istihdamı ve kurumsal verimlilik açısından da kritik bir başlık olarak değerlendiriliyor.

UYGULAMADA SORU İŞARETLERİ SÜRÜYOR

Sahadaki ilk uygulamalarda bazı belirsizliklerin devam ettiği belirtiliyor. İzinlerin otomatik olarak tanımlanmaması, başvuru süreçleri ve SGK rapor işlemlerine ilişkin farklı uygulamalar nedeniyle çalışanlar ile işverenler arasında yorum farkları oluşabiliyor.

Türkiye’de doğum izni süresinin uzatılması önemli bir adım olarak değerlendirilse de uluslararası örnekler, ebeveynlik izinlerinin çok daha geniş kapsamlı uygulandığını ortaya koyuyor. OECD verilerine göre Slovakya, Finlandiya, Macaristan ve Çekya gibi ülkelerde ebeveynlik ve evde bakım izinleri yıllara yayılan sistemlerle destekleniyor. İsveç’te ebeveynlere yaklaşık 16 ay ücretli izin verilirken, Kanada’da 69 haftaya kadar uzatılmış ebeveynlik izni uygulanabiliyor. Güney Kore’de ise ebeveyn başına bir yıla kadar izin hakkı bulunuyor.

“İŞE DÖNÜŞ SÜRECİ KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR”

İnsan kaynakları şirketi Gilda&Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal, düzenlemenin yalnızca izin süresinin artışı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Bal, doğum izninin çalışan açısından yalnızca iş hayatına verilen bir ara olmadığını belirterek, “Bu süreç annenin fiziksel ve zihinsel olarak toparlanması, bebeğiyle güvenli bağ kurması ve işe daha hazır dönmesi açısından büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

Şirketlerin çalışanları süreç boyunca açık şekilde bilgilendirmesi gerektiğini vurgulayan Bal, işe dönüş planlamasının önceden yapılmasının çalışan bağlılığı ve verimlilik açısından belirleyici olduğunu söyledi.

“DOĞUM İZNİ KARİYER CEZASINA DÖNÜŞMEMELİ”

Bal, performans değerlendirmelerinde doğum izninin çalışan aleyhine kullanılmaması gerektiğinin de altını çizdi. Doğum iznindeki çalışanların performans primi, terfi ve yıl sonu değerlendirmelerinde dezavantaj yaşamaması gerektiğini belirten Bal, “Yasal bir hakkın görünmez bir kariyer cezasına dönüşmemesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar