Eğitim sendikaları ve siyasilerden saldırıya tepki: 'Bir eğitim sisteminin bundan daha ağır bir alarmı olabilir mi?'

Manisa'nın Turgutlu ilçesinde 8 öğrencinin yaralandığı saldırı yine okulların güvenliğini gündeme getirdi. Eğitim sendikaları, siyasetçiler ve STK'lar

Eğitim sendikaları ve siyasilerden saldırıya tepki: 'Bir eğitim sisteminin bundan daha ağır bir alarmı olabilir mi?'

GAZETE PENCERE - Türkiye sabah saatlerinde Manisa'dan gelen saldırı haberiyle sarsıldı. Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde bir öğrencinin pompalı tüfekle gerçekleştirdiği saldırıda 8 öğrenci yaralandı. Olay yerinden kaçan 15 yaşındaki saldırgan yakalandı. Saldırganın anne, baba ve dedesi de gözaltına alındı.

Türkiye'de 14 Nisan'da Şanlıurfa Siverek'te bir gün sonra Kahramanmaraş Onikişubat'ta iki okula öğrenciler tarafından düzenlenen saldırılar toplumda büyük bir şok ve korku yaratmıştı. Manisa'daki saldırı da bu korkuyu yeniden tetiklemiş oldu.

Saldırıya ilişkin Eğitim sendikaları, sivil toplum kuruluşları ve siyasetçilerden ardı ardına mesajlar yayınlandı. Mesajlarda iktidar okulların güvenliğini sağlamakta yetersiz kalmakla eleştirildi. Türkiye’de çocukların okula giderken can güvenliğinden emin olmadığı belirtilen açıklamalarda, okullarda acil önlem alınması için derhal harekete geçilmesi çağrısı yapıldı.

Mesajlardan bazıları şöyle:

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu: Kahramanmaraş’taki okul saldırısının acısı hala yüreğimizdeyken, yeni eğitim öğretim yılının daha ilk günlerinde Manisa Turgutlu’da bir okulun önünde öğrencilerimizin yaralanması haberine uyanıyoruz. Yaralanan evlatlarımıza acil şifalar, ailelerine geçmiş olsun diliyorum. Ailelerin güvenliği çocuklardan başlar; iktidar çocuklarımızın can güvenliğine dair sorumluluğunu maalesef yerine getirememektedir. Hükümeti acilen gerekli güvenlik tedbirlerini almaya davet ediyorum.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş: Okul dediğimiz yer, evlatlarımızı gönül rahatlığıyla emanet ettiğimiz, onların geleceğe hazırlandığı yerdir. Çocuklarımızın olduğu bir yerde şiddetin gölgesi dahi olmamalı. Yaralanan evlatlarımıza acil şifalar diliyor, ailelerine ve tüm eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit: Nisan ayındaki okul saldırılarının ardından 'hiçbir risk unsurunun göz ardı edilmeyeceği' açıklanmıştı. Aylar sonra yeniden bir okulun çevresinde silahların konuşması, açıklanan önlemlerin ne kadar işe yaradığını sorgulamayı zorunlu kılıyor. Hiçbir can kaybı yaşanmamasını ve yaralıların bir an önce sağlıklarına kavuşmasını diliyorum.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan: Okullarımızdaki güvenlik ihmallerine ilişkin kaygı ve endişelerimiz devam ederken, Manisa Turgutlu’da yaşanan menfur saldırı bir kez daha hepimizi derinden sarstı. Evlatlarımızın ve öğretmenlerimizin güvenliğinden duyduğumuz endişenin tarifsiz olduğu bu günlerde, saldırıdan etkilenen evlatlarımıza, ailelerine, öğretmenlerimize ve tüm eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu: Valiliğin açıklamasına göre 8 kişi 'etkilenmiş'. Devlet ciddiyetinden yoksun, olayı hafife alan böyle bir açıklama olabilir mi? Ya siz Sayın Yusuf Tekin bu kaçıncı okul baskını? Ben bu görevi yapamıyorum diyerek, istifa etmek aklınıza gelmiyor mu? Geçmiş olsun Turgutlu. Yaralılara acil şifalar diliyoruz. Temennimiz can kaybı olmamasıdır.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ: Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde gerçekleştirilen silahlı saldırıyı büyük bir üzüntüyle öğrendim. Saldırıda yaralanan öğrencilerimize acil şifalar diliyor, ailelerine ve eğitim camiasına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Çocuklarımızın güvenliğini hedef alan her türlü şiddeti lanetliyorum.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: Bugün yine bir okul saldırısı haberiyle sarsıldık. Bu topraklarda böyle olaylar yaşanmazdı. Ne oldu da bir yıl içinde üçüncü okul saldırısını görüyoruz? Olanları müstakil vakalar olarak geçiştirmek mümkün değildir. Mesele hem sosyoloji, hem psikoloji, hem de güvenlik açısıyla, bütüncül bir şekilde acilen ele alınmalı; bu tür acıların bir daha yaşanmaması için gerekenler derhâl yapılmalıdır. Manisa Turgutlu'da okulun önündeki saldırıda yaralananan evlatlarımıza acil şifalar temenni ediyorum.

Eğitim-İş Genel Başkanı Özbay: Daha kaç öğretmenimizi, kaç öğrencimizi kaybedeceğiz? Kaç okulun önünde silah patlaması, kaç çocuğun vurulması gerekiyor ki Milli Eğitim Bakanlığı, çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin can güvenliğini asli sorumluluğu olarak görsün? Aylarca uyardık. Rapor hazırladık. Alanlara çıktık. Milli Eğitim Bakanlığının kapısına dayandık. 'Okullar güvenli değil' dedik. 'Eğitimde şiddet artık münferit olaylarla açıklanamaz' dedik. 'Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim' talebiyle on binlerce yurttaşın imzasını Bakanlığa teslim ettik. Öğretmenlerimiz öldürüldüğünde haykırdık. Öğrencilerimiz şiddetin hedefi olduğunda haykırdık. Uyardık. Duymadınız. Anlattık. Görmezden geldiniz. Çözüm istedik. Sorumluluktan kaçtınız. Bugün yine bir okulun önünden silah sesleri yükseliyor. Milli Eğitim Bakanlığı artık çıkıp bu olayları 'münferit' diyerek geçiştiremez. Her saldırının ardından birkaç cümlelik açıklama yayımlayıp ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam edemez. Çünkü ortada artık inkar edilemeyecek kadar ağır bir tablo vardır: Türkiye’de çocuklar okula giderken can güvenliğinden emin değildir. Öğretmenler görevlerinin başında öldürülmektedir. Okulların kapısına kadar silah ve şiddet gelmiştir. Bir eğitim sisteminin bundan daha ağır bir alarmı olabilir mi?

Sayın Yusuf Tekin; Sizin göreviniz yalnızca müfredat değiştirmek, yönetmelik yayımlamak, çocukların nasıl giyineceğiyle, hangi etkinliğe katılacağıyla uğraşmak değildir. O çocukları sağ salim okula ulaştırmak, öğretmenleri görevlerinin başında yaşatmak da sizin sorumluluğunuzdur.

Eğitim-İş olarak aylardır söylüyoruz; şiddet yalnızca okul kapısına bir güvenlik görevlisi dikilerek çözülemez. Çocukların psikososyal destekten yoksun bırakıldığı, rehberlik hizmetlerinin yetersiz kaldığı, şiddetin toplumsal hayatın her alanında sıradanlaştırıldığı, silaha erişimin bu kadar kolay olduğu bir ülkede okul duvarlarının çocuklarımızı tek başına koruması mümkün değildir. Okullar hapishaneye çevrilmeden güvenli hale getirilebilir. Bunun yolu bilimsel, kamucu, bütüncül bir eğitim ve sosyal politikadan geçmektedir. Ama bunun için önce Bakanlığın sorunu kabul etmesi gerekir. Her olaydan sonra üzülmek sorumluluk değildir. Başsağlığı dilemek önlem değildir. Soruşturma açmak eğitim politikası değildir. Devletin görevi çocuklar vurulduktan sonra fail aramak değil, çocukların vurulmasını önlemektir. Bugün Turgutlu’da yaşananların ardından bir kez daha soruyoruz: Nerede sizin 'güvenli okul' politikanız?

Nerede aylardır istediğimiz kapsamlı şiddet eylem planı? Nerede okullardaki yeterli rehber öğretmen? Nerede okul çevrelerinin güvenliğine ilişkin kalıcı önlemler? Nerede çocuklarımızı şiddetten koruyacak sosyal politikalar? Daha kaç can kaybetmemiz gerekiyor? Milli Eğitim Bakanlığına açıkça söylüyoruz: Artık 'bilmiyorduk' diyemezsiniz. 'Öngöremedik' diyemezsiniz. 'Münferit olay' diyemezsiniz. Çünkü biliyordunuz. Uyarıldınız. Buna rağmen gerekli önlemleri almadınız. Çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin yaşam hakkını korumayan hiçbir eğitim politikasının bizim gözümüzde değeri yoktur. Turgutlu’da saldırının hedefi olan çocuklarımızın ailelerinin acısını paylaşıyor, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Bu olayın bütün yönleriyle aydınlatılmasının, ihmali ve sorumluluğu bulunanların ortaya çıkarılmasının takipçisi olacağız. Çocuklarımızın yaşam hakkı sizin ihmalinize bırakılamaz.

Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak: Görüldüğü gibi sayın bakan, kapıya bir güvenlikçi konulduğunda şiddetin önüne geçilmiyor. Bunu defaten söyledik. Sorun toplumsal ve çok katmanlı. Eğer bu sorun katmanlarının çözümüne yönelik hızlı, bilimsel ve pedagojik tedbirler alınmazsa bu vakalar yaşanmaya devam edecektir. Biraz da kendi kafanızdakiler dışında önerilenleri dikkate alın. Siz bir şey kaybetmezsiniz. Çocuklarımız, öğretmenlerimiz de hayatını, sağlığını kaybetmez.

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan: Kahramanmaraş’ta başımıza gelen felaketin acısını yaşarken, yine yüreklerimiz dağlandı. Okulumuz öğrenci ve öğretmenlerine geçmiş olsun diyorum. Yaralı yavrularımıza acil şifalar niyaz ediyorum. Ancak bu olayda da bir kez daha şahit olduk ki, ailelerimiz daha sorumlu olmalıdır. Çünkü fail çocuk, evinden aldığı pompalı tüfekle saldırıyı gerçekleştiriyor. Bu nasıl bir sorumsuzluktur? Çocuklarımızın dahi silaha bu kadar kolay ulaşabilmesi nasıl mümkün olabiliyor? Bu itibarla hadiseyle alakalı yürütülecek soruşturmanın bu yönüyle de değerlendirilmesi doğru olacaktır. Pek tabii ki, okullarımızda yaşanan şiddet hadiselerinin engellenmesi için okul idarelerimiz ve kamu yönetimi tedbirler almaya çalışıyor, almalıdır. Ancak bu konuda ailelerimiz ve velilerimiz de sorumluluk almadığı müddetçe üzücü olayların yaşanmasını engelleyebilmemiz mümkün değildir. Turgutlu’da vuku bulan hadiseden dolayı tekraren geçmiş olsun diyor, yaralı yavrularımıza acil şifalar niyaz ediyorum.

Halkevleri: Bu şiddeti yaratan okulları gericilere, patronlara açan Yusuf Tekin ve saray iktidarıdır. Okul güvenliği protokolünün imzalanmasının üzerinden daha 24 saat geçmeden bu sabah Manisa Turgutlu'da Naci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde bir silahlı saldırı gerçekleşti. Kendi güvenliği ve refahından bir an bile ödün vermeyen saray, okulları gericilere, çetelere ve patronlara açmak dışında bir şey yapmayan Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bu saldırının asıl sorumlusudur. Pedagojik eğitimden yoksun bahçe görevlisi istihdamıyla ve kollukla şiddetsiz, güvenli bir eğitim ortamı mümkün değildir. Şiddeti besleyen politikaların, yoksulluğun, açlığın, geleceksizliğin, eşitsizliğin ortadan kaldırılması için hep birlikte harekete geçelim, mücadele edelim.

CHP Grup Başkanı Faik Öztrak: 24 yıldır işbaşında olan hükümetin yaşanan bunca acıya, yapılan bunca uyarıya rağmen hala çok ciddi ihmallerinin olduğu anlaşılıyor. Hükümet icra organıdır. Protokol tanıtım toplantıları yapmak yerine gereken tedbirleri vakit geçirmeden hızla almalıdır" dedi.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar