Eski Sivil Havacılık yöneticisinden ‘Libya uçağına sabotaj’ iddiasına yanıt
Eski Sivil Havacılık Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz’ın gündeme getirdiği Libya uçağına sabotaj iddiasına ilişkin “Uçağın havalimanında güvenli bir yere gerekirdi, başıboş bırakılması çok ilginç” dedi.
GAZETE PENCERE - CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, geçen hafta, 23 Aralık’ta Ankara’dan kalktıktan kısa bir süre sonra düşen Libya uçağına ilişkin gözlem ve araştırmalarını paylaştı.
CHP’li Deniz Yavuzyılmaz, özetle, Libya Genelkurmay Başkanı ve beraberindeki heyeti taşıyan özel uçağın 22 Aralık’ta Ankara Esenboğa Havalimanı’na indiğini, normalde üst düzey yabancı yetkililerin uçakları 1 numaralı aprona alınırken, bu uçağın daha ücra bir noktadaki 5 numaralı aprona alındığını, Libyalı heyet 23 Aralık’ta başta Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ile olmak üzere önemli görüşmeler yaparken, 5 numaralı aprona bir İsrail jetinin yanaştığını, iki düşman ülke uçağının 1 saat 41 dakika boyunca talimatlara aykırı bir şekilde aynı apronda beklediğini ve bu süre içerisinde İsrail jetinin Libya uçağını sabote etmiş olabileceğini söylemişti. Yavuzyılmaz, bu anlattıklarını Flightradar24 verileriyle desteklerken, İsrail jetinden bir süre sonra Esenboğa Havalimanı’ndan kalkan Libya uçağı, Haymana’da düşmüş, içerisindeki 8 kişi yaşamını yitirmişti.
BAHÇELİ ‘DÜŞÜNDÜRÜCÜ’ DEMİŞTİ
Uçağın düşme nedeni henüz netleşmezken, ilk bulgular teknik arızaya işaret etmişti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 4 Şubat’ta, “İkinci dakikada pilotlar 2. jeneratörün devre dışı kaldığını, yaklaşık 13-14 saniye sonra 3. jeneratörün devre dışı kaldığını söylüyor. Konuşmalar biraz daha devam ettiğinde bütün jeneratörlerin devre dışı kaldığından, sonra sistemin tekrar geldiğinden bahsettiler” demişti. Olaydan bir gün önce, Türk askerinin Libya’daki görev süresini 2 yıl uzatan tezkere TBMM’de kabul edilirken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, olay sonrası, “Türkiye-Libya arasındaki samimi ve yakın diyalogların arttığı, karşılıklı hak ve çıkarların eşgüdüm halinde müdafaa edildiği bir dönemde vaki uçak kazası hem düşündürücü hem de ziyadesiyle üzücüdür” sözlerini kullanmıştı.
‘HERHANGİ BİR TEMASIN OLMADIĞINI SÖYLEYEBİLİRİM’
Yavuzyılmaz’ın uçakla ilgili gözlemleri kamuoyunda yankı uyandırırken, Bakan Uraloğlu, geçtiğimiz hafta, gazetecilerin bu konudaki bir sorusunu yanıtladı. Uraloğlu, uçağın düşüş nedeni ile ilgili soruşturmanın sürdüğünü belirterek, karakutu cihazlarının incelenmesi sonucu, “Genel anlamda baktığımızda bir sabotaj görmüyoruz. Böyle bir tespitimiz yok. Ama nihai karar başsavcılığımızın ve bizim kaza kırım ekiplerimizin raporu sonucunda, mahkemenin veya savcılığın süreciyle beraber sonuçlanacak” dedi. Yavuzyılmaz’ın tespitlerinin bir kısmına yanıt veren Uraloğlu, “Bizim havalimanlarımız 7/24, gerek uçakların takip sistemiyle, hava trafik kontrolörlerimiz tarafından, gerekse de kameralarla takip ediliyor. Dolayısıyla burada Libya uçağına kendi personeli, mürettebatı ve yer hizmeti verenin dışında herhangi bir temasın olmadığını net olarak söyleyebilirim. Ve iddia edilen uçakla, normal havacılık prosedürlerine göre olması gerektiği kadar mesafe de var. Çok net bir şekilde… Gözümüzden kaçan bir şey olduğunu düşünmüyoruz, varsa da gerekeni yaparız” ifadelerini kullandı. Uraloğlu, Libya uçağının neden 1 numaralı aprona değil de 5 numaralı aprona yönlendirildiğini açıklamadı.
‘UÇAĞIN BAŞIBOŞ BIRAKILMASI ÇOK İLGİNÇ’
Eski Sivil Havacılık Genel Müdür Yardımcısı, Doğru Parti Genel Başkan Yardımcısı Oktay Erdağı, havalimanlarındaki uçakların yönlendirilmesi ve güvenliği konusunda Cumhuriyet’ten Batu Bozkürk’e bilgi verdi. Erdağı, bu tip uçakların 1 numaralı aprona alınmasının bir zorunluluk olmadığını söyleyerek, “1 numaralı apronda büyük uçaklar olur. 5 numaralı apron genel havacılık apronu, bu tür özel iş jetleri oraya alınır. Ancak o uçağın 5. apronda boş bir hangara çekilmesi gerekiyordu. Bu yapılmıyorsa, o uçağa yönelik önlemlerin, gerekirse güvenlik personeli de bulundurularak, en üst düzeyde alınması gerekiyordu. Libya Genelkurmay Başkanı ve beraberindeki askeri heyeti taşıyan böylesine önemli bir uçağın, sıradan bir uçak gibi muamele görmüş olması, başıboş bırakılması çok ilginç. Bu, çalışanların ihmali sonucu da, içeriden bir sabotaj sonucu da gerçekleşmiş olabilir” dedi. Erdağı, Bakan Uraloğlu’nun “Havalimanlarımız takip ediliyor, uçağa dışarıdan temas yok” açıklamasını ise, “Sayın Bakan, bu çağda uçağa bir müdahale olması için illa birinin bomba mı koyması gerekiyor? Artık bu iş böyle değil ki, siber saldırılar yapılabilir” şeklinde yorumladı. Erdağı son olarak, uçağın hem 3 jeneratörünün hem de yardımcı güç ünitesinin devreden çıkmasının çok nadir gerçekleşebildiğini ifade ederek, “4’ünün bir anda çalışmaz hale gelmesi ve akabinde uçağın düşmesi çok kuşku verici” dedi.
Kaynak:Haber Merkezi