Eski vali Tuncay Sonel'in oğlunun ifadesi ortaya çıktı: Ben boncuklu silah kullandım
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in ifadesi ortaya çıktı.
GAZETE PENCERE - Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin devam eden soruşturma kapsamında gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in ifadesi ortaya çıktı.
Sonel ifadesinde Uğurcan Açıkgöz, Umut Altaş ve Ercem Çelebi'yi Tunceli'de olduğu zaman diliminde arkadaş ortamından tanıdığını söyledi.
Sonel, Umut Altaş'ın bundan 6-7 ay önce yurt dışı numarasından kendisini arayarak 10 bin dolar borç para istediğini bunu da Uğurcan Açıkgöz ile paylaştığını söyledi.
"GÜLİSTAN DOKU'YU TANIMIYORUM"
Sonel, ifadesinde Gülistan Doku'yu tanımadığını söyledi:
"Ben Gülistan DOKU'yu şahsen tanımam. Herhangi bir yerde herhangi bir suretle görüşmedim. Hiçbir şekilde iletişimim olmadı. Sadece kaybından sonda herkes gibi ben de basından duyduğum kadarıyla tanıdım. Ben Gülistan DOKU'nun sosyal medya hesaplarından veya verilerinden bir şey silmedim. böyle bir şey mümkün değildir, benim veya bir yakınımın bu olayla ilgisi yoktur.
Gülistan DOKU’nun kayıp olması haberlerine kadar ismini bile duymadım. Benim bildiğim kadarıyla arkadaş grubumdan hiçbirisi Gülistan DOKU'yu tanımazdı."
"HATLAR KONUSUNDA NE DESEM YALAN OLUR"
"Umut Altaş ve Uğurcan Açıkgöz'ün201-2020 yıllarında kullandıkları hatlardan başka hatları veya patates hat diye tabir edilen hatlar konusunda ne desem yalan olur, bilmiyorum çünkü. Mesela benim numaram çocukluğumdan beri aynıdır, hiç değişmedi, yıllardır da benden başkası bu hattı kullanmaz"
GİZLİ TANIĞIN BEYANLARINI YALANLADI
Sonel, soruşturma kapsamında gizli tanık olarak ifade veren 'Şubat'ın beyanlarını yalanladı.
"Herhangi kırsal bir yolu kullanmış değilim. Ben bu zamana kadar herhangi bir silaha yada tabancaya sahip olmadım. Airsoft isimli renkli boncuk atan tüfeklere merakım vardır. Bu benim ilgim olan bir spor dalıdır. O dönem MIT Müdürü nün oğlu olan Oğulcan BAKAR ya da BAKAN isimli arkadaşımın yönlendirmesiyle öğrendim."
"AIRSOFT İSİMLİ TÜFEKLERE MERAKIM VARDIR"
Sonel, ifadesinde Airsof tüfeklerine merakı olduğunu söyledi:
"Ben bu zamana kadar herhangi bir silaha yada tabancaya sahip olmadım. Airsoft isimli renkli boncuk atan tüfeklere merakım vardır. Bu benim ilgim olan bir spor dalıdır"
"TABANCA İLE BİRİNİ VURDUM" BEYANINI YALANLADI
Sonel, ifadesinde birisini vurduğu yönünde ifade kullanmadığını savundu:
"Celal ALTAŞ'ın ifadesinde geçen oğlu Umut ile yaptığı telefon görüşmesinde benim Umut'a söylediğim iddia edilen "Ben bu tabancayla birisini vurdum" şeklindeki beyan kesinlikle yalandır. Şahsın neden benimle ilgili böyle bir beyanda bulunduğunu bilmiyorum. Bu duruma çok şaşkınım. Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi. Benim ateşli silahım yoktur."
-Hatta bu spora ait evin bahçesinde oynadığımıza dair birçok fotoğraf v e video telefonumda mevcuttur hatta bu sporda kullanılan silahının hepsinin faturası mevcuttur. Bu sporda kullanılan silahları İzmir Av Market Airsoft isimli sarı renkli internet silesinden sipariş verirdik.
-Hatta bu sporda kullanılan silahların boncuklarını da bu siteden sipariş verirdik. Bu silahlarda kullanılan boncuklara B.B denir v e pahalı olduğu için bir sonraki için kullandığımız zamanlarda tekrar yerden toplardık.
BAZ KAYITLARI İLE ÇELİŞTİ
Sonel, gençlik merkeziyle ilgili sorulara ise şu şekilde yanıt verdi:
"Ünsal, Uğurcan, Şafak ve hatırlayamadığım birkaç dershane ve okul arkadaşımla birlikte gençlik merkezine giderdim. Ayrıca çevredeki kafelerde de zaman geçirirdik. Daraltılmış baz kayıtlarının bu çerçevede değerlendirilmesi gerekir."
Sonel'in bu cevabında aynı baz sinyalinde olmalarının aynı yerde olmadığını savundu.
Savcılık, Sonel'in yaptığı telefon görüşmelerinin detaylarını paylaşıp, "Gülistan'ın çalıştığı Hanımeli kafeye gittiğiniz gün olan 04 Ocak 2020 günü saat 17:22'de 54 saniyene görüştünüz, görüşmelerinizin 27 Aralık 2019'da Gizli tanık beyanında Gülistan DOKU ya gençlik merkezinde tecavüze uğradığı iddia olunan olayla bir ilgisi var mıdır?" şeklinde soru yöneltti.
Sonel bu soruya, "Ben bana bahsettiğiniz telefon konuşmalarının içeriklerini uzun zaman geçtiği için hatırlamıyorum. Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile benim hiçbir bilgim ve alakam yoktur. B konu çok korkunç ve iğrenç bir durumdur. Benim de bir kız kardeşim var. Yanlış hatırlamıyorsam bahsettiğiniz Hanımeli cafenin sahibinin oğlu Sidar-ELMA-bizim arkadaş grubunda okul arkadaşımdır. Hatta kendisin Apple diyerek takılırdık. Bu arada ben bu hanımeli isimli kafeye bir yada iki kere gitmişimdir. O da arkadaşlarım Umut ALTAŞ ve Ekincan'ın bu kafenin tatlılarını sevmeleridir. Ben zaten tatlı seven bir insan değilim geçerken onlar için oraya uğrar paket olarak tatlıları alırdık. Hatta bana da tatlı yememi ısrar ederlerdi ancak ben tatlı yemezdim. Ben en çok Balkon isimli kafeye giderdim." şeklinde yanıt verdi.
KRİTİK GÜN: 5 OCAK!
Savcılık, Sonel'e Umut Altaş’la normalde sık sık görüşmesine rağmen Gülistan Doku’nun kaybolduğu gün boyunca neden hiç telefonla konuşmadığını ve aynı gün akşamı Altaş ile Şükrü Eroğlu’yla birlikte Sarı Saltuk Viyadüğü civarında ne amaçla bulunduğunu sordu.
Sonel bu soruya şöyle yanıt verdi:
"Bu soru ile ilgili üzerinden çok zaman geçtiği için hiçbir şey hatırlamıyorum. Bana mesela dünü sorsanız size dakika dakika saniye saniye söylerim. Ancak siz bana 6 yıl önceki saat aralığını soruyorsunuz. Bunu hatırlamam mümkün değildir. Şükrü ile ilgi sorduğunuz soruya bir fikrim yoktur. O gün için özel değil ancak bahsettiğiniz bölgeyi benim anladığım kadarıyla araçlarımıza yakıt almaya gider orda turlardık. Hatta daha ileride bulunan BP isimli yakıt istasyonuna kadar gider dönerdik. Biz bahsettiğiniz yola farklı farklı araçlarla bazen toplu bazen de Umut ile birlikte giderdik. Hatta Umut babasından arabayı her zaman alamazdı, bunun sıkıntısı çok yaşardı gönlü kırılmasın diye Umut'u kendi arabamla gezdirirdim"
GÜLİSTAN'IN EŞYALARINI BARAJA KİM ATTI?
Savcı, Gülistan'ın baraja atılan eşyalarının baraja kim tarafından atıldığını sordu. Sonel, "Gülistan DOKU'yu tanımam ki eşyalarını bileyim. Zaten biz o bölgede yukarıda da söylediğim gibi araçlarda hareket halinde olurduk, yolda durup beklemezdik. Kaldı ki orada araç ile durabilecek bir yer yoktur. Bahsettiğiniz malzemeleri birisi atmış olsa bile ben onu kim olduğunu ve neden atıldığını bilmiyorum" şeklinde yanıt verdi.
Kaynak:Haber Merkezi