Ezgi Apartmanı davasında karar açıklandı, yakınlarını kaybedenler tepki gösterdi
6 Şubat depremlerinde yıkılan Ezgi Apartmanı’na ilişkin davada, tadilat sırasında kolon kesen pastanenin yetkilileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel 8 yıl hapis cezasıyla tahliye edildi. Yakınlarını kaybedenler ve avukatı karara tepki gösterdi.
GAZETE PENCERE - Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde, Onikişubat ilçesinde bulunan Ezgi Apartmanı'nın yıkılması sonucunda, en küçüğü 6 aylık Asude bebek olmak üzere 35 kişi hayatını kaybetti.
Binanın yıkılmasıyla ilgili olarak Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın karar duruşmasında, depremde yakınlarını kaybedenler, bazı sanıklar ve taraf avukatları beyanda bulundu.
15 saat süren duruşmanın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti; pastanenin yetkilileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel'e 8 yıl, fenni mesul Mehmet Tekin'e 6 yıl 8 ay hapis cezası vererek Kervancıoğlu ve Pekel'in tahliyelerine hükmetti.
Kamu görevlileri Mustafa Şirikçi ve Mehmet Dişçeken ile iç mimar Ertan Danacı'nın beraatine; diğer 5 kamu görevlisinin ise 4'er yıl 5'er ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildi.
KARARA TEPKİ: ASUDE SİZİ ALLAH'A ŞİKAYET EDECEK
Depremde oğlunu, gelinini ve torununu kaybeden Nurgül Göksu, gözyaşları eşliğinde karara, "Asude sizi Allah'a şikayet edecek" diyerek tepki gösterirken sanık yakınları kararı alkışlayarak karşıladı.
"703 GÜN BOYUNCA FİRAR EDİP, VİLLADA TATİL YAPANLARI SERBEST BIRAKTILAR"
Kahramanmaraş Adliyesi önünde açıklama yapan Nurgül Göksu, "Bu ülke benim çocuklarımın adaletini sağlayacak. Kolon kesenleri bugün serbest bıraktılar. Ben enkazda kendim kepçeyle kazdım, kolonu buldum. Kendim bulmama rağmen, iddianame 'olası kast'la hazırlanmasına rağmen, mütalaa 'olası kast'la sunulmasına rağmen benim çocuklarımın ölümüne sebep olanları, bugün 703 gün boyunca firar eden, Ankara'da villada tatil yapan Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel'i serbest bıraktılar" dedi.
"ÇOCUKLARIMI KURTARMADINIZ, BARİ ADALETİNİ SAĞLAYIN"
"Benim çocuklarım benim için kıymetli, bunu herkes bilecek" diyen Göksu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Ben üç tane pırlantayı o toprağın altına koydum. O üç tane pırlantayı çöp poşetleriyle koydum. Benim evlatlarım çöp müydü de çöp poşetleriyle koydum? Bugüne kadar söylediğim her şeye dikkat ettim, yazdığım her şeye dikkat ettim. Mahkemede bana her lafı söylediler, ben yine onların hiçbirine cevap vermedim. Ben bu kararı kabul etmiyorum. Bu karardan dönülecek. Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel tekrardan tutuklanacak. Tutuklanıncaya kadar da elimden gelen her şeyi yapacağım. Ben benim evladımı nasıl büyüttüm, siz biliyor musunuz? Ben onu nasıl kıymetle büyüttüm, siz biliyor musunuz, yavrum? Asude, 'Allah'a şikayet et.' Ben bu dünyada da şikayet edeceğim. Benim çocuklarımı kurtarmadınız, bari adaletini sağlayın ya. Ben bunu kabul etmiyorum, benim çocuklarımın adaletini sağlayın. Kolon kesenleri nasıl serbest bırakırsınız? Yemin ediyorum, bir bidon benzin alır, kendimi yakarım. Yemin ediyorum, bu karardan dönülecek. Bir bidon benzin alırım, sizi de dünyaya rezil ederim. Bir bidon benzin alırım, kendimi yakarım; o zaman görürsünüz bakalım adalet nasıl sağlanırmış. Benim çocuklarımın adaletini sağlayın, ben başka hiçbir şey istemiyorum."
"TÜRKİYE CUMHURİYETİ HUKUK TARİHİNİN EN KARA HUKUK KARARIDIR"
Mağdur ailelerin avukatı Ahmet Çabukel de yaptığı açıklamada, "Bugün Kahramanmaraş'ta büyük bir rezaleti yaşadık. Kahramanmaraş belki de hukuk tarihinin en büyük rezaletlerinden birini yaşadı. Depremde yerle bir olan Ezgi Apartmanı'nın kolonlarını kesen, tablasını kesen, binanın altındaki duvarları kaldıran, merdiven çıkaran, asma katı büyüten, altına mutfak yapan bir grup... Bir grup suçlu bugün, 35 kişinin öldüğü dosyada 'bilinçli taksir'den 6 yıl, 8 yıl aldı. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin kara bir hukuk lekesi olarak şu an tarihe geçti" diye konuştu.
Avukat Çabukel, kararı veren hakimleri HSK'ye şikayet edeceklerini, karara itiraz edeceklerini ve 35 kişinin hesabının sorulacağını söyledi.
"PARAN VARSA CEZAEVİNDEN ÇIKARSIN"
Apartmanın enkazından yaralı çıkan apartman görevlisi, "Ne bir adalet var ne bir sistem var. Paran varsa, zengin olursan çıkarsın. Yaralıyım, ayaklarımın üstünde zor duruyorum. 35 kişinin vebalini ben çekiyorum. Gözümün önünde kolon kesildi... Şikayet ettim, 'Niye yapıyorsunuz bunu?' dedim. 'Sen karışma' dediler, beni tehdit ettiler. Ben orada görevliydim, beni tehdit ettiler. Kervancıoğlu'nun çalışanları beni tehdit etti; 'Sen karışma, sen kapıcısın' diye beni tehdit ettiler ya. Ya bu adalet nerede ya? Adalet var mı, adalet? Ben bugün öldüm" dedi.
NE OLMUŞTU?
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın zemin katında faaliyet gösteren pastanenin yetkilileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel ile pastanedeki tadilatı organize eden sanık Ertan Danacı hakkında 35 kez "olası kastla öldürme" ve "olası kastla yaralama", müteahhit Yakup Aktaş ile fenni mesul Mehmet Tekin hakkında ise "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açtı.
Ayrıca binanın inşa edildiği dönemde Kahramanmaraş Belediyesi'nde görev yapan Fahri Yiğitoğlu, Veli Çiftaslan ve Mehmet Dişçeken ile pastanedeki tadilatları denetlemeyen Onikişubat Belediyesi personeli Sait Avşar, Ali Gemci, Mehmet Akif Canlı ve Mustafa Şirikçi hakkında da "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açıldı.
Yargılama sürecinde müteahhit Yakup Aktaş yaşamını yitirdi.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, 11'inci duruşma öncesinde esasa ilişkin görüşünü açıklamış, sanıklar Mustafa Pekel, Sami Kervancıoğlu ve Ertan Danacı'nın "olası kastla kasten öldürme, olası kastla nitelikli kasten öldürme, olası kastla yaralama" suçlarından, fenni mesul Mehmet Tekin'in "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma", 7 kamu görevlisinin ise "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan cezalandırılmalarını istemişti.
Kaynak:ANKA