Fon krizinin şanslıları: 132 milyar lira yatırımını kurtaran 15 bin kişi kim?
Fon krizi yüz binlerce mağdur yarattı ama aynı zamanda milyarları cebine koyup giden, krizden hiç etkilenmeyen binlerce, “Şanslı” yatırımcı da var. Kriz patlamadan 15 gün önceden başlayan fon satışlarıyla tam 15 bin 964 kişi kıl payı parasını kurtardı.
GAZETE PENCERE - Türkiye fon krizi ile sarsıldı. Yaklaşık 500 bin kişi batan fonlar nedeniyle mağdur. Yüz milyarlarca liranın geri alınıp alınamayacağı bilinmiyor. Bir taraftan iktidar mağduriyetlerin giderileceğine ilişkin sözleri art arda sıralıyor, diğer yandan para piyasalarının daha da kötüye gitmemesi, hali hazırdaki fonların krizden etkilenmemesi, borsanın çökmemesi için önlemler alıyor.
Ama bu arada keyifle purosunu keyifle tüttüren binlerce, “Şanslı” yatırımcı da var.
Krizden önce elindeki fonları satıp, parasına para katanlar. Onların sayısı tam 15 bin 964
Aslında herkes SPK kontrolündeki bir kısım fonun olağanüstü kazançlarının bir saatli bomba olduğunu biliyordu. Üstelik bunu saklamıyorlardı da.
İşte kronolojik olarak fon krizinde yaşananlar ve krizden kıl payı kurtulan şanslı azınlığa ilişkin detaylar.
Bugünlerde AK Parti içinde de hedef haline gelen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ilk taşı 4 Kasım 2025’te 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi'nde “Özellikle bazı fonlar üzerinden bu manipülasyonların yapıldığını biliyoruz” diyor.
Sonra ne mi oluyor. Şimşek’e bağlı Sermaye Piyasası Kurulu uzunca bir süre kılını kıpırdatmıyor.
23 Temmuz’a kadar. Temmuz’un sonunda SPK bazı fonlardaki değerleme yöntemlerini değiştiriyor. Gerekçesini de, bazı fonların değerlerinin “fiktif olarak hesaplanmasını engellemez” olarak açıklıyor.
Yaklaşık bir ay sonra, 28 Ağustos’ta krizi tetikleyen adım atılıyor. SPK Yatırım Fonları Rehberi’ndeki kuralları değiştiriyor. Fonların yüksek kazanç sağladığı düşük dolaşımlı hisselerde aşırı yoğunlaşma olduğu tespitinden yola çıkara buralarda pozisyon azaltılması isteniyor.
Değişen bu kural her hafta yüzde onlara ulaşan kazanç sağlayan fonlar açısından yolun sonuna gelindiğinin işareti oluyor.
Özellikle bu tanıma uyan Pusula Holding hisselerinden çıkış başlıyor.
Krizin patladığı 15 Eylül’e kadar bu çıkış tam 132 milyar 756 milyon liraya ulaşıyor.
Arada Pusula Holding Katılımevim hissesi alarak düşüşü önlemeye çalışsa da başarılı olamıyor. Son hamle Katılımevim ve Pusula Holding’in Tera’ya devri oluyor. Devir için pazarlıkların başladığını Tera 9 Eylül’de duyuruyor. 10 Eylül de iki grubun şartlarda anlaştığı KAP’a bildiriliyor. Yani bu büyük alım operasyonunda karar vermek sadece 1 gün sürüyor. Ancak atılan adım çöküşü, çözülmeyi durdurmuyor.
Kim alıyor, neyi alıyor, niye alıyor soruları yükselirken Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın yurt dışına kaçtığı haberleri düşüyor ajanslara.
Yarız tekne tatilinde olduğunu açıklayarak, “kaçmadım” diyor. Bir iki gün sonra, teslim oluyor ve 13 Eylül’de tutuklanıyor.
Tutuklama baraj kapaklarının açılması anlamına geliyor. Pusula portföy fonlarını satacak olanlara parasını ödeyemiyor. Tera henüz satışın tamamlanmadığı gerekçesiyle sorumluluk almıyor ve fon piyasası kilitleniyor.
Bunun üzerine SPK 131 fonu alım satıma kapatarak tasfiyesine karar veriyor. Mağdur sayısı 455 bin 758 olarak açıklandı. Yaklaşık yarım milyon insanın ki bunların büyük bölümünün küçük yatırımcı olduğu biliniyor, paralarını alıp alamayacakları, alacaklarsa ne kadarını alacakları, ne zaman alacakları belirsizliğini koruyor.
Şimdi ortada binlerce mağdur ile, kurulan ponzi sisteminden milyarları ceplerine indiren binlerce kişi var. En dikkat çeken işlemlerse sistem çökmeden 15 gün önce başlayan ve 132 milyar liraya ulaşan satışlar.
Krizi takip edenlerin yanıtını aradığı soru ise o 15 gün içinde 132 milyar lirayı alıp giden 15 bin 964 kişinin kimliği.
Kaynak:Haber Merkezi